Alparslan Ulusoy Feci bir baş ağrısıyla uyandığımda beynim patlayacak gibiydi. Genzimden acı dolu bir inleme döküldü. Sıkıca kapadığım gözlerimi açmakta zorlanıyordum. Bu kadar içecek ne vardı sanki? Başımı ellerimin arasına alıp yavaşça doğruldum. Fakat gözlerime çarpan gün ışığı işleri daha beter hâle getirdi. Homurdanarak kuruyan boğazımı ıslatmak için yutkunmaya çalıştım. Kısılı gözlerim yabancı odada gezindi. Ben neredeydim? Gözlerimi kapatıp düşünmeye çalıştım ama kafamın içi sanki pamukla doluydu. Dün geceye dair neredeyse hiçbir şey hatırlamıyordum. En son Selim ile beraber bir şeyler içerken, masamıza yüzünü dahi hatırlamadığım geveze bir kız gelmiş ve durmadan konuşmuştu. Sonrası ise sis bulutunun içinde kalmış gibi pusluydu. Zihnimi daha fazlası için zorlasam da bir işe yarama

