Yorgun ayaklarım yavaş adımlarla çıkarken merdivenleri Banu'yu evde bulmayacağımı bilmem, önceki günden beri telefonu hiç açmamış olması, neler yaşadıklarının endişesi hepsi beynimi bedenimden daha fazla yormuştu. Arkamdaki adım seslerini duyup önemsemeyecek kadar kendi halimde giderken Selim'in sesini duydum. "Asansör lazım bize." Durdum, bastığım basamakta arkama baktım. "Eee, ne oldu ulaşma umudunu mu kaybettin?" dedi, şakayla. Neydi tam olarak bunun adı? Aşk mı? Neden ruhum çekiliyordu ayak uçlarımdan? Nedenleri bana ait değildi sanki? Nefes nefese bakarken ona, "Daha bir kat var. " dedi. Kaç basamak çıkacağım umurumda bile değildi? Yanımda olduğu sürece gökdeleni tırmanabilirdim sanki. Yanımda durdu, korkuluklardan tutunup derin bir nefes aldı; "Gel, geri inelim." dedi. Alay

