Duydum da anlattım Esengül duydukları karşısında ağzını araladı fakat ne söylenebilecek kelimeler biri birine girince, hesabı karıştı konuşamadı. Bir eli karnında bir eli ağzında ayaktaydı. Duydukları karşısında şok geçiriyor, Ahmet'in gözlerinin içini talan ediyordu. Söyledikleri doğru olabilir miydi. Bunlar gerçek olmayacak kadar kabus, şaka olmayacak kadar ağır sözlerdi.. Karşısında gözleri titreyen delikanlı yeğeni olduğunu iddia ediyordu. Adının Kansu olduğunu söylüyor ve masum bir kızın ırzına geçildiğinden bahsediyordu. Kafayı yemek üzereydi. Eğer ayakta olduğunu fark etmemiş olsa halen sıcacık yatağında uyuduğunu düşünecek, kâbus gördüğünü beyan edecekti.. Onu ilk gördüğünde ağabeyine benzettiği anı düştü aklına. Saçları kökünden çekilmiş gibi titredi. Evet o

