1.Bölüm
Belki de hayatımın dönüm noktası olduğu yerdeydim , bir kaldırım taşında oturmuştum. Karşı apartmanın eskimiş duvar boyası kadar yıpranmış sokakta tek başına tir tir titreyen yavru kedi gibi yalnız hissediyordum . Ev sahibi evdeki bütün eşyaları ailemin öldüğü haberini aldıktan sonra dışarı attırmış , atılan eşyalara dışardaki karınca ve böcekler anında sarmıştı . Annem bunu görse kesin “Amanın Hilmi çabuk nakliyeci çağır koltuk takımlarım maf oldu” diye sitem ederdi . Keşke görseydi babam , annem , kardeşim…
Ben Almila kaderin yüzene gülmeyenlerden. Yani ben öyle düşünürdüm ta ki Demirle karşılaşana kadar
1 yıl sonra…
Kombinin bozulmasından dolayı soğuk olan suyla biz kez daha duruladım gece gibi siyah saçlarımı . Ailemin ölümünden sonra eski bir binaya taşınmış garsonluk yaparak aldığım maaşla geçiniyordum tabi buna geçinmek denirse .
O lanet günden sonra dışarda kalmamak için didik didik ev arayıp sonunda uygun fiyata bir daire bulmuştum . İlk zamanlar annemin bir gün lazım olucak diye sakladığı şeylerle düzenimi sağlamaya çalışırken iş arayışına girmiştim bile .
Duştan çıkıp ayaklarımın fayansta kaymamasına özen göstererek bir adım atıp kapının arkasındaki askılıktan beyaz bornozumu alıp üzerime geçirdim.
Lavabonun üstündeki aynaya dönerek yüzümü inceledim. Göz altlarım çökmüş ve morarmış 2 gündür uyumadığımın kanıtı , yanaklım içe çökmüş , gözlerim kıp kırmızı , saçlarım eski karamel renginden eser kalmamış , simsiyah daha fazla oyalanmadan;
Banyodan çıkıp odama doğru ilerledim , dolaptan temiz iç çamaşırı , mavi bi kot pantolon ile beyaz crop alarak yatağın üzerine attım. Üzerimdeki bornozu çıkararak hazırladığım kıyafetleri giydim ve evden çıktım
Çalıştığım kafeye gelerek her zaman ki yerimde işe hazılandım o sırada kasadaki Melis yanına gelmem için beni çağırdı ;
“Almila seninki geldi yine bugün gelmeyecek falan diye geçiştirdim ama adamda ki de ne inat öğeden sonra yine gelicem dedi”
“Of Melis bu adam kim neden 2 aydır peşimde habire takip ediyor bilmiyorum ama artık yetti bi daha ki sefere tavrım daha farklı olacak“ Melis bu lafımdan sonra gülümseyerek ,
“Canımm boşver takma kafana patron gelmiş seni çağırdı yanına bi görün istersen pek haz etmezsin ondan ama yapıcak bişey yok” dedi sarılarak
Cengiz bey kafenin sahibi ayrıca tam bir sapıktı bir kaç kez başka çalışanlara da sarkıntılık yaparken görmüştüm ama Allah’tan bana karşı böyle bi girişimde bulunmamıştı daha fazla patronu bekletmemek için Melise veda edip Cengiz beyin ofisine çıktım .
Kapısını 3 kez tıklayıp gir komutundan sonra içeri girdim siyahın hakim olduğu odada büyük masasının ardında deri sandalyesine oturmuş sigara içiyordu .
Beni görünce sigarasını masanın üzerindeki , küllükte söndürüp ayağa kalkıp yanıma geldi .
Suratında pis bir sırıtışla beni süzüp
“Vay bee… sende de ne marifetler varmış.
Kos koca Demir Akın’ ı ne yapıp baştan çıkardın acaba merak ediyorum. Hmm anlatsana birazda bana” dedi hala suratıma bakıp gülerek . Ne dediğini anlamayarak saf saf ona bakarken birden bağırıp odadaki eşyaları devirip üzerime atmaya başladı
“Her ne halt edip herifin gözünü boyadıysan işimden oldum lan! Bu benim tek geçim kaynağımdı bittim ben bittim! Adam kafeyi satın aldı üstüne bide senin üzerine yapmış ! Haha sen benim arkandan iş mi çevirdin lan !” Sinirle soluyarak eline ne geldiyse odanın her köşesine fırlattı ben hala dediklerinin şokunda suratına aval aval bakarken üzerime atıldı
“ Allah senin belanı versin , belliydi zaten bunda bir iş olduğu adam aylardır kafeden çıkmayıp seni dikizliyor almışsın avucuna patronuna oyun oynuyorsun” o anda saçlarımdan sertçe kavrayıp yüzüne yaklaştırdı . Pis nefesi yüzüme vururken acıdan gözümden akan yaşların sayısı katlanmıştı . Sinirle tıslamaya devam ederek “Keşke seni ilk gördüğümde becerip bi köşeye atsaydım bunları yapmaya cesaretin olmazdı fahişe” diyerek yere fırlattı.
O sırada zor çıkan sesimle “Yemin ederim
benim hiç bişeyden haberim yok Cengiz bey . Yemin ederim…”
O anda kapı sert bi şekilde açıldı içeriye iki kişi girdi ama kendimde olmadığımdan kim olduğuna kafamı kaldırıp bakamadım gözlerim kararmaya başladı son duyduğum ses “ Almila güzelim sakin ol , Asım acil aracı hazırla hastaneye gidiyoruz”