Bizim ile beraber Bora’nın yakın çevresindekiler de, bizlere eşlik etmiş kontrollü ama şık dans figürleriyle sahnede yer almıştı. Dans ederken bile etrafa göz gezdiren bu grup, adeta mekanın hâkimi gibiydiler. Her biri dansın ritmine uygun adımlarla ilerlerken, Bora’nın gözlerinde ise hafif bir endişe ya da arka planda kalmış bir hazırlık hissi vardı. Müziğin derin ve yavaş temposu, herkesin dikkatini adeta büyüler gibi kendine çekiyordu. Düğün sona erdiğinde yorgun, düşmüştüm ama mutlu bir şekilde Bora’nın yanında arabaya binmiştim. Bora, gözlerini bir an bile yüzümden ayırmadan arabayı sürerken sonunda tatlı bir şekilde onu uyarmak zorunda kalmış yola odaklanmasını istemiştim. Başımı arabanın camına yaslayıp, gözlerimi dinlendirirken hala düğündeki anlarda geziniyordu zihnim. Aklımda Pel

