Hayat bazen;
Queen\'in Bohemian Ryapshodi şarkısında 3.42 dakikasına eşlik etmek gibidir...
Bazense 26 yaşında Teoman dinlemek Hayko Cepkin gibi böğürmek de olabilir...
Eğer Avenged SevenFold Seize The Day\'in herhangi bir kısmı seni anlatıyorsa kesinlikle anlaşırız...
Cem Karaca, Barışmanço\'yla geçiyorsa uzun yolculukların,
Systeam Of A Down; Lonly Day\'in ilk 38 saniyesi senin de içine oturuyorsa bir öküz gibi,
HIM denildiği anda uçuşuyarsa karnındaki kelebekler,
Kimseler dinlemesin sadece senin için söylesin şarkılarını diyorsan Firdevs Altındaş için,
Rammstain dinlemeye tahammül edemiyorsan bir zaman sonra yada To Myself Turned dinlerken hatalara haykırıyorsan,
Scorpions, Queen, Nirvana yahut Leed Zeppelin dinlerken dakikalar saatlere karışıyorsa anlamadan,
ara sıra Linkin Park tutuyorsa seni ansızın,
Her güne Nirvana Smells Like The Teen Sprint ile uyanıp 43. saniyesinde şarkıya eşlik edip 58. saniyeye kadar tebessümle saçmalıyorsan,
Cam kenarında Can You Hear Me \'yi dinlerken gözlerini kapatıp uçuyorsan göklerde....
Metallica ile uyuyor Avenget ile uyanıyorsan,
Çalma listene Orhan Gencebay gelince ileri saramayıp o moda alıyorsan kendini,
Duman bilhassa Hayko favorinse Türkiye\'de,
İşte o zaman bilirsin beni, bulursun içindeki yerimi...
☆☆☆
Ben kim miyim?
3. Sınıf BÖTE öğrencisi olarak yazılıma, taasarım ve teknolojiye karşı oldukça meraklı,
16 kişilik testine göre bir ENTP\'yim.
Hayattaki amacımı sorgulayıp ararken yeni kurgularla yelken açan tuhaf ve kaçık kelimlerine örnek olacak tiptenim. Sevdiğim şeyler arasında yeni bir şeyler öğrenmek her zaman en üst madde de yer alır. En büyük hayalim yazdığım hikayelerden birinin oyununu kodlamak.
Fantastik, bilimkurgu ve gerilim türünde kitaplar yazmayı ve okumayı severim. Eğer aklınızda daha önce yazılmamış bir hikaye varsa acaba demeyin yazın. İleride keşke yazsaydım bunu düşünmüştüm demekten iyidir.
"Bir kalp almalıyım senden, vereceklerim için..."
Gözlerimin önünde uçuşan ışıklar gittikçe solarken bu sesleri duyuyordum. Konuşmak için verdiğim bütün çabalarım boşunaydı, bırakın ağzımın kıpırdamasını bedenimde tek bir hücre bile artık benim kontrolümde değildi.
Işık soldu, yaşadığım korkunç ızdırap sona eriyordu. Kargaların etrafta uçuşurken kanatlarından yayılan seslerini duyuyordum. Elindeki kalbimi narince tutup tebessüm etti.
Son kez onun sesi kulaklarımda yankılandı, son bir kere.
"Gittiğin yerde kalbini bulmalısın," dediğinde artık yere düştüğümü hissettim.
Ve tüm sesler sustu. Tüm ışıklar söndü, kalbim işte tam o anda artık yoktu. Peki ya öncesi ve sonrası, işte burada anlattıklarım kalbimi arama hikayemdir.
Ayça ve Feyza, liseden kalma kavgaları ile birbirlerinden habersiz aynı üniversiteyi ve hatta aynı bölümü ve hatta aynı sınıfı kazanan iki düşman! Güzelliği ile her kapıyı açan Ayça ve zekâsı ile ağızları açık bırakan Feyza, 2. Sınıfa geçmelerinin üzerine Üniversiteler arası çok önemli bir seminere katılırlar. Birbirleri ile küs ve her daim atışmaktan geri kalmayan iki isim bu gezide yaşlı bir kadının takıcı tezgâhı önünde tartışmaya başlarlar. Kaderlerinin tam o tezgah önünde bir kavga ile birbirine dolanacağından habersizdirler. Antik zamandan kalma bir büyü iki hırslı kızın da hayatını mahvedecektir. O gecenin sabahında “Böyle bir şey olamaz!” çığlıkları eşliğinde Ayça ve Feyza birbirlerinin bedenlerinde ruhları değişmiş bir şekilde uyanacaklardır!
Bu karmaşaya neden olan yaşlı kadını bulmalı, kâbusa son vermelidirler. Peki ya bedenlerini geri almak düşündükleri kadar kolay olmazsa?
Nefret ettiğiniz baş düşmanınızın bedeninde ne kadar zaman yaşamaya tahammül edebilirsiniz?
Feyza ve Ayça’nın trajikomik bedenlerini geri alma mücadelesi eşliğinde farklı bakışlar ile hayatı yeniden görmeyi öğrenmeye var mısınız?