Zihnimde düşünceler sürekli doğup ölmekteler . Onlarda benim gibi hiç yaşamadılar . Onları yaşatmak istiyorum . Zehirli sarmaşıklardan , karanlık zindanlardan kurtarmak için geldim . Ben çoğu zaman yaşamıyorum ama en azından bir parçamı yaşatmak için ...
Sabah hazirlanip eve donmek için yola koyulduk . Pamirden telefonumu almıstım . Fulya doktorun durumu ise stabilmiş . O hala komadan çıkamamış . Sanslıydım ve bu sansımı dogru kullanmalıydım . Onun için üzülmüstüm . Genç bir doktordu umarım o da kendi hayatına geri dönebilirdi . . . Apartmanın önüne geldigimizde kendimi huzurlu hissettim . Evindeydim . Hastanede degil kendi evimde . Hastane yatağı , yemegı ya da kıyafetleri yoktu . Tek arayabilecegim sey verdikleri o düsüncelerimi savuşturan ve zihnimi uyuşturan o ilaçlardı . Ancak o ilaclara bagimlı yaşayamazdım zaten . Ona yaşamak denmezdi . Zamanın icinde kaybolmak gibi bir his olarak tarif edilebilirdi . Kaybolmak icin kacmanıza gerek kalmıyordu onlardan kullanınca . Terapiye basladıgım da ne olacaktı acaba . Hayattan kopmuş ölü balık ruh halinden tamamen sıyrılabilecek miydim ? . . .Binaya girdigimizde merdivenleri tek tek cikiyorduk . O sırada evine giren gülten teyze " kız nerelerdesin sen ? " diye sordu . " kısa bir tatile çıkmıstım . " dedim gülumseyerek sonuçta suan ona tüm hikayeyi baştan sona anlatamazdım . " ah ah simdiki gencler hep boyle zaten . Az isler ciddiye binsin hemen uzaklaşalim . Çık yavrum çık bu kafadan . " dediginde gülümsedim . " pamir , sen nasılsın ? " dedi . " iyiyim , sagolun . Siz nasılsınız ? " diye sordu . " şükür yavrum . Uğraşiyoruz iste . " dedi . Pamir başını sallayıp " iyi günler . Dikkat edin kendinize . " dedi ve basamakları çıkmaya devam etti . " görusüruz gülten teyze . " dedim ve ben de onu takip ettim . Eve girdigimde " evim evim güzel evim ! " dedim . Neşeli halimi gördügünde " mutlulugun daim olsun kardesim . " dedi dalga gecer gibi . Kötü kötü ona baktım " sagol agabeycim . " dedim sonrasında . Hemen odama girip kendi kıyafetlerimi giyinip yatağa uzandım . Gözlerimi kapatıp şuan burada olmanin mutlulugunu yaşamak icin kendime izin verdim .
Tugkan kahvaltıya gidelim mi diyerek mesaj atmisti . Hemen hazirladim . Dısarda kahvaltı yapmak mükemmel olacaktı . . .
Dısarda kahvaltı yapacagimız yere gelmistik . Deniz kenarında oldukça güzel bir yerdi . Otup kahvaltımizı yaptık . Aramizda hicbir sey degismemişti . Yine kitaplardan müziklerden konusuyorduk . Sıra derslere geldiginde biraz keyfimiz kaçmıstı cunkü telafi vizelerine girmem gerekliydi . " çalısırım canım . Benim isteyip başaramadıgım ne var ki ? " dedim dalga gecerek bu sekilde dünyanin en guzel kahvaltisını yapmıstik .
Arabaya geri döndugumuzde lara aradı . " neredesin jülide ? " diye soruyordu neseli bir sesle " tugkanla kampüse dogru geliyorum . " Dedim . " kafe hill e gel önce olur mu ? Kahve icelim . " dediginde ben de onun gibi neseli bir sekilde teklifini kabul edip kapattım . Çok guzeldi her sey . Lütgen bozulmasin lütfen . . .
Radyoya uzanan tugkan rasgele kanalları çevirdi . O sirada ebru gündeşten hovarda parcasinı duydugumda onu durdurum .
Ecmel . . . bu dünyaya gelmiş bir savaşçı . mücadeleci ruhuyla herkesi bozguna uğratan bir genç kız .
Bu genç kızın yaşamla olan mücadelesini okuyacaksınız . . .
Hazar . . . defalarca kez kaybetmiş bir ruh . Her seyi kabullenmis bir izleyici .
İkisinin yolları kesirse ne olur ?
Karanlıktan aydınlığa çıkmaya çalısırken aşkı bulmak mümkün müdür ?
hepsini görecegiz . . .
Her geçen gün daha zor oluyordu yaşamak onun için . Kalabalıktan soyutlanmak artık ona yeterli gelmiyordu . Kendine bile tahammülü olmayan biri haline gelmişti . Zihnini zehirli sarmaşıklar sarmıştı . Dünya artık bir mahzendi bu kız için . Simsiyah saçlarında dileklerini asmıştı . Gözaltlarında cesetler biriktirmişti. Okyanus kadar derin ve bilinmezliklerle dolu gözlerinde hiçbir ışık kalmamıştı . Zamanın akışında savruluyordu . Yanmayı bekleyen bir çıraydı . Ateşini bekleyen bir çıra . Ancak bunu fark etmesi zaman aldı . . .
JULİDE
Şuan nefes alıyordu bu kız ama yakında nefesi kesilecekti .
Kefenine çok yakındı . . .
Bu kızın kefeni farklı . Bu bir bez parçası olmayacak . Onu sarıp sarmalayacak olan biri var .Onu nefessiz bırakabilecek biri var. . . Sınırları olmayan kırmızı bir adam var .Gözlerinde ateş olan sanki cehennemin sıcağıyla kavrulmuş biri . Dur durak bilmeyen hayatın uçlarından biriydi bu adam .
MİRZA
Ortada bir ölüm vardı ama fiziksel değildi . Zannetmeyin ki bu sadece kızın ölümü olacak bu bir toplu katliam olacak , ateş ve çıra çevresindeki herkesi yakacak . . .
Belki de okyanus da yolları kesişir ?
Hayır onların yeri okyanus olmayacak onlar Aden de buluşacaklar yani cennet bahçesinde . Cennet bahçesi ? Ne anlam ifade ediyor en önemlisi onlar için ne anlama gelecek Peki buluşunca ne olacak yanacaklar mı yoksa benliklerinden vazgeçebilecekleri mi yaşamak için ? Onlar için yaşamın anlamı ne ?
Hepsini göreceğiz. . .