YALVARIŞ +21

1220 Words
“ Bak şimdi Zümrüt , sesini çıkarmadan Serhat Ağa ile evleneceksin . ” Bu sözler , beynimde yankılanırken , kalbim hızla çarpmaya başlamıştı . Şok olmuştum . Bu bir şaka mıydı ? Hangi nikah ? Ne yapmamı istiyorlardı ? “ Ne diyorsun sen ? Dağ başımı burası ! Bırak beni ! Ne nikahı ? ” Sözlerimi duymazdan gelir gibi Kaya , belinden silahını çıkarıp , soğukkanlı bir şekilde başıma dayadı . O an , ne kadar korktuğumu anlatamam . Ne yapacağımı , hangi adımı atacağımı bilmiyordum . “ Bak Zümrüt , bu nikaha karşılık , benim ve Narin ’in canı var . İmzala , yoksa şuracıkta kafana sıkarım . ” O an her şey gözlerimin önünden geçti . İçimdeki isyan , korku ve çaresizlik bir arada karıştı . Benim elimde hiçbir şey yoktu . Her şey benden alınmıştı . Ailem , özgürlüğüm … Bir anda , hayatımın kontrolünü kaybetmiştim . Kafamda binlerce düşünce dolaşırken , tek bir düşünceye odaklanmak zorundaydım : Hayatta kalmalıydım . Gözlerimden süzülen birkaç damla yaş , içimdeki boşluğu biraz olsun hafifletmeye çalıştı . Ama o an biliyordum ki , artık geri dönüş yoktu . Kaya derin bir nefes aldı ve başını hafifçe eğerek , içeriye doğru seslendi : " Şimdi nikah memurunu çağırıyorum , Zümrüt . Otur . " Nikah memuru içeri girdi ve ciddiyetle kağıtlara göz gezdirerek konuştu : " Serhat Alas imzaladı . Sen , Zümrüt Demir , kendi iradenle Serhat Alası ’nı eşin olarak kabul ediyor musun ? " Kaya , arkamda duruyordu . Silahını sırtıma dayamış , beni imzalamaya zorluyordu . Kendi kanımdan olan abim , artık düşmanımdı . Kendi elleriyle beni diri diri toprağa gömmüştü . Ben neyin içine düştüğümü anlayamıyordum . Donmuştum . Nefes almayı bile unutmuştum . Titreyen ellerimle kalemi kavradım ve imzayı attım . Sesim hıçkırıklara karıştı : " İmzayı attım işte ! Bırakın gideyim artık ! Sen nasıl bir annesin ? Öz kızına bunu nasıl yaparsın ? " Annem dediğim kadın , Selman Hanım , gözlerini kaçırdı ve acı dolu bir sesle cevap verdi : " Keşke bu kadar kolay olsaydı , Zümrüt ... " Gözyaşlarımı tutamıyordum . Bağırdım : " Beni doğurmayan insanlar benim için canlarını verirken sen ne yaptın , ha ? ! " Selman Hanım ’ın gözleri doldu . İç çekerek fısıldadı : " Benim canım olsa , alsınlar , bir saniye düşünmem . Ama Kaya ’nın , Narin ’in de canı var . Onlar da benim evladım , Zümrüt … " Sırtımdaki yük daha da ağırlaştı . Gözlerim karardı , ayakta duracak halim kalmamıştı . Son duyduğum ses Ahmet ’in sert buyruğuydu : " Hadi Selman , gidiyoruz . Zümrüt evlendi artık . Burası onun evi . " Başımı kaldırdım , son bir kez anneme — demeye bile utandığım kadına — baktım . Yüzünde hem acı hem kararlılık vardı . " Ben seni hasta olduğun için geldim buraya . Ama sen … Sen beni yıllar önce terk ettin , şimdi de sattın ! Allah hepinizin belasını versin ! " Düğün çoktan bitmiş , hava kararmıştı . Selman Hanım , Kaya ve Narin ’i alıp konaktan ayrıldı . Telefonumu almışlardı . Kimseye ulaşamazdım . Artık sadece bir bedeldim . Bir eşya gibi alınıp satılmıştım . O sırada , Serhat ’in annesi , Azize Hanım , kolumdan sertçe tutup beni sürükleyerek bir odaya götürdü . Kapıyı üzerime kilitledi . " Açın kapıyı ! Bırakın beni ! " diye bağırdım , yumrukladım kapıyı . Ama kimse umursamadı . Aşağıdan Azize Hanım ’ın sesi yankılandı : " Ayşe , bu gerdek için hazırlıkları yap . Bitir işini . " Hizmetçi Ayşe başını eğdi . " Tamam , Hanımağa . " Azize Hanım , Narin ’i uğurlamak için dışarı çıkarken Narin ’in gözyaşlarını gördü . " Ana , ben mutluyum . " dedi Narin , sesi titreyerek . Ama ben … Ben hayatımın en büyük kabusuna adım atıyordum . Azize Hanım , Zümrüt ’ün odasının kapısına geldi . " Bir şeye ihtiyacın olursa aşağıda Ayşe var . Bundan sonra Serhat senin kocandır . Ona sevgi ve saygıda kusur etmeyesin . Onun karısısın artık . " Zümrüt gözlerini kaldırdı , derin bir nefes aldı ve hıçkırarak sordu : " Sen Serhat ’ın annesi misin ? " Azize Hanım bir an durdu , sonra başını dikleştirerek cevap verdi : " Bundan sonra hem Serhat ’ın hem de senin annenim . " Kapıyı sertçe çarpıp aşağıya indi . Yusuf Ağa ve Serhat bekliyordu . " Oğlum , bizi bahtiyar ettin . Allah seni mahcup etmesin . " dedi Yusuf Ağa , Serhat ’ın omzuna vurarak . Ama Serhat ’ın içinde fırtınalar kopuyordu . Konakta herkes ayrılmıştı . Artık sadece ben ve Serhat kalmıştık . Kapının önünde duruyordu . Odaya girmeye cesaret edemiyordu . Derin bir nefes alıp içeri adım attığında , beni yatağın ucunda otururken buldu . Başımda duvak vardı . Gözleri gölgelerle doluydu . Tam bir şey söyleyecekken elimdeki bıçağı hızla ona doğru savurdum . " Bırak şunu , Zümrüt ! Ne yapıyorsun ? ! Konuşalım ! " diye bağırdı . Bıçağı elimden aldı , bir kenara fırlattı . Gözlerim öfke ve çaresizlikle doluydu . Olanları anlattım . Nasıl zorlandığımı , nasıl satıldığımı … Serhat ’ın yüzü gerildi . Bir anda öfkeyle kapıyı açıp dışarı çıktı . Ayağının altındaki taşlar bile öfkesini hissetmişti . Serhat Konaktan fırladığım gibi babamın yanına gittim . " Babam nerede ? ! " diye bağırdı . " Yukarıda , Ağam . " Hızla babasımın yanına gittim . " Baba , bu kız beni istemiyor ! " Yusuf Ağa gözlerini kıstı , sesi keskin bir bıçak gibiydi : " Sus , Serhat ! Birisi duyacak . İstemiyorsa ne olacak ? Siz evlendiniz , artık o senin karın , namusun . Berdel bozulursa neler olacağını biliyorsun . Gerekiyorsa zorla ! Bu gece gerdek olacak ! Aşiret senden bunu bekliyor ! " yumruklarımı sıktım ama hiçbir şey söyleyemedim . Dişlerini gıcırdatarak geri döndüm . Konakta yürürken ayaklarım titriyordu . Kapıyı açtığımda , zümrüt hâlâ ağlıyordu . " Bırak beni ! Ne olur bırak ! " diye yalvardı . Olmaz , Zümrüt . Düzgün dur . " " Ne olur bırak gideyim ! " Sesi soğuktu : " Bu gece o kanlı çarşaf çıkacak bu odadan , Zümrüt . Zorlaştırma işimi . " Bütün vücudum titredi . Ellerimle üzerimdeki bindallıyı sıkı sıkıya tuttum . Ama Serhat , parmaklarıyla onu yavaşça çözmeye başladı . Kelimelerim boğazımda düğümlendi . " Yapma … Ne olur … " Üzerinde bindallıyı yırttığım gibi yatağa yatırıp kendime doğru çektim . pantolonumun kemerini çözdüm. Nolur serhat yapma bu iğrençliği . Artık çok geçti zümrüt . Bacaklarını ayırdığım gibi kollarımın altına altım . Fermuarı açıp baksırımı indirdim . Zümrüt’ün kilodunu sikimin ucu ile kenara kaydırdım bu gerdek olmak zorunda korkma sakin ol . " Yapma diyorum serhat sana yapma ." " Canını yakmak istemiyorum zümrüt . " Yavaşça içine girmeye çalışıyordum Zümrüt'ün buna bile canı açıyordu hepsini alsa içine nolucaktı hali . Sıcacıktı am'ı çok zevk veriyordu çırpınışları içine girdikçe çığlıklar atıyordu . " Yeter artık durr !!" " Az kaldı sabret zümrüt . " Git gel yapıyordum , amından kanlar akıyordu artık karımdı kızlığını almıştım . Sikimde kan olmuştu altımızdaki çarşafın kenarını tuttum kendimi ve zümrütüm amını sildim yana kaydırdığım kilodunu yerine koydum . Zümrüt elleri ile yastığı kavramış ağlıyordu . Ağlama zümrüt artık benimsin . Töre yerine geldi . Kemerimi bağladığım gibi odadan fırladım .
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD