Kayra, sessizce oturuyordu; gözleri hafifçe dalmış, düşünceleri kendi içinde dolaşıyordu. Tarık onu izliyordu, ama Kayra hiçbir tepki vermiyor, sessizliğinin içinde gizlediği duygularını açığa çıkarmıyordu. Tarık bir adım öne geldi, bedeni Kayra’ya döndü ve yumuşak bir sesle konuştu.“Kendine neden böyle bir duvar örüyorsun?” Kayra bakışlarını ona çevirmedi; hâlâ sessizdi, ancak kalbinin ritmi fark edilebilir bir şekilde hızlanmıştı. Tarık devam etti. “Bu sen olamazsın, Kayra. 25 yıldır aynı şekilde kalamazsın. Nasıl yapıyorsun bilmiyorum, aklım almıyor ama acı çektiğini görebiliyorum. Ailesini kaybetmiş, geçmişini hatırlamayan, acılarını alaya vurarak bastıran bir kadınsın. İzin ver, sana yardım edeyim. Ama bana gerçekleri anlatman gerek.” Tarık’ın sesi, her kelimesiyle sıcak ve samimiyd

