Bölüm 22

1400 Words

Aslan, yoğun bakım ünitesinin camının önünde, ellerini iki yanına dayamış bir halde içeride yatan annesini izlerken, omuzlarındaki o devasa yükün altında ezildiğini görebiliyordum. Onun o sarsılmaz, dağ gibi duruşu, şimdi bir annenin yaşam savaşının önünde paramparça olmuştu. Onu o halde bırakmak içimden gelmese de, varlığımın ona sadece zarar verdiğini bilmek göğsüme koca bir taş gibi oturmuştu. Gözyaşlarımı silerek yavaşça ondan uzaklaştım. Koridorun loş bir köşesine, kimsenin beni göremeyeceği bir yere doğru yürümeye başladım. Nefes alamıyordum. “Nereye kaçıyorsun?” Duyduğum o kaba ve nefret dolu sesle irkilip olduğum yerde durdum. Arkamı döndüğümde, Davut Amca’nın o öfke saçan yüzüyle burun buruna geldim. Hastanenin o beyaz florasan ışığı altında, yüzündeki her bir çizgi bana duyduğ

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD