Farah. Yüksek sesle bir kahkaha attım. "Anlayamadım bir daha söyle," derken bile gülmemi bastıramadım. Ne dediğinin farkında mıydı bu adam? omuzlarını rahatça silkti. Ardından elinde sandalyeyle içeri biri girdi. Oturması için Zafir'in babasının yanına koyup hemen geri çıktı. Usulca sandalyeye oturup bir ayağını dizinin üzerine koydu. Bakışları alayla ikimizin üzerinde gezindi. Konuşmuyordu. Misafir olacaksınız diyordu ama misafir süresini söylemiyordu. Bizi kaçırdığında en azından öldürmesini hatta işkence falan etmesini beklemiştim ama hiçbirini yapmıyordu. Sadece misafirim olacaksınız diyordu. Dayanamayıp tekrar sordum. Bu kez kahkaham kesilmişti. "Ne kadar bir misafirlik bu? Bir süresi yok mu? Çünkü benim yapmam gereken işlerim var. Babamın katilini arıyorum, üvey ab

