Çekişen Aşk 🔥

644 Words
Liva son birkaç gündür kendini oldukça yorgun hissediyordu. İçindeki sıcaklık, aniden yükselen ateş ve baş ağrıları, kadının vücudunu sarmıştı. Üzerine bir şeyler almak istemediği halde, her geçen saat içinde bedeni bir hayalet gibi ağırlaşıyor, adım atarken bile zorluk çekiyordu. Havanın değişmesiyle birlikte vücudundaki titreme artmıştı. Sonunda, hastaneye gitmeye karar verdi. Hastane, Liva’nın gözünde bir labirente dönüşmüştü. Beyaz duvarlar, steril kokular ve halıların bile ses çıkarmaz bir sessizliği… Tüm bu ayrıntılar, kadının ruhunda yalnızlık yaratıyor ve onun içine hapsolmuş bir his bırakıyordu. Derin düşünceler içinde yürürken, içeri giren doktoru fark etti. O, yeni bir muayene eden doktordu: Eren, kısa saçları, göğsüne kadar inen şık beyaz ceketiyle, kararlı ve ciddi bir duruş sergiliyordu. Liva'nın gözleri, ondan kaçamadı. Doktorun gözlerindeki o güven, kadını yavaşça etkisi altına alıyordu. Eren, yılların verdiği bir deneyimle hastalarına yaklaşan, oldukça çekici bir adamdı. Ama şu anda, sadece Liva’yı görüyordu. O güzel, zayıf ama içindeki karanlıkla savaşan kadını. Muayene başladı. Liva, hastalık belirtilerini anlattı ama doktorun bakışları çok farklıydı. Doktor bir profesyonellik maskesi takmıştı, ama gözlerinde gizli bir istek vardı. Eren, Liva'nın her hareketini dikkatle izliyordu. Elleri, Liva’nın nabzını alırken, parmakları biraz daha uzun süre cildine dokunuyor, bir süre sonra geri çekilmek yerine, cildinde kalmayı istiyordu. Liva, hissettikleriyle boğuşarak, içindeki zevkin farkına varıyordu. Sadece bir hastalık belirtisi gibi başlayan muayene, şimdi vücudunda farklı bir yanıt doğuruyordu. İçindeki başkalaşan arzuyu kabullenmek, bedeniyle hissetmek, Liva’yı yavaşça itiyordu. Eren, ona sarf ettiği birkaç cümleyle hastalığını geçici olarak tanımladıktan sonra, kadının peşinden birkaç adım attı. "Biraz daha dikkatli olmalısın." Eren'in sesi derindi ve kesindi, ama aynı zamanda ona karşı bir tür derin ilgiyi saklıyordu. Birkaç adım sonra, Liva hastaneye yatmaya karar verdi. Eren, gözlerinden kaçmayan bir bakışla ona bir şekilde izledi. Geceyi hastanede geçirdikten sonra, ertesi gün Eren yeniden Liva’nın odasına geldi. Ama bu sefer, sadece doktor değil, aynı zamanda bir adam vardı. Liva, hâlâ yataktan kalkmakta zorlanırken, Eren’in yeniden odasına girmesiyle bedeninde bir titreme daha oluştu. Eren, kısa bir süre önce evli olduğunu söylemişti, ama Liva buna inanmıyordu. Çünkü o an, ona olan ilgisi, tutkusu her şeyin önündeydi. Eren, doktor kimliğini bir kenara bırakmış, sadece arzularını Liva’nın gözlerine dökmek için her fırsatı değerlendiriyordu. Muayene sırasında elleri bir kez daha Liva'nın vücuduna yakınlaştı. Sadece iki gün içinde, Eren’in bedenindeki gizli tutku, sadece bir tıbbi bakış açısını aşarak aralarındaki tensel gerilimi büyütmüştü. Liva’nın vücudu, gözlerinde sakladığı karanlık hazzı bir kez daha kucaklamak üzereydi. Eren, hastanede geçirdiği her dakika boyunca, kadınla arasındaki mesafeyi yavaşça daraltıyordu. Artık ikisinin de arzuları, üstündeki kuralları yıkmıştı. Liva’nın yorgun bedenine dokunurken, Eren, ona sadece bir tedavi değil, aynı zamanda başka bir gerçeklik de sunuyordu. İkinci günün sonunda, geceyi birlikte geçirmek için karar verdiler. Eren’in evinde buluştular. Kapı açıldığında, Liva içerideki karanlık ve romantizmi hissedebiliyordu. Evin içinde yalnızca birkaç mum yanıyordu, ortamın huzurlu fakat bir o kadar da tutkulu havası vardı. Eren, Liva’yı yavaşça odasına aldı. Eller, bedenleri keşfe çıkarken, sözler bir kenara bırakıldı. Şehir, dışarıda kendi karanlığını yaşarken, Liva ve Eren, odada kayboluyorlardı. Zaman geçtikçe, bedenleri daha da yakınlaştı. Liva, içinde biriken istekle Eren’in üstüne doğru eğildi. Eren’in elleri, kadının vücuduna adeta yapışmıştı. İlk birleşme, ikisinin de birbirine tamamen teslim olmasıyla gerçekleşti. Her iki vücut da birbirinin derinliklerine adım atarken, Liva'nın içindeki arzu her geçen dakika biraz daha büyüdü. Eren defalarca, ama her seferinde Liva'nın içini daha fazla hissetmek için bir adım daha attı. Gecenin sonunda, Liva yorgundu ama tatmin olmuştu. O kadar derin bir uykuydu ki, sabah olduğunda, Eren’in yanında uyandığında bile, bedeninde geçirdiği zamanın izleriyle uyanmıştı. Liva, sabah gözlerini açtığında, Eren'in evinde mutfağa geçti. Kahvaltı hazırladı, ama bu kahvaltı yalnızca bir sabah yemeği değil, aralarındaki en gizli gerçeğin ifadesiydi. Eren, odadan çıkıp kadının yanında oturdu. Ama Liva, sabah güneşiyle birlikte içindeki gerilimi bırakarak bir karar verdi. Kahvaltıdan sonra, gözleri Eren’in gözlerinde son kez kayboldu. Ve Liva, odadan sessizce kayboldu. Eren bir anlık göz kırpmasıyla, Liva'nın bir hayal gibi tekrar kaybolduğunu fark etti. Sonra ardında bıraktığı izleri düşündü. Liva, bir kez daha kaybolmuştu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD