Yazar anlatımı... Ambulanstan hızla indirilip acil servisin kapısından içeri alınan Kaya’nın sedyesi, tekerleklerin çıkardığı metalik sesle koridorlarda yankı yapıyordu. Vücudu kan içindeydi, yüzü solgun, nefesi neredeyse yok gibiydi. Az önce ambulansta kalbi durmuş, elektroşokla yeniden hayata döndürülmüştü. Ama şimdi her şey pamuk ipliğine bağlıydı. “Yapma bunu bize, ne olur…” Derya’nın titreyen sesi, sedyenin yanında çaresizce yürürken duyuldu. Ellerini Kaya’nın soğuk eline kenetlemiş, bırakmıyordu. “Kaya, iyi olacaksın… Söz ver bana, beni bırakmayacaksın.” Gözyaşları yanaklarına süzülüyor, ama ayağındaki hız kesilmiyordu. Doktorlar ve hemşireler sedyeyi hızla ittiriyor, her biri emirler yağdırıyordu. Derya ise kalbinden gelen tek duayla Tanrı’ya yalvarıyordu: “Tanrım, yalvarırım…

