yüreğimi sıcacık yapmıştı. Sessizce arkasına yaklaşıp, üzerimdeki şalı atmış, yaramaz bir çocuk gibi Bora'nın atletinin içine kayı vermiştim. Bora, aniden geriye dönüp şaşkınca başını bana doğru çevirirken o güçlü adamın gözlerimin içine bakarken ki yüzü hızla yumuşamış yerini tatlı bir gülümseme almıştı. __ Ne yapıyorsun, Alçin? Diye sordu, sesindeki azarlamaya çalıştığı notalar, tamamen şefkatle doluydu. Bense sözlerini duymazdan gelip atletinin içine başımı sokmuş, gülerek başımı göğsüne yaslanmış o muhteşem kokusunu içime çekmiştim. __ Yemek mi yapıyorsun beni niye uyandırmadın ya! Derken sesimin uzun zamandır bu kadar mutlu ve neşeli çıkması beni bile şaşırtmıştı bu tümü ile onun eseriydi. Bora, gülümseyip elindeki bıçağı tezgaha bırakırken, kollarını yavaşça belime dolayıp sarmışt

