Nerede ve kiminle konuştuğumu hatırlamıyorum ama şöyle demişti birisi. Koptuğu yerden tutabilirsen hayatı ne âlâ. Yaşadıkların hayat halatını koparacak kadar kötüyse, inceldiği yerden kopsun deme. Tut onu yakala. Senin asıl ömrün ondan sonraya gizli. Yaşadıkların, yaşattıkların dümdüz olsaydı kopmazdı o halat. Sakın pes etme. Tecrübe dedikleri bu işte. Yaşanarak öğrenilen. Bundan sonra o tecrübelere dayan. O halat sen pişerken koptu. Söndürmek de yanmak da senin ellerinde. ..... Kimdi bunu söyleyen. Kalbim közün içinde yanarken birden beynimde uğuldamaya başlamıştı. Eğer bana söylemek istediği tam da şimdiki durumum ise eksik söylemişti. Etimin deriden çekilmesi, kalbimin mangal ateşine atılması, sırtıma saplanan hançerlerle değil söndürerek hayata tutunmayı, cayır cayır yanmayı ter

