
Keçiler olarak da bilinen Keçigin sülalesi; çok zengin, çok güçlü ve çok tehlikeli bir ailedir.
Ailenin başındaki Umay Keçigin ise bir zamanlar en çok güvendiği adamın, kendi kocasının kurduğu tuzağa düşerek hapse girmiştir.
Yıllar sonra özgürlüğüne kavuştuğunda artık tek bir amacı vardır: Ailesinin başına yeniden geçmek, kendisinden alınanları geri almak ve bir daha hiç kimsenin önüne çıkmasına izin vermemek.
Hele eski kocasının…
Fakat Umay’ın bilmediği bir şey vardır.
Eski kocası Mahir’in de onunla işi henüz bitmemiştir.
—————
Kapıyı açıp içeri girdim. Yüzüstü uzanıyordu. Sesimi duyup bana baktı. Burun delikleri öfkeyle genişledi. Doğrulmaya çalıştı. Ama arka bacakları da çok acıyor olmalıydı ki üstüne oturamadı. Arkasına yaslanması da mümkün değildi. Zar zor çok acımayan bir pozisyon buldu. Az önce gördüğüm kadarıyla sırtındaki gömleği ve pantolonunun arkası da kırbaçtan paramparça olmuştu.
Acıdım mı? Hayır! Nefretim öyle büyüktü ki şuracıkta öldürebilirdim de…
“Günaydın. Seni iyi misafir ettik mi?” diye sordum.
İlacın etkisinden olsa gerek biraz sarhoş gibiydi hareketleri. Ama bilinci açıktı.
“Benden ne istiyorsun?” diye sordu dişlerinin arasından öfkeyle soluyarak.
Gülüşüm alaycıydı.
“Aslında sana ‘senin benden ne istediğini’ sormak istemiştim. 6 yıl önce yani. Pardon, hayatıma girdiğin tarihi hesaplarsak yaklaşık 7 yıl önce…” dedim.
“Bir suç örgütünü çökertmek üzere görevlendirildim. Üstüne alınma!” dedi.
“Ahahah! Ailemden mi bahsediyorsun? Biz kendi halinde bir aileyiz. İşimizin gücümüzün peşindeyiz.” dedim yalancı bir masumiyetle.
“İşinize de… Gücünüze de… Ailenize de s*çayım! Elma keser gibi adam kesiyorsunuz. Diğer suçlarınızı saymıyorum bile.” dedi Mahir.
“Kanıtınız olsaydı zannederim ki aramıza girmene gerek kalmazdı. Varsayım üzerine mi hayatımı s*ktin?” diye sordum.
Güldü.
“Kanıtımız vardı ama yetersizdi. Daha fazlasını bulmalıydım.” dedi.
“Bundan bir çıkarın var mıydı?” diye sordum.
“Yoktu. Ama seni hapse atabilmek, kariyerimde beni birkaç basamak yukarı çıkardı.” dedi.
“Tahmin etmiştim. Bu yüzden senden işini aldım.” dedim.
Lanet olasıca şekilde dürüst ve becerikli biriydi o yüzden onu açığa aldırmak için avukatlarımı deli gibi çalıştırmıştım. Adamlarından Rüzgar’ın televizyonda yaptığı salakça bir röportaj çok işime yaramıştı.
“Sana verdiğim her şeyi alacağım.” dedim kısık bir sesle.

