5. bölüm

1170 Words
Arkadaşlar. Rabia'nın rütbesini yüzbaşı olarak değiştiriyorum. Kafa karışıklığı için üzgünüm... -Saldırının olduğu dakikalar Yazar majesteleri'nden- "Ceyda, neredesin. " her zamanki gibi kapının arkasındaki minik ayakları görmezden gelmişti. " Bulamazsınki beni " " allah allah, öyle mi . Ama çok yakından geliyor senin sesin " " Ama ben görünmezim " " ama ben süper kahramanım, o yüzden ... " kapının arkasındaki bedeni hemen kucağına alarak sözünü tamamladı. " sobelendin " " yaa dayı ama yine sobelendim. " " olsun dayıcığım benim, bir dahakine kazanırsın. " O sırada sultan hanımın sesi duyuldu. " sofra hazır hadi gelin. Oğlum, hadi geç. Açsındır sen " " açım annem, hemde kurt gibi açım " Ortada duran yaprak sarmadan bir tane ağzına atınca ikizinin yalancı kızmasını duydu. " Sinan ne dedik sana , sofraya oturunca yiyeceğiz zaten. Anne bak oğlun yüzbaşı oldu hala sofra adabını öğrenemedi. Ceyda anneciğim hadi sende sofraya, baban nerede " " ekmek almaya gitmişti anne " ( zil sesi ) " Babam geldii " ceyda hemen kapıya koştu. Elinde ekmek ile duran babasının kucağına atladı hemen. " güzel kızım benim. " " hoş geldin hayatım. " " hoş bulduk güzelim. Geç kalmadım değil mi " " yok yok. Daha yeni hazır dı zaten sofra, geç oturalım hemen." " ha sümeyye'm " " efendim aslan" " güzelim annem aradı. Köye varmışlar, heber verdi " " ay ben onları arayacaktımya, neyse yemekten sonra ararım artık. " " tamam hayatım " O sırada hepsinin yere yatmasını sağlayacak bir ses duyuldu. Daha doğrusu ... Sesler. Alt sokaktan silah sesleri gelmeye başlamıştı. Aslan hemen kızı'nı ve karısını alarak duvar kenarına geçti. Sultan hanım ise onların yanındaydı. Sinan ayrı âlemdeydi. Silahına sarılmış , ailesine oldukları yerden çıkmamaları için ikazda bulunmuş ve kendini dışarı atmıştı. Mermisini kontrol ederek, ve binaların arkasına saklanarak hızlı adımlar ile silah seslerine yaklaştı. Ama çatışma gibi değildi. Tek taraflıydı. O sırada gür bir ses duydu. " ALİ ÖZTÜRK'E SÖYLE EĞER KARDEŞİM HAKKINDAKİ DAVADAN GERİ ÇEKİLMEZSE KIZLARINI SAĞ BULAMAZ, BU İLK VE SON UYARIM. " Silah sesleri kesildiği sırada araba sesi geldi, ve yavaşça ileriye doğru adımladı. İleride , motorun arkasında yatan bedeni görmesi ile birlikte silahını beline taktı ve koşar adım o bedenin yanına gitti. Motoru kenara çekti ve bedeni kontrol etmeye başladı. İki kurşun yarası vardı Yerde yatan bedenin yüzünü gördüğü anda kaskatı kesilmiş ve ağzından tek bir söz duyulmuştu " rabia " Hemen telefonunu çıkarttı ve aslanı aradı. " aslanım ne oldu. " " enişte çabuk alt sokağa gel arabayla birlikte yaralı var. " " 2 dakikaya oradayım kardeşim " " rabia duyuyormusun beni. Rabia " Yaralarına tampon yapıp nabzını kontrol etti ama yolunda gitmeyen şeyler vardı. Bedeni ateşler içindeydi. Normal vurulan bir kişinin bedeninin bu kadar sıcak olması normal değildi. "Ç-çok s-soğ-soğuk " titreyerek konuşan beden ile endisesi iyice artmıştı " duyuyormusun beni. Rabia " " y-yanıyor...um " " rabia ne oluyor. " Bilincini kaybetmişti, titremesi artmış, ve kan kusmaya başlamıştı. O sırada aslanın arabası geldi Siann hemen titreyen bedeni kucağına alarak arabaya bindi. " hastaneye sür enişte çabuk , hemen " Araba hızla hareket etmeye başladığında sinan hala titreyen bedene ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Titremesi normal değildi. Arada bir acıyla inliyordu Hastaneye geldiklerinde nöbette olan Dr.un hemen müdahale etmeye başlaması bir olmuştu. " ne oldu" diye sordu sedye ile birlikte ilerlerken. " Silahlı saldırı oldu, ben oraya gittiğimde vurulmuştu. Titriyordu, üşüyorum ve yanıyorum dedi , kan kustu sonra hemen buraya geldik. " " tamam siz burada bekleyin" Dr., sedye ile birlikte ameliyathaneye girdiğinde sinan ve aslan dışarıda kalmıştı " tanıyormusun " diye sordu aslan. " En son görevde kurtarmaya gittiğim asker di " Rahat konuşabiliyordu çünkü aslan binbaşıydı. Hatta sümeyye ile birlikte rütbe töreninde tanışmışlardı. Kısa sürede birbirlerini sevmişler ve evlenmişlerdi. Kızları ceyda ise 4 yaşındaydı. Tam bir dayı âşığıydı. Anne , baba diye değil dayı diye ağlayan bir bebeydi kendisi. Sümeyye ise ilk ikizine sonra ise eşine aşıktı. Babaları askerdi , fakat şehit haberi geldiğinde annesinin erken doğumu başlamıştı. Babalarını hiç tanımamışlardı, birbirlerine sahip çıkmışlardı. Hep. Her zaman. Hüseyin komutan olmasaydı sinan asker olamazdı belki. Sümeyye belki baş savcı olamazdı. Her şeylerini hüseyin komutana borçlulardı. Hüseyin öztürk'e . ____________4 saat sonra _____________ " niye hala çıkmadılar enişte " diye sordu sinan. Hala ameliyathaneden çıkmamışlardı. Haber yoktu. Bir şey söylenmemişti. Sinanın canı acıyordu. 8 yıl sevdiği, halada sevmeye devam ettiği kızdan bir haber yoktu " sakin ol aslanım. Çıkarlar birazdan. Endişelenme . Bu kızın ailesine haber verdinmi , merak etmesinler " Ailesi yoktu. Hasan albaydan başka. " hasan albaydan başka bir ailesi yok enişte . Yani ben öyle biliyorum." Dikkat çekmemesi lazımdı " hasan albayı ara o zaman , en azından haber ver. " " ameliyattan çıksın bir enişte, ondan sonra haber veririm " Aslan başını sallayarak onayladı. Yaklaşık 10 dakika sonra ameliyathanenin kapısı açılmış ve içeriden Dr. çıkmıştı. " " rabia'nın durumu nasıl" " odamda konuşalım , buyurun " Dr.un odasına girdiklerinde misafir koltuklarına oturmuşlardı. Dr.derin bir nefes alıp konuştu " öncelikle nesi oluyorsunuz rabia'nın" Sinan beklemeden atıldı. " Arkadaşıyım, alt sokağımızda yaralandı " Dr. başını sallayarak onayladı. " öncelikle kurşun normal bir kurşun değildi." " ne demek normal bir kurşun değildi" " kurşunun içinde zehirli bir madde mevcut tu. Kana karıştığı an sinir sistemini harekete geçirmiş ve titreme meydana gelmiş. Vücudu bu zehre bir yerden aşina olmuş , böylelikle ucuz atlattı. Ama uyanana kadar hayati riski var. " " n- ne demek bu. Bir şey anlamadım " " kurşunun içindeki zehir nadir bulunan ilaçlardan elde edilmiş, ve vücuttaki sinir sistemlerini harekete geçirerek girdiği vücudun acı çekerek can vermesini sağlıyor . Eğer erken müdahale edilmeseydi rabia hanımı kaybedebilirdik. " Sinanın kalbi sıkıştı. Kaybedebilirdik " şuan durumu nasıl " " uyanana kadar hayati riski var. Ne zaman uyanır bilmiyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor maalesef. " Nasıl. Yani uyanamama ihtimali..." " maalesef var. " Sinan derin bir nefes alıp kendini sakinleştirmeye çalıştı. " ne yapmamız lazım " diye sordu aslan. " şuan beklemekten başka çaremiz yok, maalesef. Uyandığı andan itibaren normal odaya alacağız zaten çabucak toparlamaya başlayacaktır." " Uyanmazsa." Diye sordu sinan. " bu ihtimal var fakat düşük. Çünkü bu zehri ikinci defa almış, vücudu bağışıklık kazanmış, en geç bir kaç güne uyanır emin olun " " sağolun Dr. Bey " Odadan çıktıklarında sinan aslana döndü. " sen eve git enişte. Ben hasan albaya haber verir burada beklerim. " " kardeşim itiraz etmek isterdim ama ceyda çok korkmuş, uyumuyormuş. Eve gitmem lazım. Ama en kısa zamanda geleceğim " " yok enişte .gelmene gerek yok ben beklerim burada, sen git " " bir şey olursa haber ver bana. Bende bu itler kim miş onu araştırayım biraz " " eyvallah enişte. " " Ne demek kardeşim. " -------------------2 gün sonra--------------------- Rabiya yoğun bakıma alınmıştı. Sinan ise kapıda bekliyordu. Hasan albayı bir kaç kere aramıştı fakat telefonu kapalıydı. O yüzden haber verememişti. Rabia nın telefonu sinandaydı ama şarjı yoktu. Sinan ise bu bitkinlik ile şarja takmamıştı. Allahtan ki izindeydi. Ama rabianın izin süresinin dolmasına 2 gün vardı. O sırada hemşirelerin koşarak içeri girdiğini gören sinan hemen camın önüne geçti. O sırada bir şey oldu. Sinan bir şey gördü. Rabia gözlerini açmış etrafa bakıyordu
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD