Feryal Ertesi gün, güneş doğduğundan beri içimde tarif edilemez bir sıkışma vardı. Heyecan mıydı bu yoksa saf bir korku mu, ayırt edemiyordum. Sanki iki farklı duygu göğüs kafesimde amansız bir savaşa tutuşmuştu. Dolabımın kapağını yavaşça açtım. En sade, en kusursuz görünen elbisemi seçip çıkardım. Ne abartılı bir süsle muhtaçlığımı gizlemek ne de perişan halimle aciz görünmek istiyordum. Aynada kendime baktığımda, karşımda duran kadına fısıldadım: "Bu sadece bir tanışma, Feryal. Bir evlilik görüşmesi değil." Ama kalbim, bu yalanıma inanmayacak kadar hızlı çarpıyordu. Kız kardeşlerim kapı eşiğinden, meraklı ve endişeli gözlerle beni izliyordu. “Abla…” dedi Nida, sesi bir fısıltı gibi. “Gerçekten çok mu zenginlermiş?” Gülümsedim ama bu gülümseme dudaklarımda asılı kaldı. “B

