Mete, Ebru’nun sürpriz teklifine oldukça şaşırmıştı. Ebru’yu kırmadan, hafif bir gülümsemeyle, "Ben Buğra’yla, sen de Sahra’yla kalsan daha iyi olur bence," dedi. Ebru, Mete'nin teklifi reddedeceğini hiç düşünmemişti. Hem üzgün hem de şaşkın bir ifadeyle, "Olur tabii... Belki Sahra Buğra'yla kalmak ister diye öyle önermiştim," dedi, bana bakarak. Ben gülümsedim. "Ben seninle kalırım," dedim. Buğra'nın yüzü hafifçe asılmıştı. Ebru’ya yanaşıp fısıltıyla, "Sabaha kadar birbirlerini öldürmezler umarım," dedim kıkırarak. Ebru kahkahayı bastı: "Gençler, sabaha sizi sağlam bekliyoruz, ona göre!" Mete ve Buğra, suratları asık bir şekilde odalarına doğru ilerlediler. Dağ evinin loş ışığı, her yeri yumuşak bir huzura bürümüştü. Valizlerimizi bıraktık, Ebru'yla birlikte kendimizi yatağın üz

