ZÜMRÜT Serhat vurulduğunda ... Sanki ben de onunla birlikte vurulmuştum . Kurşun onun bedenine saplanmıştı ama acısı benim kalbime , en derinime işlemişti . Göğsümde büyük bir boşluk hissettim . İçimden bir şey kopmuştu , paramparça olmuştu sanki . Serhat ’ı amcaoğlu arabaya bindirip götürdüler ... ama bana göre sadece onu değil , ruhumu da alıp götürdüler . Orada öylece kaldım , ne bir söz , ne bir nefes ... sadece kalbimin acı acı atışlarıyla baş başa . Neler olduğunu fark etmeden , yürüdüm ... Bilinçsizce . Ayaklarım beni konağa kadar getirdi . İçeri girdiğimde annem beni karşıladı . Boynuma sarıldı , endişeli bir sesle bir şeyler söylüyordu . Ama ben duyamıyordum . Kulaklarımda tek bir ses vardı : o silah sesi ... Ve gözümün önünden gitmeyen bir görüntü : Serhat ’ın kanlar içindeki

