Poyraz
Zor da olsa artık kabullenmek mecburiyetindeyim. Sincabım için bu gerçeği kabul etmem gerek.
O dahi bir sosyopat, empati yoksunu... Onu bu hayata bağlayacak tek şey belki de bebeğimiz olacak.
Tabi tüm bunlar şuan gördüklerimiz. Olmayadabilir, sonuçta çok ağır bir travma geçirdi.
Babamın da ricası ile psikoloğa gelmiştik. Daha doğrusu psikolog ayağımıza geldi.
Kadını görür görmez siktir, içime içime sıçtım!
" Poyraz bey, nasılsınız?"
" Sağlıklı" diye cevap verdim direkt.
Ulan bu o kadın. Rapor aldığım, belimden ter damlaya damlaya... nasıl yutkunduysam bizim piçler anında gülmeye başlamıştı toplantı salonunda
" Siz mi şapacaksınız?"
Ve salonda kahkaha bombardumanı başladı.
" Kes!" diye bağırmamla hepsi askeri disiplinle çenesini kapatsa da Tuna piçi nefesini tutarak renkten renge dönüyordu gülmemek için
Geber istersen yavşak, hele bir gül ben sana ne yaparım.
Bir an gözüm sincabıma takıldı. Her birimizin yüzüne anlamayan masum bir ifade ile bakıyordu minik sosyopatım.
Yanına gidip önünde diz çöktüm. Dizlerini elimle ovalayıp ardından yüzünü ellerimin arasına alıp okşadım.
" Hemen dışarıdayım tamam mı sincabım"
Yanaklarını nasıl bastırdıysam ellerimle dudakları balık ağzı gibi olmuştu, bir de o hali ile konuşmaz mi? " tamam"
Ulan gönül diyor... Neyse az dayan... kendime çekip sarıldım ve kulağına " Sakın kendin gibi davranma!" deyip başına öpücük kondurup çıktım.
Doğumhane önünde babalar olur ya, işte tam olarak o babalardan biriydim. Üstelik doğacak çocuk bile yokken!
Başını derde sokuyor, herkes için tehdit. Normali ondan uzaklaşmak hatta onu uzaklaştırmakken ben onun gönüllü esiriydim
Ondan vazgeçmeyeceğim, ona inanmaktan beklemekten. İyileşecek, normalleşecek biliyorum. Diyelim iyileşmedi, e ne olmuş yani! Benim karım da böyle...
Her an üstünde olacak dikkatim, herkesten koruyup herkesten sakınacağım. Yeter ki iyi olsun, benimle olsun.
Masal
Kadın karşıma oturdu. Baştan aşağı beni süzdü. Neden bilmiyorum ama sanki beni sevmedi
" Evet... Ne kadar dürüst olursanız sizin için o kadar iyi"
Emin misin, ben dürüst davrandığım her seferinde dayak yedim. İnsanlar dürüstlük aradığını söyler ama sorun şu ki hoşlarına giden yalanlar duymak ister.
" Elbette"
" Hazırsanız başlayalım" dedi kaleminin kapağını açarak not defterini eline alıp.
Hazır mıyım, hayır... ama başlayalım. Hadi Masal, göster kızım kendini! Düşündüm de sen en iyisi gösterme !
" Bana kendinizden bahsetmek ister misiniz?"
Hayır tabi ki de! Gülümseme ile karşılık verip " Elbette " deyip koltuğa kuruldum.
Serbest Sallama Olimpiyatları Final karşılaşmasına hoş geldiniz.
Yalçın
Sonunda birebir görüşmeleri Mete ile sonlandırıp Rus heyeti kabul ettiğimizde bize Türkiye'de sızmanın yerini tespit ettiklerini söyledi.
Elimden geldikçe ifadesiz davranmaya çalıştım. Belli etme, duygularını belli etme Yalçın!
Kaç defa kendime bunu tekrarladım bilmiyorum ama peşine düştükleri kız benim kızım.
" Öncelikle ülkemizde serbestçe operasyon yapmanız söz konusu değil. İsterse ajanlarınız bizim güvenlik güçlerinizle ortak hareket edebilir ancak bu kadarla da kalmaz. "
Bize öyle bir bakıyorlardı ki, sanki elimizi okumaya çalışır gibi. Tam burada devreye Mete girdi.
" ele geçireceğiniz kişi suçlu bile olsa bu suçu Türkiye'de işlemiş bir Türk vatandaşı. dolayısı ile her hareketinizde yanınızda bizim timimizle eşzamanlı eylem yürütmek yerine onlardan bağımsız karar alıp uygulamaya kalkarsanız bunu yasa dışı ajanlık faaliyeti olarak değerlendirip gereğini yaparız"
O kadar da değil be oğlum ne yaptın? Yukarıdan ard arda emir geldi alttan alın diye.
Gerçi Mete'nin kitabında alttan almak demek siki taşağı tutmak demek olduğundan asla alttan almaz da neyse...
" Siz galiba anlamadınız o saldırganın ülkeniz ile bir ilişkisi varsa yaşanacaklar..."
" O saldırganın devletimizle bir ilgisi yok. diyelim ki var, o halde o saldırgan neye sahipse biz de devlet olarak onlara sahibizdir zaten. "
Odada derin bir sessizlik oldu. Bürokrasi ayrı bunların beyin savaşı ayrı... Her kelimeleri fazla anlam içeriyor bazen kafam almıyor. Polistim lan ben, ne işim vardı benim burada?
" Doğru, timinizle ortak hareket edeceğiz. Kendi timimizi yönlendireceğiz yarın"
Şimdi ne oldu amına koyayım iyi mi oldu kötü mü oldu !
Poyraz
Cenk albay odaya dalıp " Poyraz timi de topla gel."
Emrini yerine getirip tüm timi toplantı odasına topladım.
" Gençler şu ana dek katıldığınız tüm görevleri unutun. Bu olası bir savaşın önlenmesi ya da önelenememesi niteliği taşıyan bir görev"
Sincap!
" Yarın Rus ajanlar gelecek. onlarla bir siber suçlunun peşine düşeceksiniz"
O an göz göze geldik amcamla. Ah benim sincabım! Başıma daha ne açabilirsin?
" Peşine düşeceksiniz dediysem her durumun ilk bize rapor edilip gelecek ajanların fark ettirmeden çalışma alanını daraltacağınızı ve size vereceğimiz sahte izlerle onları bir noktaya çekeceğinizi diyorum. "
Hedefi uzaklaştırıp Masal'dan dikkati başka yerlere çekmeye çalışıyorlardı.
" Tanıştırayım aradığınız siber suçlu"
Ekrana bir fotoğraf yansıdı. " O dosyalarda da sizi adım adım bu çocuğa yönlendirecek ip uçları olacak"
" er ya da geç fark ederler komtanım" diye söz isteyip fikrini paylaştı Gürsel
" Oğlum bizim gün kazanmamız gerek. Bize 2 hafta kazandırın yeter"
Göz göze geldik. Sanırım o sürede sincabın güvenini kazanıp ruslardan çaldığı bilgilere ulaşmaya çalışacaklardı.
Muhtemelen o bilgileri koz kullanıp sincabımı korumaya çalışacaklardı. Ya da ülkeyi...
Neresinden bakarsanız bakın iki ucu bokluk değnek ve o değnek belli ki bize girecek.
Mete
Psikanaliz sonucunu paylaşmak üzere bekliyordu doktor hanım. Yüzüne bakılırsa çok da iç açıcı şeyler bizi beklemiyordu
" Evet sizi dinliyorum nedir durum?"
Derin derin nefes alıp vererek gözlüğünü çıkartıp gözlerini ovdu
" Rol yapıyor, mutlu rolü, rahat rolü. Yeterince tecrübe sahibi değilseniz muhtemelen anlamazsınız.
Empati yeteneği gelişmemiş. İzlettiğim videolarda organları kırılan, kopan insanlara dümdüz bir ifade ile baktı. Normal insanlar yüzlerini buruşturur, gözlerini kapatır, feryat eder bir tepki verir.
Onu izlediğimi fark edince tepki veriyor numarası yaptı. Her hareketi planlı bir eyleme benziyor.."
Evet bunu ben de fark etmiştim. Böyle bir kızın peşinde iz bırakması mümkün değil. Rusları buraya isteyerek getirdi.
Ama neden? Ne geçiyor aklında. Rusların gelmesi ile teşkilata girmesi eş zamanlı. Bir şey planlıyor. Gözümün önünde bir çok senaryo canlanıyor yarısı iyi yarısı kötü olan... hangisi senin uygulayacağın plan ufaklık?"
" Yani kısacası işiniz çok zor olacak. Bunun bir tedavisi yok. "
Evet yok, kendimden biliyorum. Tek tedavisi ilgisini çekecek onu cezbedecek bir odak. Benimki Veramdı.
Onunki Poyraz olabilir mi?
" Söylediğim fotoğrafları gösterdiniz mi?"
Aile ve bir çok fotoğraf göstermesini istedim ondan. Bebek, Poyraz, bizim fotoğraflarımızı
" açıkçası sizlerde farklı sinyaller aldım ama en net kendini , bir bebeğin görseline bakarken açık etti"
Kahretsin! bebeği... demek motivasyonu bu!
Ve o bebeği ondan biz aldık. Sanırım artık iyimser düşünmeyi bırakıp en kötü senaryoları düşünme vakti geldi
Bu kız bebeğinin intikamı için her şeyi yapabilecek güce sahip. Daha önce böyle bir düşmanla karşılaşacaksın deseler zevkten kıvrılırdım ama şimdi yaşlandım mı nedir " Ne bok yiyeceğiz?" korkusu ağır basıyordu.
Doktoru yolcu edip yemekhaneye indiğimde tim ile birlikte yemek yediklerini gördüm. Poyraz belinden sarılmış durdurmaya çalışıyor Tuna ile sahadaki muhtemelen sucuk için savaşıyordu
Sevimli, masum bir kız görünürde... Peki ya gerçekte? En yakın dostumun kızı, oğlumun karısı...
Umarım yanılıyorumdur ufaklık. Bana bunu yaptırma!