Selamun aleyküm 🍂🍂
Keyifli okumalar...🍭🍭
Duyduklarım doğru mu değil mi diye Sarp' a bakmıştım. O da sanki tekrar tuşuna basılmış gibi tekrar etmişti.
-Cengin amca bir şey söyle. Allah ' ın emri peygamberin kavli ile kızın Feride ' yi kendime istiyorum.
-Yok artık.
Ece'nin dışa vurarak söylediği cümleyi içimden defalarca kez tekrarlamıştım.
-Defol git oğlum. Gece gece asabımı bozma. Elimden bir kaza çıkacak.
-Sarp yürü gidelim. Daha sonra sakin bir zaman da Metin amcalarla gelirsiniz. Yürü Hakan. Rahatsızlık verdik. Hayırlı akşamlar Cengiz amca.
Sarp bir şeyler homurdanınca eniştesi kolundan tutup kulağına fısıldamıştı.
-Bırak lan.
-Kes lan sesini. Bir tur da benim elimden geçeceksin.
-Size tekrar hayırlı akşamlar.
Annem hızlıca kapıyı suratlarına örtmüştü.
-Ne oluyor Feride? Ne diyor bu oğlan?
-Baba...
-Kızlar siz odanıza geçin. Biz babanızla biraz konuşacağız. Sen de eve geldiğinden beri çay çay diyordun Cengiz efendi demlik olduğu gibi duruyor. Biz konuşurken o çay bitecek.
Annem her zaman ki gibi üste çıkma taktiğini kullanıp önden salona gidince babamda arkasından gitmişti.
-Kapıyı ört.
Babam kapıyı örtünce Ece ile bugün ki klasik olan davranışımızı yapıp kapının arkasına yapıştık.
-Ne oluyor?
-Bağırma kızlar duyacak.
-İkiletme öyleyse. O oğlan ne diye geceyarısı kapımıza kızımızı istemeye geliyor?
-Feride geçen gün bu oğlanla buluşmaya gitti biliyorsun.
-Evet. Anlamışlar, bir daha buluşacaklar demiştin.
Şok olmuş bir şekilde gözlerimi açtım. Böyle bir şey olmayacaktı.
-Ee bugün buluşmuşlar. Eve doğru gelirken Kaya da görmüş bunları. Oğlanın suratını Kaya o hâle getirmiş. Marifetmiş gibi geldi anlattı. O kıt akıllı oğlun kızıma el kaldırdı. Ama haddini bildirdim sen merak etme. Belli ki oğlan da olanlardan sonra Kaya' nın Feride' ye zarar vermesinden korktu da bu saatte buraya geldi.
-O it benim kızıma el mi kaldırdı? O benim elime bir geçerse... Ah geçerse.
-Tamam geçerse halledersin. Sen Kaya' yı koy kenara. Feride konusu ne olacak? Yarın öbür gün Metin bey ya arar seni ya da yanına gelir. Ne diyeceksin?
-Benim lafımın bir önemi yok. Feride' ye sor cevabı evetse adama gelin derim ama yok derse kızımın rızası yok derim. Ama iyice düşünsün bu işler çocuk oyuncağı değil.
İçerde konuşma sesleri kesilince Ece ile sessiz olmaya çalışıp odamıza geçtik.
-Abla yıllardır hayalini kurduğun şey gerçek oluyor sanırım. Sarp ağabey ile evleniyorsun.
-Ece sus Allah aşkına.
-Ama abla...
-Aması yok. Ben sevsem de olmaz. Tek taraflı sevgi olmaz. O beni seviyor mu? Sevmiyor. Ağabeyimin gözü dönmüş halini gördüğü için evlenmek istedi. Belki de bana acıdı.
-Saçmalama. Kim kiminle acıdığını için evlenir. Evet senin gibi bir sevgisi yoksa bile senden hoşlanmaya başladığı kesin.
-Emin misin?
-Adımın Ece olduğu kadar eminim.
Odanın penceresinin tıklatılması ile Ece ufak çaplı bir çığlık atınca elimi ağzının önüne koymuştum.
-Hemen ne bağırıyorsun kedi falandır. Bekle bakayım.
Ece' yi bırakıp pencereyi açtığımda Sarp' ı görmüştüm.
-Senin ne işin var burada? Çabuk git. Biri görecek şimdi. Odamı nasıl buldun?
-Konuşmamız lazım. Ayrıca Ceren burada kaldığında bu camdan Sercan ile konuşuyormuş.
Ahh Ceren. Ahh Sercan.
-Konuşacak bir şey yok. Defol git.
-Hayır var. Konuşmadan şuradan şuraya gitmiyorum. Pencereyi örtersen de ön kapıdan gelirim.
-Sakın!
-Benimle konuşacaksın öyleyse.
Arkamı dönü Ece ' ye kapının arkasında durmasını söyledim.
-Çabuk söyle ne söyleyeceksen?
-Eve geldikten sonra bir şey oldu mu? Kaya sana bir zarar verdi mi?
-Hayır.
-Benden bir şey saklamıyorsun değil mi?
-Hayır. Eve geldiğimizde olanları anneme anlattı. Annem ona tokat attı. İkimizden özür dilemesini söyledi. Babam evde yoktu bütün bunlar olurken. Babam gelene kadar konuyu kapatmıştık. Ta ki...
-Ben gelene kadar.
-Evet.
-Baban bir şey dedi mi?
Aklıma gelen konuşmayla heyecanlansam da belli etmemeye çalıştım.
-Bize bir şey demedi. Annemle yalnız konuştular.
-Ben kararımın arkasındayım. Babam yarın babanı arayacak. Bak biliyorum geçen gün olanlardan sonra kırgın, kızgın , üzgünsün ama hepsini telafi edeceğim. O günü yok saymaya çalış. Yeni bir defterin ilk sayfasını açmışsın gibi düşün. Aramızda büyük bir aşk yok ama aramızda yeni yeni filizlenen bir şeyler olduğunu inkar etme. Bunu kabul edersen içine gireceğimiz süreçte birbirimizi tanıyarak yaşayalım.
-Olmaz.
-Feride yalvarırım. İkimize bir şans ver. Annen sana sorduğunda kararın olumsuz olursa bir daha asla şansımız olmayacak. Herkes kendi hayatına bakacak. Ama evet dersen denedik olmadı diyeceğiz. Olmadı, beceremedik diyeceğiz. İleride keşke demeyeceğiz.
-Ben düşüneceğim.
Geldiğinden beri yüzünde ilk defa bir gülümseme peydah olmuştu.
-Düşün bakalım ama güzel şeyler düşün. Bu arada bu senin galiba.
Pantolonunun cebinden çıkardığı telefonu uzatınca başımı salladım.
-Sokakdaki gençler verdi. Ekranda seninle Kaya' nın kızının fotoğrafı var.
-Teşekkür ederim.
-Sercan' dan numaranı aldım. Şerefsiz vermiyordu. Kavga kıyamet aldım. Kayıtsız bir numara arar ya da mesaj atarsa bil ki benim.
Salaktı bu çocuk. Onun numarası ben de nasıl olmazdı. Ağabeyimin telefonundan gizlice alıp kaybetmiş kaç gece profil fotoğrafına bakıp hayaller kurup uykuya dalmıştım.
Sarp' ın dediği şey ile Ece bile arkadan gülmüştü. Çünkü hanımefendi benimle az dalga geçmemişti.
-Sarp yeter artık. Bak annenler kaçtır arıyorlar. Başka zaman uzun uzun konuşursunuz ama şimdi gidelim.
Arkadan eniştesinin kısık sesini duymamla "iyi geceler" diyerek pencereyi kapatıp perdeyi çekerek yatağa oturdum.
-Abla bu sefer kesin evleniyorsun.
-Kesin.
-Ay abla bu gece olanların üstüne beni güldürdü enişte adayım. Bir de diye kayıtsız numara. Diyemedim ki enişte numaran kaç yıldır kayıtlı diye. İki kızınız, iki oğlunuz var. İsimleri bile belli diye. Adam ne tür hayallerin içinde olduğunu bir bilse arkasına bakmadan kaçar gider.
-Bana bak Ece. Bu gece ki bütün hıncımı senden alırım.
-Aman aman bana bulaşma. Hadi kalk uyu. Sabah işe gideceksin.
Ece' ye hak verdiğim için hemen üstümü değiştirip yatağa girdim. Duş alırsam kolay kolay çıkmazdım. Sabah erken kalkarsam girerdim, kalkamazsam da işten gelince girerdim artık.
Gözlerim yavaş yavaş kapanırken telefonuma gelen mesaj ile uzanıp komodinin üstünde duran telefonumu aldım.
O her ne kadar kayıtsız numara dese de Sare diye kaydettiğim numaradan mesaj gelmişti.
Yatak da hemen oturur vaziyete gelip mesajı açıp okudum. " İyi geceler" diyordu. Kendi kendime gülümseyip uygulamadan çıkarak diğer uygulamaya girip adını Sarp olarak düzelttim ve tekrar uygulamaya girerek aylardır boş olan profil fotoğrafını hemen hoşuma giden bir fotoğrafımla değiştirdim. Evet hareketim onun değişiyle çocukçaydı ama şu an umrumda değildi. Yıllardır hayalini kurduğum o ân gerçekleşmiş ve kendi rızasıyla bana ilk mesajını atmıştı.
....
İş kıyafetlerimi giyinip üstüme dolaptan aldığım trençkotumu alarak odadan çıkıp mutfağa geçtim. Ev halkı çoktan kahvaltı masasındaki yerini almışlardı.
-Günaydın.
-Günaydın. Gel kızım kahvaltı hazır.
-Yok annem. Geç kaldım. Ancak giderim. Mağazada yerim bir şeyler. Hadi size afiyet olsun. Akşam görüşürüz.
-Görüşürüz.
Mutfaktan çıkarken annem de peşime takılmıştı.
-Feride kızım bekle.
-Efenfim anne?
-Dün söylediklerimi düşündün mü? Ne karar verdin?
-Çok düşündüm anne. Babam sorarsa kararı kesin de. Cevabım olumlu.
Madem bir şansım vardı. Bu şansımı geri çevirmeyecektim. Ayağıma gelen fırsatı sonuna kadar kullanacaktım. Önce burnundan fitil fitil getirip sonra kendime aşık edecektim. Ona kim çocuk kim kadın gösterecek sonra da aşkımı itiraf edip yıllardır hayalini kurduğum o yuvaya sahip olacaktım.
🦋🦋🦋
Üç kitaba da hafta da bir gün bölüm gelecektir.
Pazartesi: SAYE
Çarşamba: BİPERVA
Cuma: SERDENGEÇTİ