ZÜMRÜT
Sabah olmuştu . Ama benim için güneş doğmamıştı .
Vücudum hâlâ ağrıyordu . Yataktan doğrulmak istedim ama oturamadım . Çok büyük olmalıydı .sızlıyordu ağrıdan Serhat ’ın erkekliği canımı yakmıştı . Kadınlığıma elden olamıyordum ama nefret ediyordum sehrattan . Keşke bu şekilde olmasaydı . Oda mecburdu ben bilmezdim töre ne bu güne kadar . Gözlerimi kapattım , ama neyi unutmaya çalışırsam çalışayım , her şey zihnimde canlanıyordu .
Kapı aralandığında , içeri girenin Serhat olduğunu sandım . Kalbim sıkıştı . Ama değildi . Hizmetçi Ayşe , elinde duş malzemeleri ve bir tepsi kahvaltıyla içeri girdi .
" Hanım ağam , Serhat ağam sizin için yolladı . " dedi usulca .
" Tamam , koy ve çık . " diye fısıldadım . Sesim kısıktı , yorgun ve kırık .
Ayşe tepsiyi bırakıp çıktı . Kahvaltıya elim gitmedi . Boğazım düğümlenmişti . Midem kazınıyor ama açlıktan değil , yaşadıklarımdan dolayı bulantı hissediyordum .
Duş almam lazımdı . Bu kirlilikten , bu hissiyattan kurtulmalıydım . Duş malzemelerini alarak banyoya girdim . Su tenime değer değmez gözyaşlarım yanaklarımdan süzüldü . Ailem … Beni mal gibi veren ailem … Dün gece yaşadıklarım … Hepsi bir kâbus gibi üzerime çöküyordu .
Kaçmalıydım . Bir yolunu bulup buradan kurtulmalıydım .
SERHAT
Zümrüt ’ü kontrol etmek için odasına gittim . Kapı aralıktı . İçeri adım attım .
Duş alıyordu .
Dün gece onu tam anlamıyla çıplak görmemiştim ama şimdi ... Gözlerimin önündeydi . Suyun altında , zayıf ama güçlü bedeni titriyordu . Büyük göğüsleri , poposu vücudunun kıvrımları bile çok güzeldi .
Dün beni istemediği halde yanan amı hala sıcaklığı sikimdeydi . Kendimi geri çekmeliydim , bakmamalıydım . Ama gözlerimi alamıyordum . O benim karımdı .
İçimde bir karmaşa vardı . Bir an bile tereddüt etmeden kapıyı kapattım ve hızla odadan çıktım .
Zümrüt
Banyodan çıktıktan sonra üzerini giydim . Yüzüm hâlâ solgundu . Hava almak için balkona çıkmıştım ki , serhat ' ın annesi Azize Hanım yanıma geldi ve elinde birkaç kıyafet uzattı .
" Al , bunları giyeceksin bundan sonra . " dedi sert bir sesle .
Gözlerimi kaldırıp ona baktım . İçim öfkeyle doldu .
" Hayır , giymeyeceğim ! Bana zorla bir şey yaptıramazsın ! Bak bana , ben sana gelin olur muyum ? ! " diye haykırdım .
Azize Hanım kaşlarını çatıp yaklaştı .
" Bizim buralarda bir defa nikâh olur , Zümrüt . Gelinliğinle girdiğin bu evden ancak kefeninle çıkarsın . Sen artık Alas Aşireti ’nin gelini , Serhat ’ın karısısın . Bunu böyle bil ! "
Gözlerimden yaşlar süzüldü . Bedenim titredi .
" Hadi , anneni ziyarete gideceğiz . " dedi .
Azize hanım soğuk bir sesle .
-------
Kaya , Narin ’in saçlarını okşarken fısıldadı :
" Dün gece çok güzeldi … Tenin , kokun … Her zerren … "
Narin , gözlerini kaçırarak gülümsedi . Ama bir an sonra odanın kapısı açıldı . Selman Hanım içeri girdi .
" Oğlum , ne fısıldaşıp duruyorsun ? Misafirler gelecek , haydi çıkın ! "
Kaya başını salladı . " Tamam , ana . "
Misafirler çoktan gelmişti . İlk olarak Azize Hanım ’ın elini öptüler . Sonra Ahmet Bey , yani baba demeye utandığım adam , elini uzattı .
Ben , eline bile bakmadan sertçe geri çekildim .
" El mi öpmemi istiyorsunuz ? ! Ne istiyorsunuz ? ! Ayaklarınıza kapanayım mı ? ! Hayatımı mahvettiniz ! Hepiniz kandırdınız , beni çıkarlarınız için sattınız ! Bir mal gibi verdiniz ! "
Kaya sertçe çıkıştı :
" Zümrüt , kendine gel ! Ağzını topla ! "
Demesiyle yüzümde patlayan tokat bir oldu . Gözlerimden yaşlar süzülürken dişlerimi sıktım .
" Allah belanızı versin ! " diye fısıldadım .
Azize Hanım , beni hızla konağa götürdü . Ama ben , kaçmalıydım !
Konağa girmeden kaçmaya çalıştım ama başaramadım . Adamlar kapının önünde nöbetteydi . Yüksek duvarları aşmak imkânsızdı . Zindan gibi bir hayata hapsedilmiştim .
O sırada Azize Hanım , beni Serhat ’in yanına götürdü . Serhat , dudağımdaki kanı fark edip sordu :
" Ne oldu ? Kim yaptı bunu ? "
Azize Hanım soğuk bir şekilde cevapladı :
" Kaya vurdu . "
Serhat ’in gözleri kısıldı . Konaktan nasıl fırladığını göremedim bile .
Bu , benim fırsatımdı .
Kapıya doğru sessizce ilerledim . Adamlar Serhat 'in peşinden arabaya bindiler dışarıda sesler kesilmişti . Baktığımda kimse yoktu o anda koşmaya başladım !
Mardin sokaklarında deliler gibi koştum . Her sokak birbirine benziyordu . Oradan oraya , bir çıkış yolu arıyordum .
Takatim tükenmişti . Şehir merkezine ulaşmalıydım .
Sonunda , kayalıkların arasında bir araba gördüm . Koşarak önüne atıldım .
" Lütfen ! Yardım edin ! Beni şehir merkezine götürün ! " diye yalvardım .
Adam , camını açıp beni süzdü . Sonra yumuşak bir sesle :
" Tamam , sakin ol . Seni götüreceğim . " dedi .
O an içimde bir rahatlama oldu . Arka koltuğa oturdum , başımı cama yasladım . Araba harekete geçti .
Ama yollar tanıdıktı …
Konağa yaklaştığımızı fark ettiğimde kanım dondu .
" Durun ! Nereye gidiyoruz ? ! " diye bağırdım .
Adamın gözleri dikiz aynasında bana döndü . Gülümsedi .
" Geçmiş olsun , yenge . Serhat ağabeyim seni merak etti . "
" Beni kandırdın ! Bırakın beni ! " diye çığlık attım , ama nafile …
Serhat ’in kuzeni Miran , beni konağa geri getirmişti . Kapıda Kaya ve Narin bekliyordu .
Yusuf ağa sertçe bileğimi tuttu . " Berdel bozuldu . Hepiniz dağ evine gidiyorsunuz ! " dedi . Ne olduğunu anlamıyordum .
Serhat ağa hâlâ ortalıkta yoktu .
Araba hızla ilerlerken , kalbim deli gibi çarpıyordu . İçimdeki korkuyu bastırmaya çalışarak , yanımda oturan Narin ’in kulağına eğilip fısıldadım :
“ Kaç ! Araba durunca kaç ! ”
Sözlerim havada asılı kaldı . Narin ’in gözleri endişeyle büyüdü , yüzündeki tereddüt açıkça belliydi . Ama zamanımız yoktu . Her geçen saniye , kurtulma şansımızı daha da azaltıyordu .
Dişlerimi sıkarak cesaretimi topladım ve ani bir hareketle el frenini çektim !
Tekerlekler çığlık çığlığa asfalta tutundu , araba savruldu , kontrolsüzce yan döndü . İçimde yankılanan tek şey , hızla atan kalbimin sesiydi . O anın kaosunda kapıyı açtım ve kendimi dışarı attım . Soğuk hava yüzüme çarptı , asfaltın sertliği ayaklarımın altına yapıştı . Düşmedim . Koşmaya başladım !
Rüzgâr yüzümü kesiyor , ciğerlerim yanıyordu . Kaçıyordum ! Gerçekten kurtuluyordum !
Ta ki …
Silah sesi havayı yırtana kadar .
İçimdeki umut , o yankıyla birlikte sönüp gitti .