Sabahın erken saatlerinde, köy evinde tek başıma kahvaltı ediyordum. Diyar, dün gece sünnet düğünü hazırlıkları için konağa gitmişti. İçimde hafif bir huzursuzluk vardı, çünkü bu büyük günün ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyordum ve aşiretin adetlerine alışık değildim. İstanbul da bile annemle birlikte düğüne gitmişliğim yoktur. Belki bir iki düğüne gitmişimdir o da çok yakın biri olmalı. Kahvaltımı bitirirken, kapı aniden çaldı. Kapıyı açtığımda, Diyar’ın adamlarından biri karşımdaydı. Gözlerinde ciddi bir ifade vardı. "Günaydın, gelin hanım, ağa sizi konağa götürmemi emretti. Bugün sünnet düğünü var ve Ağa'nın isteği üzerine siz de katılmalısınız." İçimde bir an için endişe belirdi. Konağa gitmek istemiyordum, çünkü orada neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Hanım Ağa’nın tavırları

