ALİ Ne kadar vazgeçmeye çalışsam da Zümrüt ’ten vazgeçememiştim . Kalbimden söküp atamıyordum onu . Bana sadece dost kalabileceğimizi söylemişti ama ben ... ben hâlâ onu seviyordum . Derin , tarifsiz bir aşkla hem de . Ne yaşasa , ne söylese , ne başına gelse hepsi benim için kabulümdü . İçimdeki sevgiyi bastıramıyordum . Gözlerine bakamadığım her saniye ciğerim yanıyor , onu kaybetmenin ağırlığı her geçen gün daha da çörekleniyordu içime . Son yaşadığımız olaydan sonra aramızda keskin bir soğukluk oluşmuştu . Ne aramıştı ne de konuşmak istemişti . Sanki varlığımı dahi unutmuştu . Ama ben unutmamıştım unutamazdım kendimi affettirmeliydim . O yüzden bir bahaneyle , işle alakalı bir konuyu öne sürerek köşke gitmeye karar verdim . Belki bu vesileyle yüzünü görebilirdim . Köşke vardığımda ,

