☆☆☆
Vera
Mete abi , ben ve Serra. Bir alışveriş ancak bu kadar karmaşık olabilirdi. Serra ile benim zevklerimiz tamamen zıttı.
Ben boyfriend pantolon ve bol tişört ile bir seneyi devirebilirken, Serra saten gecelik türlü terlik kadınıydı.
O kadar çok alışveriş yapmıştım ki tam alışveriş ürünleri ödenirken Mete abi geldi, kırmızı jartiyerin alarmını söküyordu çalışan.
Mete abi önce jartiyere sonra bana baktı şaşkınlıkla. Bense o an Serra’nın jartiyer aldığını anlamıştım onlarla birlikte.
Bu defa da elimdeki pamuklu pijamaların arkasına kafamı saklamaya çalışınca Mete abi kasadan kaçarcasına uzaklaştı ama Serra’nın saten geceliği falan gözünün ucu ile bakarken görmüştü.
Serra " ha işte böyle yiğidim bizi jartiyer ile hayal et" diyordu giden Mete’ye bakarken...
Bense yer yarılsa da içine girsem diye bakıyordum ama uygun bir krater ağızı falan bulamamıştım.
O esnada kasadaki 3 kadının konuşmasını duydum, " ay ben bu kadar yakışıklısını görmedim? "
"bunun karısı olayım 3 ay sonra öleyim zaten bu beni 3 ayda yatakta öldürür" diyordu.
Serra ise gözlerini dikmiş bana bakıyor "bak gördün mü, sen benden utanıyordun"
– insanın iç sisi bi kidar tirbiyesiz olır mi –(diyerek beni taklit etmişti)
"Bak bunların dış sesi terbiyesiz be" dedi kadınlara dönüp " hanım hanım çek gözünü kuzenimin götünden!"
deyince kadınlar "aaaaa terbiyesiz! " diyerek ağızlarını kapattığında Serra’nın yine kendini tutamadığı anlamıştım.
Mete abi yanıma geldi ve kadınlara bakarak kollarımdan tutup bana baktı sonra ve
"her şey yolunda mı ?" dedi.
Kadınlardan birisi " kuzeniniz hiç aile terbiyesi almamış " deyince Serra’da şarteller attı o andan itibaren vücut kontrolüm Serra’ya geçmişti...
"ne dedin, ne dedin sen alabalık surat, basur dudak, dip boyası gelmiş çakma sarışın? Az önce kuzenimi taciz eden siz değil miydiniz, ben kuzenimin namusunu korudum namusunu! " deyince Mete bir yandan belimden tutup beni zapt etmeye çalışıyor bir yandan da kahkahalar atarak kendinden geçiyordu.
"aaaa !" diyerek şaşırmış rolü kesenleri görünce daha da delirmişti
"aaaaa , b ,c ye geç kapat o aaaaa ağzını da sinek kaçmasın salyandan yer kayıyor, tuzlama çalışması yapacak belediye be !" dedi Serra ...
Sonra etrafımız yavaş yavaş kalabalıklaştı.
☆☆☆
Serra
Bir ara Vera’nın kafasını teşhir ürünü tişörtlerin içine sokup devekuşu gibi saklanmaya çalıştığını görmüştüm ama kendime hükmetmek için beden kontrolünü eline vermemiştim.
Bir sürü çalışanın araya girmesi ve Mete'nin cep telefonu numarasını kadınlara vermesi ile son bulmuştu alışverişimiz.
Mete poşetleri çalışanlarla arabaya yerleştirtmiş ben ön koltukta savaş kazanmış komutan edası ile otururken dikiz aynasından poşetlerin arkasına saklanmaya çalışan Vera’yı görüyordum.
"Ne" dedim alamadığım hırsımla “Sana kalsa gül gibi çocuğu yalayıp yutacaklardı!”
Vera içine kaçmış sesi ile " en azından sadece sözde kalacaktı. Mete abi bizi kurtarmak için hepsine kahve sözü verdi şimdi ne olacak?"
Haklıydı.
Mete bizi kurtarmak için kadınların ilgilisine oynamıştı. Elimdeki bir tutam platin sarısı saçı dışarı atarken camdan
"onun da bir çaresine bakıcaz " dedim.
O esnada Mete arabaya bindi ve çalıştırdı.
Vera sürekli "sorsana kızmış mı ? “deyip duruyordu.
Bende merak etmiştim ve sordum "sen bana kızgın değilsin , değil mi?"
Onaylanmasını ister gibi bakarak. Mete kırmızı ışıkta durmuştu dönüp gözlerime baktı.
Sanki bir şey görmeye çalışır gibi
"noldu neden öyle baktın, çok mu kızdın ?"
"Hayır" dedi güldü "tıpkı çocukluğumuzdaki gibi tüm ilkleri bana yaşatıyorsun. İlk defa bir mağazadan kovuldum" deyip bana bakıp göz kırptı...
"çocukken başına çok bela oldum değil mi?" deyince gülüp
" korkuyorum kızım senden, senin yüzünden bordo bereli oldum, başıma açacağın belaların ancak bordo eğitimi ile üstesinden gelirim "
"abart o kadar da değil " dedim, bana baktı tekrar dikkatle. Yolculuk sırasınca küçük sohbetler dışında bir konuşma geçmedi adamızda ,eve gelmiştik. Tüm dikkati ile bana bakıyordu.
Vera " söyle bakmasın utanıyorum " diye kıvranıyordu.
"yine o bakış!"
" hangi bakış ?" dedim.
"Sende çözemediğim o bakış, sanki Vera ile konuşuyorum ama karşımda bambaşka birisi var" dedi.
Düşünceli ve çok derin bakıyordu. Vera arkadan saçımı çekip
"hadi gidelim utanıyorum bakmasın bize öyle Mete abim"
Onu daha fazla utandırıp beden kontrolünü eline vermemek için dediğini yaptım.
Mete
Bu cimcime doymuyor, Mahmut dedem bu gün iflas etmezse hiç etmez. Selen'e yazdığım kaçınca mesaj, kaçıncı aramam ama bana dönmedi. Sinir kat sayımı binden onbine katlamakta üstüne yok bu kızın.
Bir ara bizim bıcırığın yanına gideyim yemeğe gidip eve dönelim yahut sinemaya götüreyim diye sormaya gittiğimde gözlerimin önünde kasiyerin kırmızı danteller kurdeleler içindeki bir jartiyerin alarmını çıkarttığını fark ettim.
Anlamadan dönüp baktığımda kırmızı saten gecelik ve Vera’nın elinde bir sürü ayıcıklı ,sarı bal arılı gecelik takımının arkasına saklandığını fark ettim.
Nasıl yani o jartiyer? Yok artık! Nasıl hızla döndüm uzaklaştım bilmiyorum ama her şey poşetlenene dek asla kasaya geçmeyeceğim bir daha.
O esnada bizim küçük panterin 3 tane yaşları orta olan kadına saldırdığını fark ettim, koşup belinden tutup kaldırdığımda havada kalan ayakları ile koşmaya yeltenerek ellerini öne atmış
" ...ben kuzenimin namusunu korudum... " diyerek kadınlara saldırıyordu... Sanırım namusu korunan kuzen bendim !
Tanrım, deli bu kız... kulağım duyarak bana gönderme yaptıklarının farkındayım ama 19 yaşını yeni dolduran kuzenimin benim namusunu 3 bakımlı orta yaşlı kadından koruyacağını tahmin edememiştim.
Bir yandan gülüyor bir yandan bizim minik panteri zapt etmeye çalışıyordum. Mağaza personeli, güvenlik derken iş iyice kontrolden çıkmıştı
Askeri personel kimliğimi gösterip hanımlardan özür dileyip onlara birer kahve sözü ve telefonumu verip bizim yavru panterin yanına geldim.
Eşyaları arabaya taşıtıp daha fazla aksiyon olmadan eve gitmemizin daha doğru olacağını anlamıştım. Bu kız ele avuca sığmıyordu.
Farkında değildi ama gelirken ikiye ayırdığı saçını karıştırıp tüm saçını sağa doğru yatırmıştı, gelirken kendisinin açtığı bayılarak dinlediği şarkıyı yüzünü tiksinme ile buruşturarak değişmişti.
Duruşu değişmişti. Giderken omzu düşük duran kız dimdik duruyordu. Siniri atmak işe yaradı demek ki dedim. Tam ineceğimiz sırada kızgın olup olmadığımı sorarken gözleri dikkatimi çekti.
Ne zaman başıma bela olacak işler açacak olsa bu şekil bakardı gözleri. Tanıdığım uslu sessiz Vera gibi değil de nasıl anlatsam... dedemin samanlığını ateşe veren Vera gibi.
Durumun şaşkınlığı ile ona da sanırım bir şeyler söyledim. Tüm ısrarıma rağmen poşetleri alıp odasına gitt kaçarcasına
Kalanları ise ben çıkartıp kapının önüne bıraktım.
"Vera ben odamdayım güzelim" deyip odama geçtim.
Bir parça olsun dinlenirim belki diyerek kendimi duşa hazırlarken WhatsApptan görüntü geldi.
Selen onu aramayı bırakınca bana iç çamaşırı ve şarapla çekilmiş bir foto atıp
-kendini nasıl affettireceğini biliyorsun-
dediğinde uygulamadan çıkmadan
-kendini affettirmesi gereken sensin-
deyip şeytan emojisi atıp çıktım.
Bir kaç saniyeliğine gözüme Vera’nın aldığı kırmızı jartiyer geldi. Düşünceme kızdım. Hemde çok kızdım. Vera’nın bembeyaz Teninde neden hayal etmiştim onu ben şimdi.
"Saçmalama Mete " deyip banyoya girdim.
Yazarın anlatımı
Mete duşun altında, kusursuz vücudundan akan suların vücudunu rahatlatması ile gözlerini kapatmıştı. İki hafta sonra görev yeri Hakkâri’ye gidecekti. Ailesi sevdikleri Selen... herkesi arkasında bırakıp.
Zaman azaldıkça onları nasıl özleyeceği geliyordu aklına ,önceden bu kadar düşünmüyordu.
Sonra gözünün önünde iç çamaşırı mağazasında zorla zapt ettiği ufaklık Vera geldi, tüm hüzün aniden dağılmış, yerini kocaman tebessüm almıştı.
"Kuzenimin namusunu koruyorum "
sözü yankılandı kullarında, daha da fazla gülmeye başladı. Saçından akan suları kafasının arkasına yaslayıp elleri ile saçını karıştırırken minik kızın havada olan ayakları ile koşma çabası, ellerini sonuna dek uzatarak kadının saçından ayırmaya çalışması gözlerinin önünden silinmiyordu
Önüne eğdi başını ve "hadi bakalım ufaklık senin yüzünden 3 tane olgun kadına kahve ısmarlayacağım. Namusumu koruyor birde güya!" dedi.
Sonra gözüne yine o jartiyer takıldı. Düşüncelerinden utandı, gözlerini ovuşturup, çözemiyorum...
Vera’nın bakışını hatırladı. Neden çözemiyorum seni ufaklık diye düşündü.
Serra;
Serra bir yandan saten geceliği çıplak vücuduna tutarken bir yandan da koltuğa sinerek oturmuş utancından kıpkırmızı olmuş Vera’ya bakıyordu
"yapma şunu, sanki çok kötü bir şey yaptık!"
Vera kendi bedenine bile çıplak olduğu için bakamıyordu o derece utangaçtı ama Serra....
Serra bambaşka bir şeydi. Birbirine zıt iki karakter tek bir bedende birleşince ortaya tehlikeli bir karışım çıkıyordu.
Serra fütursuzca hareket eder, düşünmeden konuşur, asla önemsemezdi hiçbir şeyi. Vera ise o kadar hassas, o kasar kırılgan.
"Neyi bekliyorsun giyinsene" deyince.
"Duymadın mı Mete dışarı çıkacak"
dediğinde Vera sınırını bilmesini ister gibi
"duydum Mette ABİM dışarı çıkacak "dedi.
Serra Vera'nın abi vurgulamasını anlamıştı, koltuğa doğru gelip gözlerini Vera’ya dikti
"bana +18 konu başlıklı s*x fantezisi anlattırma, abi deyip durup sinirimi bozma!!! ne abisi be, taş olur bundan, başyapıt olur, eve direk yatır .... "
Vera kulağını kapattı. Serra daha fazla utandırmamak için Vera’yı susmayı seçti, geri adım atması gerektiğini anlamıştı
"Neyse işte abi hariç her halt olur" dedi.
"Ne olmuş dışarı çıkacaksa sanki seni götürecek " deyince Serra " salak bende beni götürmeyeceğini biliyorum " deyip eline Vera’nın ayıcıklı pembe şort pijama seti geldi.
Sanki iğrenç bir şeyi elinde tutuyor gibi tutup hızla yere attı
"ay bu neeeee, ne buuuu? Evlerden ırak Tanrım kesin evde kalacağız, özel bölgemiz ağ bağlayacak, rahibe teresa gibi gün yüzü görmeden ölüp gidicez " dedi.
Vera sinirle "ne var gayet iyi bence " dedi çocuksu ifadesi ile
☆☆☆
Mete' nin gitmesine az kaldığını geçen süresen hesaplamıştı. Kendine olan özgüveni ile ilk ateşi yakmak için hazır bekliyordu.
Serra tamamiyle çıplak bir şekilde önüne havlusunu tutarak kapıyı hafif araladı ve kulaklarına kulaklık taktı.
Salondan Mete'nin sesi geliyordu Vera o an Serra'nın ne yapacağını anlamıştı korkunç bir utanç duyarak beden kontrolünü Serra’dan kendine geçirmişti ki
"Vera, güzelim ben çıkıyorum " diyerek kapıyı açan Mete ile yüz yüze geldiler, Mete bir kaç saniye dona kalıp sonra hızla kapıyı kapattı.
Gözleri şaşkınlıkla açılmış kalbi deli gibi çarpıyordu. Serra ise çıplak yakalandığı için mutluyken Vera gözlerinden utançtan yaş akarak üstünü kapatmaya çalışıyor banyoya koşuyordu.
Mete;
Bir müddet gördüğü şeyi anlamaya çalıştı. Vera karşısındaydı, çıplaktı önünde küçük bir havlu vardı, göğüslerinin başı ile kadınlığının ancak kapatıyordu ve yarı ona dönüktü...
Vera çıplaktı... kahretsin dedi sinirle. Neden kapıyı çalmadım.
Vera utançtan banyodan çıkamıyordu ki Mete'nin sesini duydu
"Vera 5 dakika konuşabilir miyiz kapıda bekliyorum? ’ dediğinde Serra koşarak Vera’nın yanına gitti
"hadisene kızım adam bizle konuşacak" deyince Vera banyonun kapıdan en uzak noktasına kaçıp yere çökmüş dizini kendine çekip
"asla çıkmam asla bakamam yüzüne" dediğinde Serra giderek sinirlenmeye başlamıştı.
En nihayet beklenen oldu Serra o kadar sinirlendi ki beden kontrolünü eline aldı. Bu iki karakter beden kontrolünü tetikleyiciler ile ele geçiriyordu. Vera utandığında kontrolü eline alırken Serra’nın tetikleyicisi öfkeydi aslında 2 şer tetikleyicileri vardı.
Vera’nın utanç ve korku, Serra’nın öfke ve arzu. Şuan kontrol hem öfke hem de arzu ile ağır gelen Serra’dayadı
Üzerine çok tatlı ama seksi bir elbise giydi, kırmızılı beyazlı prenses kollu diz kapağının üstünde biten bir elbise.
Kapıyı açtığında Mete'nin korkuluğa dayanıp beklediğini gördü. Bir eli koynunda diğer eli ile sakalını ovuşturuyordu.
Vera’yı görünce doğruldu ve kıza doğru adım attı. Amacı özür dileyip her şeyin yolunda olduğundan emin olup gitmekti çünkü Vera’nın hassas ve kırılgan yönünü çok iyi biliyordu.
Serra kendini bastırmaya çalışarak - doğru hamle yap - diyerek normalde Mete'nin ön takımlar ne alemde diye bakması gerekirken tıpkı Vera gibi davranıp başını eğerek yanına gitti.
Mete -tam düşündüğüm gibi- dedi içinden. -Utandı yüzüme bile bakamıyor...-
O esnada Serra - yakutistan ne alemde acaba - diyerek kendini dizginlemeye çalışıyordu.
Tam karşısına geldiğinde Mete , Vera’nın çenesinden tutup kaldırdı.
"Güzelim bak bana, yemin ediyorum bilmiyordum, kapı açık olunca... her şeye rağmen kapıyı çalmalıydım bu bir mazeret değil ama yemin ederim bir şey görmedim “ dediğinde Serra gözleri açılmış
"görmedin mi?" Dedi şaşkınlıkla, Vera ise kendi odasının kapısında saklandığı yerden
"görmemiş mi?" diye umut ve neşe ile bağırıyordu.
Mete, Serra’nın bakışına yoğunlaşıp
" hayır güzelim o kadar hızlı oldu ki, üzülme tamam mı, ben senin abinim" deyince Serra
"Sen benim abim misin?!... "
Diye tekrar edince Vera yanlarına gelip
"abim tabi o benim abimmmm! "dedi
Serra'yı sinirlendirmişti Vera'nın tavırları, içinden 2. kişiliğini öldürmek TCK da suç teşkil eder mi acaba diye düşündü.
Mete devam etti
"devirme gözlerini doğru söylüyorum görmedim."
Serra sinirle - nasıl görmez ya o kadar makak maymunu gibi götümü açtım ben-
deyince Vera gülerek "makak maymun popomuzla ilgilenmemiş demem ki" deyince Serra’nın aklına birden kurnazlık geldi
Vera "hayır sakın "deyip Serra’yı durdurmak istedi ama beden kontrolü halen Serra’daydı
"çok iyisin Mete" dedi "çok korkmuştum" deyip sarıldı, başını genç adamın göğsüne yaslayıp kendisini Mete’ye bastırdığında kalp atışını yükseldiğini fark ettiiii...
"bingo!" diye bağırdı Vera’ya bakarak.
Vera ise endişe içinde Serra’dan bir şey demesini bekliyordu Serra "hem alt takım hem üst takım gümbür gümbür ahahaha görmüş, görmekle de kalmamış kanında dolaşıyoruz "
Mete
Kızın iyi olduğundan emin olmam gerek, gerekirse yemin edip görmediğimi söyleyeceğim.
Daha dün bir bu gün iki. Odada çıplak ne yapıyordu ki, banyoya girecekse banyoda soyunsaydı ya. Deyip gözlerinin önüne gelen sahneyi tekrar silmeye çalıştı.
Sonra Vera geldi. Utancından yüzüne bakamıyordu genç kız,
"kahretsin seni Mete, çok mu zordu kapıyı çalmak ama o kadar seslendim" dedi.
Sonra kulaklığı geldi aklına " kesin müzik dinliyordu" dedi kendi kendine. O anı fotoğraf gibi hafızasına çektiği için her saniyesi beyninde kayıtlıydı.
Mete fotoğrafik hafızası olan bir dâhiydi. Gördüğü hiçbir şeyi unutmazdı o yüzden unutalım gitsin diyemeyeceği için görmedim demek daha mantıklıydı.
☆☆☆☆
Vera’ya onu görmediğimi söylediğimde bana öyle bir sarıldı ki, kendime çok öfkeliyim. Bana minnetle sarılan kız tüm kalbimi gözümden silmediğim görselle deli gibi coşturmuş, adeta vücudumu ateşlemişti.
Zorda olsa ondan ayrılıp Selen'in kapısına gittiğimde amacım bir müddet soğuk yapıp onu kıvrandırmakken Selen kapıyı açar açmaz dudağına kapanıp içeri geçtim.
O da böyle bir şey beklemiyordu ki ilk şaşkınlığı atıp kucağıma aldığımda doğrudan yatak odasına gittik.
"şarap?"
"sikicem şarabını!" deyip soyunmaya başlamıştım. Kendimi de Selen'i de soyup üstüne kapandım.
Boynunu, dudaklarını sırası ile elden geçirirken altımda inleyerek
"neyin var senin ilk defa böyle haşinsin "diyordu.
Ellerim kalçalarında aletime doğru kadınlığını bastırıyordum ki
" Mete "diye inlediğinde baktığımda karşımda Vera’yı gördüm...
Bembeyaz teni, güzel siyah zeytin gözleri, dalgalı uzun siyah saçları göğüslerine boynuna dökülmüş üzerinde, kırmızı jartiyer ile Vera vardı karşımda.
Boxerımı çıkartıp bir yandan Selen'in içine girerken onun yüzünde gördüğüm Vera’dan gözlerimi ayıramıyordum.
Başını inleyerek arkaya doğru attı. Bense yüzünü görmek için üzerine daha da kapaklandım.
Vera’nın pembe dolgun dudakları "Mete " diye inliyordu, evet altımdaki Selen'di ama onu Vera olarak hayal ediyordu beynim, çıkardığı sesleri bile Vera’nın sesi ile örtüştürüyordu.
Ellerinden tutup kucağıma aldım bir elim ile belinden tutarken diğer elimle saçından çekip dudağına kapanmıştım.
Ağzına ilk defa bu kadar arzu ile dilimi sokmuştum, sonra tekrar altıma alıp tüm ağırlığımı altımdaki kadına verip hızla içine girip çıkmaya başladım...
Çıldırmış gibiydim, bir türlü Vera’nın hayali gözümün önünden gitmiyordu çünkü gitmesini istemiyordum, Selen altımda
"aşkım lütfen yavaş, aşkım lütfen... ah çok acıyor bebeğim yavaş "
diye inlerken ben daha da hızlanıyordum.
Elimle ağzını kapattım, altımda titreyerek boşalıyordu ama ben daha boşalmaya yakın bile değildim.
Diğer elim ile Vera’nın havludan taşan kalçasını gözümün önüne getirip sıkmaya başladım kalçasını, bir müddet sonra iki elim ile kalçasından tutup öyle bir girmeye başlamıştım ki içine kendi eli ile ağzını kapatıyordu Selen çığlıklarını bastırmak için
Buna rağmen tüm ev inlemesi ile dolmuştu,
" yal- yalvarırım... sevgilim boşal lütfen, dayanamıyorummmm "diye inliyordu tam doyuma yaklaşırken gözlerimi kapattığımda Vera’nın sarılışı ile baş başa kaldım zihnimde.
Vücudunu bana bastırışı. ,sıcaklığı... aletimi çıkarttım ve kendimi boşalttım. Sonra da kendimi yatağa bıraktım...
Serra(Vera)
"Nasıl görmez ya, yalan söyleyecek tip de yok"
Vera keyifle kahvesini yudumlarken Serra "nasıl yaaaaa bizi hayal ederek mastürbasyon yapmayacak mı? "deyince Vera kahveyi puskurmaya başladı...
" ne diyorsun ya sen? Neden bizi düşünerek yapsın o şeyi !"
"güzelim benim de tercihim direkt bizde yapması ama bir zemin hazırlamamız lazım, tarlayı sürdük derken nadasa mı bıraktık şimdi ‘diye umutsuzca kendini koltuğa bıraktı...
Vera halinden memnundu
" o bizim abimiz, düzgün konuş! hem görmemiş işte adam, ne istiyorsun anlamadım. Napacaksın adamın yatağına mı gireceksin ?”deyince Serra’nın gözleri kurnazca parladı
Vera "hayır hayır yapamazsın, sakın!" dedi ama Serra’dan kontrolü almak nerede ise imkansızdı.
Beyaz geceliği giymeden önce
" biz hiç s*x yapmadık değil mi ?" dedi Vera’ya Serra.
Vera kızgın ve utanarak "yapmadığımızı biliyorsun " dedi "hani gördü diyordun "dedi isyan edercesine
"kalp atışıyla alt takımın atışına bakınca gördü dedim ama o sümsük sevgilisine gidiyormuş belli ki sevişecek, yani görmemiş olabilir, kız bunu bizim yanımıza gelmeden uyarmış olabilir yada bizi beklerken’ deyince Vera korku ile
"nasıl uyardı,ne demiş? "
Serra , Vera’nın anlamadığını fark edip "dört nala şahlandırmıştır diyorum , küheylanı vitesi 6 ya takmıştır diyorummm ‘diyerek Vera'ya anlatmaya çalıştı.
Vera "düşündüğünü yapmayacaksın değil mi ?" deyince
Serra "aşko sence?" dedi.
O esnada içeri Natalie girdi. Vera " bu kadını hiç sevmiyorum " dedi baştan aşağı kendine hiç bir zararı dokunmadığı halde tutulduğu kadına bakarak.
Serra "sen sevme ama bence arada Mete bunu beceriyor" dedi
" bir şey mi vardı Natalie ?" deyince Natalie şaşkınlıkla Vera’yı takip ederek
"efendim, beyefendi yurtdışı gezisinde hanımefendi de bir operasyon için Ankara’ya uçuyor, acil bir ameliyat varmış. Haber vermemi istedi" deyip Vera’ya baktı.
Serra’nın gözleri parıldarken vera "şu kadına birşey söyle de gitsin"