Kocasının eve döneli bir hafta olmuştu ancak o günden beri aralarında oluşan bu tuhaf mesafe gitgide daha artıyordu. Adeta evin içerisinde iki yabancıya dönüşmüştüler. Omzundan kurşun yemesine rağmen Alpay inatla ayağa kalkmış, kimsenin tavsiyesini dinlememiş istediği gibi işe gidip geliyordu. Gerçi evde olduğuda pek söylenemezdi. Sırf kız kardeşi Eylül yalvardığı için akşam geç saatte eve geliyor sabahın köründe de yine işi bahane ederek evden ayrılıyordu. Çiçek şimdi kendi odasında pencere kenarında baş parmağının tırnağını yiyerek dışarıya bakıyordu. Aptal kocası hala eve geri dönmemişti. Ve saat sekize çeyrek geçiyordu. Akrep yelkovanı takip ederken onun beyin devreleri patlamak için son saniyelerini sayıyordu. O sırada bahçeden bazı ışıklar geldi. Kocasının siyah cipini fark edince

