Kamer Şeyhanlı, yumruk hâline getirdiği elini sandalyeye bağlanmış adamın kan revan içindeki yüzüne bir kez daha indirdi. Depoyu dolduran boğuk sesle birlikte adamın başı yana savruldu. Kamer’in içindeki harlı öfke dinmiyordu. Ahuzar’ın ürkek, yeşil gözleri zihnine her düştüğünde, onu bu hâle sürükleyen herkesi yakıp yıkma isteği göğsünde yeniden kabarıyordu. “Konuş ulan!” diye hırladı, adamın yakalarına yapışarak. “Konuş! Kimden aldın emri? Kimin köpeğisin sen?” Adam, yarı kapalı gözlerinin ardında bulanık bir bakışla Kamer’e tutunmaya çalıştı. Her an bayılacak gibiydi. “Kim… kimseden almadım,” diye kekeledi tekrar. “Kimseyi tanı-" Sözünü bitiremeden Kamer’in alnı sertçe yüzüne çarptı. “Senin evveliyatını sikerim, it!” Kamer'in sesi depoyu çınlatan bir çığlık gibi yükseldi. Adam, bağl

