Suna Mardinde geçirdiğim bir kaç gün son yıllarımın en güzel günleriydi. Dedemle, babaannemle uğraşıyor. Günlerimi genelde, onların tatlı çekişmeleriyle, evdekiler hakkında merak ettiklerini anlatmakla geçiriyordum. Başıma gelenler sanki yıllar önce yaşanmış gibiydi. Yaşamam gereken yer burasıydı, artık o kadar emindim ki bundan. O keşmekeşi bol şehirden de, stresinden de kurtulmuştum. Hepi topu bir kaç günde o melankolik kızı alıp, en ufak şeye güler hale getirmişti bu ev. Evin hizmetlisi Hülya abla bana örgü örmeyi öğretmişti. Şu an kendime atkı örüyordum. Bazen yanlış örüyor. Saat kaç olursa olsun Hülya ablanın yanına koşup düzelttiriyordum. Evdekilere söz vermiştim. Babaannemden başlayarak, dedeme ve amcama da atkı örecektim. Babannem kırmızı istemişti. Çok severmiş kırmızıyı. G

