geçmişe kaydığında, silkelenmiş kendimi hemen toparlamıştım. Ayakkabılarımı bağlarken, titreyen parmak uçlarıma engel olamamıştım bir türlü. O kadar çok şey yaşamıştı ki, her adımımın bana ne kadar güçlü hissettirdiğini fark edemeyecek kadar yorgundu. Hızla makyajıma başlamış, dumanlı bir göz makyajı ile koyu rujumla gözlerimin çevresinde ki ifadeyi belirgin bir hale getirmiştim. Çantamı alarak dışarıya çıkmış siyah cipime binip motoru çalıştırmıştım. Arabamı Bora'nın evinin önüne sürdüğümde. Kapının önünde durup Pelin'i beklerken Bora'yı balkonda kucağında oğlumu severken görmüştüm. Benim onu gördüğüm gibi o da beni görmüş. Çatık kaşları ile bana bakarken ondan gözlerimi kaçırma gereği hissedip hemen öte tarafa doğru kafamı çevirmiştim, kapıdan çıkan Pelin'e baktığımda. Üzerine diz üstü s

