Diyar'la dansımız sona erdiğinde, kalabalığın alkışları arasında durakladık. Birbirimizin gözlerine baktık, o an her şey durdu sanki. Gözlerinde gördüğüm sıcaklık ve sevgi, içimdeki tüm korkuları ve endişeleri silip süpürdü. O an, sadece ikimiz vardık. Tam bu sessizlik anında, birden bir silah patladı. Ses, tüm bahçeyi yankıladı. Kalbim hızla çarpmaya başladı, refleks olarak Diyar'a sarıldım. Gözlerimdeki korkuyu saklamaya çalışıyordum ama titreyen ellerim her şeyi ele veriyordu. Diyar, hafifçe gülümseyerek bana baktı. "Korkma Elif, bu sadece kutlama için." Silah sesinin ardından davulcu davuluna vurdu, ritmik sesler bahçede yankılandı. Ardından zurna çalmaya başladı, müziğin coşkusu her yeri sardı. Davulun ve zurnanın bu enerjik ritimleri, düğünün gerçek anlamda başladığını müjdeliyordu.

