Arkasından uzun uzun bakmak, bir taksinin içinde pişman bedenini satmak için gözlerimin önünden giden Banu'yu seyretmek ve dudaklarından dökülen bütün sözlerin kulaklarımda bıraktığı o öldürücü etkisi; hepsi ama hepsi beni o apartman boşluğunda daha zavallı, daha yitik kıldı. Banu için bir şey yapmam lazımdı elimden gelse de gelmese de çaba göstermem, hayatının bundan sonrasını herkesinki kadar kılmam şarttı. Son zamanlarda yaşadığım duygusal bütün hatıralar aklımı devre dışı bırakırken hırsla çıktım apartmandan. Yolun karşısına arabaların önüne kendimi atarcasına geçişimi hatırlayamayacak bir hızda emlak dükkanından içeri girdim. Yalçın bütün çirkinliği ile karşımda, kulağında tuttuğu telefonla gevrek bir tavırla konuşuyordu. Elinden asılıp telefonu almam ve kırmızı tuşu ile karşı tarafta

