Berfin Dağların arasına bir sır gibi saklanmış bu küçük kerpiç evde zaman, Altındağ konağındakinden çok daha farklı akıyordu. Burada saatlerin, dakikaların bir önemi yoktu güneşin doğuşuyla başlayan hayat, sobanın içindeki ateşin sönmeye yüz tutmasıyla uykuya dalıyordu. Kaçışımın üzerinden tam üç koca gün geçmişti. Üç gün… Dile kolay. Aslan Altındağ’ın o kavurucu ateşinden, karanfil kokulu cehenneminden uzaklaştığım, kendi kabuğuma çekildiğim yetmiş iki uzun saat. Sabahın bıçak gibi keskin, dondurucu ayazı ahşap pencerenin aralıklarından sızarken, üzerimdeki yün şala biraz daha sıkı sarıldım. Avludaki çeşmeden doldurduğum buz gibi suyla yüzümü yıkarken, suyun soğukluğu tenimi kesiyor ama içimdeki sönmek bilmeyen yangını bir türlü söndüremiyordu. Başımı kaldırıp duvarda asılı duran

