bc

Yadigar

book_age4+
12
FOLLOW
1K
READ
dark
possessive
dominant
badboy
drama
tragedy
sweet
heavy
mystery
scary
like
intro-logo
Blurb

Sabah hazirlanip eve donmek için yola koyulduk . Pamirden telefonumu almıstım . Fulya doktorun durumu ise stabilmiş . O hala komadan çıkamamış . Sanslıydım ve bu sansımı dogru kullanmalıydım . Onun için üzülmüstüm . Genç bir doktordu umarım o da kendi hayatına geri dönebilirdi . . . Apartmanın önüne geldigimizde kendimi huzurlu hissettim . Evindeydim . Hastanede degil kendi evimde . Hastane yatağı , yemegı ya da kıyafetleri yoktu . Tek arayabilecegim sey verdikleri o düsüncelerimi savuşturan ve zihnimi uyuşturan o ilaçlardı . Ancak o ilaclara bagimlı yaşayamazdım zaten . Ona yaşamak denmezdi . Zamanın icinde kaybolmak gibi bir his olarak tarif edilebilirdi . Kaybolmak icin kacmanıza gerek kalmıyordu onlardan kullanınca . Terapiye basladıgım da ne olacaktı acaba . Hayattan kopmuş ölü balık ruh halinden tamamen sıyrılabilecek miydim ? . . .Binaya girdigimizde merdivenleri tek tek cikiyorduk . O sırada evine giren gülten teyze " kız nerelerdesin sen ? " diye sordu . " kısa bir tatile çıkmıstım . " dedim gülumseyerek sonuçta suan ona tüm hikayeyi baştan sona anlatamazdım . " ah ah simdiki gencler hep boyle zaten . Az isler ciddiye binsin hemen uzaklaşalim . Çık yavrum çık bu kafadan . " dediginde gülümsedim . " pamir , sen nasılsın ? " dedi . " iyiyim , sagolun . Siz nasılsınız ? " diye sordu . " şükür yavrum . Uğraşiyoruz iste . " dedi . Pamir başını sallayıp " iyi günler . Dikkat edin kendinize . " dedi ve basamakları çıkmaya devam etti . " görusüruz gülten teyze . " dedim ve ben de onu takip ettim . Eve girdigimde " evim evim güzel evim ! " dedim . Neşeli halimi gördügünde " mutlulugun daim olsun kardesim . " dedi dalga gecer gibi . Kötü kötü ona baktım " sagol agabeycim . " dedim sonrasında . Hemen odama girip kendi kıyafetlerimi giyinip yatağa uzandım . Gözlerimi kapatıp şuan burada olmanin mutlulugunu yaşamak icin kendime izin verdim .

Tugkan kahvaltıya gidelim mi diyerek mesaj atmisti . Hemen hazirladim . Dısarda kahvaltı yapmak mükemmel olacaktı . . .

Dısarda kahvaltı yapacagimız yere gelmistik . Deniz kenarında oldukça güzel bir yerdi . Otup kahvaltımizı yaptık . Aramizda hicbir sey degismemişti . Yine kitaplardan müziklerden konusuyorduk . Sıra derslere geldiginde biraz keyfimiz kaçmıstı cunkü telafi vizelerine girmem gerekliydi . " çalısırım canım . Benim isteyip başaramadıgım ne var ki ? " dedim dalga gecerek bu sekilde dünyanin en guzel kahvaltisını yapmıstik .

Arabaya geri döndugumuzde lara aradı . " neredesin jülide ? " diye soruyordu neseli bir sesle " tugkanla kampüse dogru geliyorum . " Dedim . " kafe hill e gel önce olur mu ? Kahve icelim . " dediginde ben de onun gibi neseli bir sekilde teklifini kabul edip kapattım . Çok guzeldi her sey . Lütgen bozulmasin lütfen . . .

Radyoya uzanan tugkan rasgele kanalları çevirdi . O sirada ebru gündeşten hovarda parcasinı duydugumda onu durdurum .

chap-preview
Free preview
bölüm 1
Sabah hazirlanip eve donmek için yola koyulduk . Pamirden telefonumu almıstım . Fulya doktorun durumu ise stabilmiş . O hala komadan çıkamamış . Sanslıydım ve bu sansımı dogru kullanmalıydım . Onun için üzülmüstüm . Genç bir doktordu umarım o da kendi hayatına geri dönebilirdi . . . Apartmanın önüne geldigimizde kendimi huzurlu hissettim . Evindeydim . Hastanede degil kendi evimde . Hastane yatağı , yemegı ya da kıyafetleri yoktu . Tek arayabilecegim sey verdikleri o düsüncelerimi savuşturan ve zihnimi uyuşturan o ilaçlardı . Ancak o ilaclara bagimlı yaşayamazdım zaten . Ona yaşamak denmezdi . Zamanın icinde kaybolmak gibi bir his olarak tarif edilebilirdi . Kaybolmak icin kacmanıza gerek kalmıyordu onlardan kullanınca . Terapiye basladıgım da ne olacaktı acaba . Hayattan kopmuş ölü balık ruh halinden tamamen sıyrılabilecek miydim ? . . .Binaya girdigimizde merdivenleri tek tek cikiyorduk . O sırada evine giren gülten teyze " kız nerelerdesin sen ? " diye sordu . " kısa bir tatile çıkmıstım . " dedim gülumseyerek sonuçta suan ona tüm hikayeyi baştan sona anlatamazdım . " ah ah simdiki gencler hep boyle zaten . Az isler ciddiye binsin hemen uzaklaşalim . Çık yavrum çık bu kafadan . " dediginde gülümsedim . " pamir , sen nasılsın ? " dedi . " iyiyim , sagolun . Siz nasılsınız ? " diye sordu . " şükür yavrum . Uğraşiyoruz iste . " dedi . Pamir başını sallayıp " iyi günler . Dikkat edin kendinize . " dedi ve basamakları çıkmaya devam etti . " görusüruz gülten teyze . " dedim ve ben de onu takip ettim . Eve girdigimde " evim evim güzel evim ! " dedim . Neşeli halimi gördügünde " mutlulugun daim olsun kardesim . " dedi dalga gecer gibi . Kötü kötü ona baktım " sagol agabeycim . " dedim sonrasında . Hemen odama girip kendi kıyafetlerimi giyinip yatağa uzandım . Gözlerimi kapatıp şuan burada olmanin mutlulugunu yaşamak icin kendime izin verdim . Tugkan kahvaltıya gidelim mi diyerek mesaj atmisti . Hemen hazirladim . Dısarda kahvaltı yapmak mükemmel olacaktı . . . Dısarda kahvaltı yapacagimız yere gelmistik . Deniz kenarında oldukça güzel bir yerdi . Otup kahvaltımizı yaptık . Aramizda hicbir sey degismemişti . Yine kitaplardan müziklerden konusuyorduk . Sıra derslere geldiginde biraz keyfimiz kaçmıstı cunkü telafi vizelerine girmem gerekliydi . " çalısırım canım . Benim isteyip başaramadıgım ne var ki ? " dedim dalga gecerek bu sekilde dünyanin en guzel kahvaltisını yapmıstik . Arabaya geri döndugumuzde lara aradı . " neredesin jülide ? " diye soruyordu neseli bir sesle " tugkanla kampüse dogru geliyorum . " Dedim . " kafe hill e gel önce olur mu ? Kahve icelim . " dediginde ben de onun gibi neseli bir sekilde teklifini kabul edip kapattım . Çok guzeldi her sey . Lütgen bozulmasin lütfen . . . Radyoya uzanan tugkan rasgele kanalları çevirdi . O sirada ebru gündeşten hovarda parcasinı duydugumda onu durdurum . Hüküm giymiş hayaller görünmez uzaklarla Günah bunun neresinde sarıldık tuzaklarla Yine de aşk boyun eğmez Yine de aşk boyun eğmez Yine de aşk boyun eğmez yasaklarla A ciğerim söyle neyleyelim Sevmeyelim de taşa mı dönelim Bu yüreği kimlere gösterelim Kim bilir kimdi aşk ile yanan Sen arada sırada uğra bana Hovardayım diye kıyma bana Fikri firardayım uyma bana Oyuna gelme aman aman aman Hüküm giymiş hayaller görünmez uzaklarla Günah bunun neresinde sarıldık tuzaklarla Yine de aşk boyun eğmez Yine de aşk boyun eğmez yasaklarla A ciğerim söyle neyleyelim Sevmeyelim de taşa mı dönelim Bu yüreği kimlere gösterelim Kim bilir kimdi aşk ile yanan Sen arada sırada uğra bana Hovardayım diye kıyma bana Fikri firardayım uyma bana Oyuna gelme aman aman Ikimizde eslim ediyorduk . Ben ellerimi kolarrımı sürekli salliyor arada bir alkış tutuyordum . Cafe hill e geldigimizde arabayi durdu . İnememi bekledigini anladigımda " hadi gidelim . " dedim . " dersime on dakika var sen git . Haberleselim . " dediginde yaklasıp onu optüm . " haberleselim beyefendi diyip arabadan inip kafeye dogru ilerledim . Iceriye girdigimde direkt masamıza baktım . Oradalardı . O kadr ozlemisim ki . O beynimde dönüp duran hicbir düsünce benimle degildi . Sadece mutluluk vardi . Neseli hisseidyordum kendimi . Hey bu ben miydim ? Sonunda , sonunda benim içime de yaz gelmiş olmalıydi . Cektigim tüm cefaların karşılıgı olmaliydı bunlar . . . Masaya yaklaştığımda dogukan hemen bana takıldı . " of masada boyle bir güzelligi gormeyi ne kadar özlemişim . " dediginde kıkırdayarak masada benim için ayrılmıs buglemin yanına oturdum . " yalancı . " dedim onu dil cıkartıp . " yalan borcum mu var kızım . " dediginde onu taklit ederek aynı cümleyi tekrarladım . Havadan sudan sohbet ediyorduk . İcımde belki guven kaybı veya tekrardan başa dönme korkusu olmaliydı icimde ancak yoktu . Olsun da istemiyordum tabiki . . . Kafeden çıktıgimızda kampuse yürüdük hep beraber . Derslere girmeyeli uzun zaman olmustu . Kendimi bir anda gergin hissettim . Hem de simdi ki girecegim ders agabeyimin dersiydi . Eminim gozü benim üzerimde olacaktı . Gerildigimi fark edecek olmalılar ki lara " jülide ben de senin dersine girecegim haberin olsun . " dediginde şaşırdim . " neden ? " diye sordum . " dersim yok . Ne yapayim dısarida . Bari seninle geleyim . " dedi sonra gözlerini kisrak banana baktı . " yoksa gelmemi istemiyor musun ? Ben sokakta mı kalayım ? " deidginde güldüm . Beni yalnız bırakmamak için yaptıginı biliyordum . Bu hoşuma gitmisti . Gelmekte olan tüm sis bulutlarını dagitmıştı . " ımmm sokakta kalma bence gel bari . Bayilacaksın agabeyim dersi . " dedigimde gozleri bu sefer fal taşı gibi acıldı . " ah acaba sokakta mı kalsam ? " dediginde hepimiz güldük . . . Derse girdigimizde keyfim o kadar yerindeydi ki araba dinledigimiz sarkı hala kafamda çalıyordu . Mutlu olmak boyle bir seymiş demek ki . A ciğerim söyle neyleyelim Sevmeyelim de taşa mı dönelim Bu yüreği kimlere gösterelim Kim bilir kimdi aşk ile yanan Artık kafamda calmayı bırakmis mırildaniyordum . Yanimda beni duyan lara eslik etti . Sen arada sırada uğra bana Hovardayım diye kıyma bana Fikri firardayım uyma bana Oyuna gelme aman aman aman Diyerek sarkıyı devam ettirdi . Ikimizde kıkırtılar esliginde beraber soylemeye başladik . Hüküm giymiş hayaller görünmez uzaklarla Günah bunun neresinde sarıldık tuzaklarla Yine de aşk boyun eğmez Yine de aşk boyun eğmez yasaklarla Hem gülüyor hem de söylemeye calısiyorduk . O sırada pamir dersliğe girdi ve derse basladı direkt . Gözleri sadece birkac kere beni buldu . Psikolojik baski yapmak istemiyordu herhalde . Benim için kendinden çok ödün veriyordu . Farkındaydım ve ben de cabalamaya çalısıyordum . . . Eve döndugumde bütun geri kaldıgım notlari toparladım . Tüm gücümle ders çalışmaya verdim kendimi . . . Gunler genelde boyle gidiyordu . Tek fark ettigim mirzanın oldugu ortama tuğkan girmiyordu aynı sekilde mirza da . Bu konuda konusmadım . Onların tercihiydi sonucta . Aşirı yogun bir sekilde ders calisıyordum . Uykumdan fedakarlik ediyordum surkeli . Haftanın iki günu psikiyatristle görüsuyordum ve ilaclarımı duzenli aliyordum . Bu duzen sadece iki aycık surdu . Yılların cefa bana sadece iki ay gün yuzü gösgerecek kadar sefa verebiliyordu demek ki ya da ben iyilestim diye terapiyi birakmam yuzünden kendi hayatımı yine tepe taklak edecek kadar akılsız biriydim . Galiba ikinci seçenek dogruydu . . . Kabul etmek istemesem de . İlacları bıraktıktan sonra sonra kabuslar gormeye başlamıstım . Dersler yüzunden yogun kaygılar yasiyordum . Surekli terapiye gidip gitmedigimi soran tugkana da yalanlar söylemek g*n gectikçe zorlasıyordu . Çunku bendeki degisim arkadaşlarım masada o farkindaydı . Onlarin yaninda kendimi gizlemem daha kolay oluyordu ama tugkan bir radar misali asla beni gozünden kacırmıyordu . Yine bir tam g*n ders calismistım . Kafama uzun zamandır bu kadar bir sey takmamıstım . Üzerimde bir baski veya yönetim olmamasına ragmen kendimi bu konuda aşırı zorluyordum . Tam bir ay gerideydim derslerde ve suan dört dörtlük olan hayatimda bir hata veya kusur istemedigimden kendime başarı hedefi koymuştum . Kalem tutmaktan , yazmaktan ellerim ağrıdıgında aynı seyleri defalarca okuyor , okudugum yerleri ses kaydına alıp yolculuk yaparken ya da yemek yerken bile dinleyip sürekli tekrar yapmaya ve aklıma kazımaya calısıyordum .Haftaa iki g*n kendimi sdece derse veriyor . Yemek araları dısında asla ara vermiyordum . O gunlerden biriydi işte . Stresten ölebilir miydim diye düsunmeye baslamıstım . Asırı gerilmistim . Iki ayin sonunda ilk defa böyle olmuştum . Elim ayağım titriyordu . Dısarida yogun bir yağmur vardı . Cama vuran yağmur damlalarinın seslerini duyabiliyordum . Dısarı cıkıp biraz nefes almak istedim . Duvarlar uzerime üzerime geliyordu . Hızli adımlarla sabahtan beri oturdugum masadan kalkmaya calıştım . Kalkarken başım dondu ve kafamı duvara carptım . Acı dolu bir inilti koptugunda dudaklarimdan gerginligim ve tüm stresim sinire dönüsmek uzereydi . Öfkem kafamı duvara vurdugum icin degildi tabi . Bu icimdeki öfkeyi harlayan sey yoğun kaygıydı . dısariya cıkmak icin kapiyi actım . . Sinirle homurdanıp ayakkabılarımı ayağıma geçirmeye çalıştım . Acelem oldugu zaman hep böyle işler ters giderdi zaten . Üst üste gelmese şaşırdım . Şans asla benden yana olmayacaktı belli ki . Hicbir zaman şanş bana gulmeyecekti . Bunları bilmek bazen beni kahrediyordu . . . Ancak gercekleri kabullenmeliydim . Şanslı biri olmadıgım icin her konuda eğer bir şeyleri istiyorsam çabalamak ve tonlarca emek dökmem gerekiyordu uğuruna . Bazen hazıra konmanın , çabalamadan elde edilen şeylerin ele gecmesi nasıl bir histir merak ediyordum . " Nereye gidiyorsun ? " Kapıda duran tuğkana ters bir bakış atmakla yetindim. Kimseye , ona bile açıklama yapmak zorunda değildim . Hiç olmamıştım . Hele de sinirli oldugum zaman konuşmaktan hoslanmadigimi bildigi halde şuan bu soruyu sorması beni daha da germişti . Samimiyetimiz yüzünden verdiğim tavizlerin hepsi bana zorunlukmuş gibi yüklenmişti . Ne kadar hayatima aldıgim insanlara dahi taviz vermekten kaçınsamda illaki sevginin ağır basıp ödün verilen olaylar oluyordu . Artık ona da diğerleri gibi hesap vermeli , her anımdan bahsetmeliymişim gibi davranması son zamanlarda gözüme batıyordu . Halbu ki o benim en yakınım değil miydi ? Hani diğerlerinden farklıydı ? Hep böyle derdi . . . . Islak ellerimi yeniden yere koyup bu kez başımı da suyun içine bıraktım . Artık tamamen özgürdüm . Artık herhangi bir yerde değildim . Yerde de değildim. . .. Gökte de . " O zaman şarkıyı ben söylemeliyim . " öfkeyle güldüm . "aa ama, bu kez en sevdiğimiz grubun bir şarkısını söylemeliyim . " Aklıma şarkının sozleri düstü önce , sonra ben yere düştüm . Başımı kaldirima carpmıstım . Bilincim kapanmadan önce son gördügüm sey yagmura karısıp giden akan kanlardı . . . Uzun süredir atak gecirmemistim . Nasıl bi his oldugunu iki ayda unutmustum vey unutmak istemistim . Aksamın bir vakti sokakta yalnız ve derbeder bir şekilde bilincim kayıp kayboluyordu . . . Sadece iyi oldugumu hissedip ilacları ve terapiyi birakmistım . Bu kadar buyuk bir kar topu olarak bana dönecegini tahmin edememiştim . O an elektirik direklerinden geçen akım kadar gergin ve yüksek voltajda hisler barindirıyordum . . .

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Secretly Rejected My Alpha Mate

read
25.6K
bc

Dominating the Dominatrix

read
53.0K
bc

Claimed by my Brother’s Best Friends

read
789.9K
bc

The Luna He Rejected (Extended version)

read
561.9K
bc

The Slave Mated To The Pack's Angel

read
378.3K
bc

The Lone Alpha

read
123.3K
bc

The CEO'S Plaything

read
15.7K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook