Son isteğin ne?

1558 Words

Cebimden telefonu çıkardım, adresi göründü ama ekrana bakmadım. Ekranda yazan harfler bir nottan öte bir hapisteki ses gibiydi. Telefonu cebime soktum. “Geleceğim,” dedim sadece. Kısa, net. “Tek başıma.” Liya hâlâ oradaydı; sarılmanın titremesi hâlâ omzumda. O titreme, beni diriltir de parçalar da. Arkamda Türkoğlu’nun bakışı vardı; disiplinin baktığı yerde acı dil sürünürdü. Kimseye hesap vermeyecektim. Hesap sormaya gidiyordum, hesap vermeye değil. Motoru çalıştırdım. Farlar karanlığın gözüne saplandı. Geriye dönüp bir kez daha baktım: Liya, kafasını eğmiş, cehennemle barışmış bir ibadet gibi duruyordu. İçimde birer taş düşmeye başladı; öfke, korku, sevda… Hepsi bir torbaya tıkılmıştı. Yolun bir omzu vardı; şehrin son ışıkları geride kalmış, asfalt bir sırt gibi dağın beline yaslanmış

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD