bc

Aşk Çıkmazı

book_age16+
807
FOLLOW
7.0K
READ
family
HE
age gap
forced
heir/heiress
bxg
scary
loser
musclebear
brutal
like
intro-logo
Blurb

İzmit'li bir ailenin kızı olan Mehir, kendini daha önce hiç gitmediği, sadece adını duyduğu şehire ilk defa gittiğinde olacaklardan habersizdi. Kuzeninin kız kaçırması üzerine gittiği Mardin'de bir anda berdel olacağını gördü. Küçük kuzenini korumak için kendini feda eden Mehir, batının ortasından, Güney doğunun incisine alışabilecek miydi?

chap-preview
Free preview
1.Bölüm
Bize biçilen hayatların bir sınırı var mıydı? Dili, dini, ırkı bunların bir ayrımı var mıydı buralarda ? İnsanoğlu dediğimizde ne anlıyorduk. Hepimiz eşittik, hepimizin yasal hakları vardı değil mi? Neredeydi yasa, neredeydi adalet, neredeydi insanlık. Bizler kendi hür irademizi koruyabiliyor muyduk? Yoksa hayatlarımız bir pamuk ipliğine mi bağlıydı? Bize gerçekten hak adalet işliyor muydu? Yoksa hayatlarımız bir insanın dudaklarının ucundan çıkacak pamuk ipliğine mi bağlıydı? Buraya nereden mi geldik. işte gelin anlatayım. Hayatımın mahvedilişi sadece 3 gün önce başlamıştı ve benim hiç bir şeyden haberim yoktu. Bir kez daha bunları yaşasaydık yine de oraya gider miydim? Yada bu başıma gelecekleri önlemek için elimden gelenin fazlasını yapıp, o kuzenim olacak adamı kendi ellerimle mi öldürürdüm. O lanet 3 gün öncesini yoksa takvimlerden silmek mi isterdim. -3 GÜN ÖNCE; Ben İzmit'li annenin ve babanın tek evladı, on yıl yolu gözlenmiş doğduğunda ise şenliklerine sebep olan biricik kızları Mehir. Babasının ay parçası, annesinin yaramazı, anneannesinin ise nazlı prensesi Mehir. Yıllarca yolu gözlenen, kavuştuktan sonra ise yetim kalan Mehir. Daha ufacıkken, baba sıcaklığını yeni tatmayı öğrenirken, kimsesiz kalan küçük kızım. Cenaze evinde küçük yetim diye söylenen, ahlanıp vahlanılanım aslında. Babamı kaybettiğimiz günden beri çok zaman geçmişti. Annem, babamı kaybettikten sonra toparlanamamış ve anneannemin bizim yanımıza taşınmasına sebep olmuştu. Aslında bir yandan da iyi olmuştu. Daha ufacık bir kız çocuğuydum o zamanlar ve çok bir şeyden anlamıyordum. Anneannem, anne olmuş Eniştem Mehmet ise baba olmuştu o zamanlar bana. Birde Murat abim vardı. Benden bir kaç yaş büyüktü ve onunla büyümüş onunla öğrenmiştim her şeyi. Teyzem ve eniştem Murat abime ne aldılarsa, ne yaptılarsa aynısını da bana yapmışlardı. Bu sabah ise öğrendiklerimiz dünyamızı başımıza yıkmıştı. İzmit'in sıcak ve nemli günlerinde annem ve anneannemle beraber kahvaltımızı evimizin geniş bahçesinde yaparken, içeriden çalan telefonum annemin '' kızım artık şu telefona bak. '' demesiyle okuduğum sorulardan başımı kaldırdım ve ardından Anneannemin ağzıma uzattığı ballı ekmekten bir ısırık daha aldım. Anneannem '' Ye kızım sen'' diye hala ekmek uzatırken, annem sonunda kendi ayağa kalktı. O sırada evimizin demir kapısı gürültüyle açıldı ve Başımı çevirip baktığım da teyzemi gördüm. Annem '' Suna ne oldu?'' diye panikle ona doğru adımladığı sırada bende hızlıca yerimden kalkıp teyzeme koştum. Eniştemin yüzündeki ifade bir anda telaşlanmamıza neden oldu ve Korkuyla nefes alırken anneannem '' Murat? '' dedi. '' Murat'a mı bir şey oldu?'' dediğinde teyzem bir anda kendini yere attı. Şaşkınlıkla ne yapacağımı şaşırdım o an. Teyzem ve eniştemin hali hiç iyi değildi. Annem zorla onları sandalyeye oturttuğunda anneannem '' su getir kızım, koş '' dedi kesik kesik aldığı nefesler eşliğinde. Telaşla hangisine yeteceğini şaşırmış anneme kısa bir bakış atıp koşarak içeriye girdim. Elime sürahiyi ve bardağı alarak yeniden bahçeye çıktım. Hızlıca suyu doldurduğumda annem yavaş yavaş önce teyzeme ardından enişteme içirdi. Annem ''Ne oldu Mehmet, ne oldu? Murat'a mı bir şey oldu?'' diye iyice telaşını artırırken, eniştem bir anda '' Allah o Murat'ın belasını versin. '' diye yerinden fırladı. Şaşkınlıkla enişteme bakakaldığım an teyzem '' Kız kaçırmış.'' diyerek bombayı kucağımıza attı. Şaşkınlıkla dudaklarımın arasında bir çığlık kaçtı o an. Anneannem kalktığı sandalyeye yığıldığında ''anneanne'' diyerek daha çok bağırdım. Annem ve eniştem hızlıca anneannemin yanına giderken, ben ise içeriye koşup tansiyon aletini aldım. Geri döndüğümde teyzemin '' Ah Murat ah '' diye yakarışları bahçeyi inletiyordu. Eniştem elimden aleti aldığında seri bir şekilde anneannemin tansiyonunu ölçtü. Annem, ağlayarak anneannemi uyandırmaya çalışırken, teyzemin yanına giderek '' teyze sakin ol, lütfen ağlama'' dedim titreyen sesimle. Teyzem dizine koyduğum elimin üzerine elini yaslarken, '' nasıl ağlamam kuzum, ben ağlamayayım diye kimler ağlasın. '' dedi. Onun bu haline gözlerim dolarken '' evdeler mi gideyim mi?'' diye sordum. Teyzem başını olumsuz anlamda sallarken, eniştem '' Mardin'deler miş'' dedi. Ayılan anneannem yeniden bayılırken '' ne!'' diye bağırdım. '' Mardin ne alaka? orada ne işi var.'' Annem '' durun artık, herkes kendine gelsin öyle konuşacağız'' dediğinde önce anneanneme döndü. Herkesi sakinleşip kendine gelirken, ben ise masayı hızlıca toparlamaya çalıştım. Tezgahın üzerinde duran telefonum gözüme çarptığında hızlıca elime aldım. önce cevapsız çağrılar gözüme ilişki. Arayanın arkadaşım Elif olduğunu gördüğümde onu sonraya bırakarak hızlı aramalardan Murat abimi bulup aradım. Telefonunun kapalı çalmasıyla dudaklarımı birbirine bastırarak, yeniden bahçeye çıktım. Masanın üzerine hazırladığım bardakları bırakarak herkesin önüne çaylarını koydum. Eniştem eliyle başına masaj yaparken annemin yanına oturdum. Teyzem hala sessiz sessiz ağlamasına devam ediyordu. Anneannem küçük bir iç çekerek '' Anlat haydi Mehmet. ''dedi. Eniştem elini ağır bir şekilde alnından indirerek '' Murat iş için Mardin'e gittiğinde bir kızla tanışmış '' dedi. Teyzem, sol eliyle yüzünü silip titreyen sesiyle '' bize söyledi ama biz ciddiye almadık o zaman. Mardin nere İzmit nere dedik. Mehmet usulüyle olmayacağını söylemişti. O zaman bir şey demeyince bizde dedik ki tamam hani o da anladı. '' dedi. Ardından yeniden sesli bir şekilde ağlamaya başladı. Eniştem derin bir nefes alıp söze devam etti. ''Bu sabah telefon geldi. Murat akşam kızı kaçırmış ama yakalanmışlar. Hüküm verildi dediler. Gelin.'' Gözlerim şaşkınlıkla büyüdü o an. ''Ne hükmü? '' Eniştemin dudakları titredi. İşte o an ağlamaya başladı. ''Ölüm.'' Anneannemin çığlığı beynimi uğuldattı o an. Nefesim boğazımda tıkalı kaldı. Elim hızlıca sıkışan kalbime gittiğinde annem bağırarak '' öyle saçmalık mı olurmuş. Bu ülke de hak var adalet var. Polise gidelim Mehmet. '' dedi. Yerinden fırlayan annem, Mehmet eniştemin çaresizliği, anneannemin donup kalması.. Nasıl peş peşe belaya sürüklendiğimizin aslında bir habercisi niteliğindeydi. Fakat biz bunu asla anlayamıyorduk. ''İşler öyle yürümüyor abla işte. Adamların şakası yoktu. Hemen gelin dediler. Bende düşündüm polise gitmeyi ama '' Eniştemin telaşını göz ardı edip '' ama '' dedim ona bakarak. Eniştem gözlerini kaldırıp yüzüme acıyla baktığında '' hemen Murat'ın patronunu aradım. Adam, o ailenin soy isimlerini duymasıyla 'Murat kendini nasıl yakar, onlar Mardin. Onlara sadece giriş var' dedi sadece. Sonrada telefonu kapattı. '' dediğinde beynim allak bullak olmuştu o an. Teyzem '' polisi aradık yine de ama '' dediğinde ardından sadece alayla güldü. Eli kalbine giderken '' karakol da bir kaç saat durduktan sonra ise bize 'evinize gidin ' dediler sadece. Duydun mu anne sadece evinize gidin dediler '' diyerek sessizce göz yaşlarını akıttı. Kalbim ve aklım durmuştu sanki. İnsanın kalbi nefes alırken nasıl dururdu ki? Aklım almıyordu bu söylenenleri.. Sanki biri şaka yapıyordu, bir yerden Murat abim çıkacak ve 'sizi kandırıyorum' diyecek gibiydi. Sessizliğini başından beri koruyan anneannem en sonunda '' Gonca nerede?'' dedi. Eniştem parmaklarını birleştirerek '' dün akşam arkadaşında kalmıştı. '' dedi. Teyzem '' Allah'ıma bin şükür ki yoktu. '' diye devam etti. Annem teyzemin elini tutarken '' peki şimdi ne olacak?'' diye sordu. Sesindeki korku buram buram hissediliyordu. Teyzem omuzlarını kaldırırken '' bugün yola çıkacağız. '' dedi. '' Oğlumuzun dirisini mi yoksa ölüsünün mü bulacağız bilmiyorum ama, '' diye konuşurken annem hızlıca sözünü kesti. ''Saçmalama Suna. Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Burası Türkiye öyle kimse kimseyi öldüremez '' Teyzem acı bir şekilde gülerken '' ben de geliyorum '' dedi annem. Peki tabi '' bende '' diye söze atladım. Annem hızlıca bana dönerek '' sen burada anneannenle kalıyorsun. '' diye sert bir şekilde konuştuğunda kaşlarımı çattım hızlıca. Fakat öyle olmamış, hep beraber bulduğumuz ilk uçakla Mardin'e doğru yola çıkmıştık. Bizi orada ne bekliyordu bilmiyordum ama Murat'ı çok merak ediyordum. Onun iyi olduğunu, onu da alarak dönmeyi istiyordum. Bize bu yolculuk nereler katacaktı? -BÖLÜM SONU

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Askerin Gelincik Çiçeği

read
34.9K
bc

İNFAZ

read
4.9K
bc

Sessiz Çığlık

read
10.6K
bc

KIRMIZI DOSYA : AŞK +18

read
27.7K
bc

Askerin Yaralı Gelini

read
29.2K
bc

KIZIL ŞEYTAN (BERDEL) TAMAMLANDI

read
14.9K
bc

KARŞI KOMŞUM Bİ ROMEO

read
7.5K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook