Selamun aleyküm 🍂🍂
Keyifli okumalar...🍭🍭
-A. Ağabey...
-Ne oluyor lan burada?
Konuşurken bir yandan da yanımıza gelmiş hem ne oluyor demiş hem de cevap vermemize fırsat vermeden Sarp' ın yakasına yapışmıştı.
-Lan ben seni şimdi gebertmez miyim? Lan ben sana kardeşim dedim.
Sarp' a yumruk atıp yere düşmesini sağladığında beklemeden üstüne çıkmıştı. Gözü hiçbir şey görmüyor gibiydi. Bir eliyle boğazını sıkıyor diğeriyle yumruk atıyordu. Gördüğüm görüntü karşısında çığlık atınca ağabeyim bu sefer bana dönmüştü.
-Sen sus. Sana da da sıra gelecek hanımefendi. Biz seni arkadaşında sanalım nerelerde, kimin yanında olduğun belli oldu.
-Ağabey yemin ederim yanlış anladın. Senin sandığın gibi bir yok. Yemin ediyorum burada karşılaştık. Vallahi de Cerenlerdeydim. Ara kocasını sor. Bırak şu adamı , öldüreceksin. Allah aşkına bırak.
-Kes sesini.
-Allah aşkına kimse yok mu! Biri yardım etsin.
Bağırma seslerine pencerelere birileri çıkınca ağabeyim ayaklanmış yerdeki çantamı alıp bileğime yapışmıştı.
-Yürü.
-Ağabey bırak. Çok kötü görünüyor, hastaneye götüreyim.
-Geberip gitsin it.
-Ağabey...
-Kes sesini. Eve gidene kadar sesini duymamayım.
....
Ağabeyim evin kapısını yumruklarken aklım hâla Sarp' daydı. Yarı baygın hali gözümün önünden gitmiyordu. Ağabeyimin çekiştirmesiyle eve gelmiştim. Ama yol boyu onun o bakışları aklımdaydı. Biz giderken onun yaşında iki delikanlı onu oturtmaya çalışıyordu. O da dudaklarını oynatıp " iyiyim, ağabeyinle git" demişti.
O yün için özür dilerken olay nerelere gelmişti. Benim yüzümden, yanlış anlaşılma yüzünden dayak yemişti.
-Patlama geldim.
Annemin sesiyle eş zamanlı olarak kapı açılmıştı.
-Oğlum ne oluyor. Ne alacaklı gibi vuruyorsun?
Ağabeyim kolumu bırakmayıp içeriye çekince annem kapıyı örtmüştü.
-Senin bu kızın hani arkadaşının evindeydi? Hani yemeğe gitmişti?
-Evet. Ceren arayıp izin istedi.
-Tebrikler Suna hanım kızın seni ayakta uyutuyor. Arkadaşım diye erkek arkadaşıyla sokak köşelerinde sürtüyor bu saate kadar.
-Anne yemin ederim yok öyle bir şey. Ağabeyim herşeyi yanlış anladı. İzin vermiyor da doğrusunu anlatayım.Vallahi yok öyle bir şey. Yemin ederim Cerenlerdeydim. Ara sor. Ağabeyime de söyledim Ceren' in kocasını arasın dedim. O onun arkadaşı.
Ağabeyim bana dönmüş elini kaldırırken annem araya girmişti.
-Gördük diğer arkadaşı. Arkadaş diye yanımızda gezdirdiklerimizle fingirdeşiyor haberimiz yok. Ama ....
Ortamda yankılanan tokat sesi ile anneme dönmüştüm. Kendimi bildim bileli annem üç evladına bir fiske bile vurmamışken ağabeyime tokat atmıştı.
-Bir daha sakın! Duydun bu sakın! Feride ya da Ece hakkında böyle bir yakıştırmayı geç imâ da bulunursan seni evlatlıktan silerim. Kaya diye bir oğlum yok sayarım. Kızlarıma bu zamana ne ben ne de babaları el kaldırmadı. Ne de hakaret dahi etmedi. Sen kalkmış bizlerin yapmadığı şeyi kendin de hak mı görüyorsun? Bu evde hiç kimsenin öyle bir hakkı yok. Bu gece ölsem yapmam dediğim şeyi yaptırıp oğluma el kaldırttın ya helal olsun sana.
Annem önümden çekilip yere düşen çantamı vermişti.
-Feride gir kızım odana. Ece sen de ablanla git.
Annemi ikiletmeden odamıza girip kapıyı dinlemeye koyulduk.
-Bana bak seni ben yetiştirdiğim gibi Feride ve Ece' yi ben yetiştirdim. Sen bana bu zamana kadar yalan söyledin mi?
-Hayır.
-Kardeşlerinde söylemez. Feride ne diyorsa doğrudur. Kardeşinin söylediğini senet belleyeceksin. Anladın mı beni?
-Anladım.
-Bugün burada yaşananları babana anlatmayacağım. Dua et baban şimdi evde değil. Yoksa bir tokatla kurtulmazdın.
-Anne...
-Sus! Anne deme bana. Feride genç kız. Yarın öbür gün evlenecek. Hayatında biri elbet olacak. Ağaç kavuğunda bekleyip evleneceği adamı bulamaz ya. Konuşmandan ve bu kadar sinirlenmeden Feride' nin yanında kimi gördüğünü tahmin ediyorum. Aaa benim saf oğlum kardeşine en yakın arkadaşından başkasına emanet etsen gece nasıl uyuyacaksın. Ki diğer konuya gelecek olursak ben o konuyu biliyorum senin sandığın gibi bir şey yok. Gece gece durduk yere hem arkadaşınla hem de kardeşinle aranı bozdun. Şimdi uğraş ki düzelt.
-Be. Ben eve gideyim. Evdekiler bekler.
-Evdekiler demişken. Siz Gizem ile kaç yıl sevgiliydiniz? Kaç yıl sevgili kaldıktan sonra evlendiniz? Gizem' in ağabeyi senin neyindi? Yanlış hatırlamıyorsam üniversiteden sınıf arkadaşındı değil mi?
-Anne...
-Feride gerçek anlamda seni affedene kadar bu eve adım atmıyorsun. Ha arkadaşının yanına uğra ondan da özür dile. Şimdi gidebilirsin.
Kapının kapatılma sesi geldiğinde kapının önünden ayrılıp yatağıma oturdum.
-Telefonumdan Ceren' i arayıp versene.
Kendi telefonunu o sokak da düşürmüştüm. O arbede de almaya fırsatım bile olmamıştı.
-Tamam.
Ece masa da duran telefonunu alıp Ceren ' i arayıp vermişti.
-Alo Ece?
-Benim Feride.
-Feride, ne oldu? Niye ağlıyorsun?
-Şimdi anlatamam uzun hikaye. Sercan' a söyle Sarp' ın yanına gitsin.
-Ne alaka?
-Off. Sorma bir şey. Ağabeyim yolda bizi gördü. Herşeyi yanlış anladı. Dövdü adamcağızı. Yüzü gözü kan içinde. Söyle kocana yanına gitsin. Sonra Ece' den bana ulaş.
-Tamam. Ben sana haber veririm.
Telefonu kapatıp yatağa attım. Annem de bu ânı bekliyormuş gibi odaya girmişti.
-Anne...
-Ece baban geldi kızım. Sen babana bak. Çay istedi. Bir şey belli etmeden çayını ver, yanına da çerez falan koy. Biraz yanında otur. Beni sorarsa da mutfak da işi var de. Biz de anne kız biraz başbaşa konuşalım.
-Tamam anne.
Ece odadan çıkınca annem yanıma gelip oturmuş iki elimi avuçlarının arasına almıştı. Tıpkı Sarp gibi.
-Kızım... Neler oldu sen de bir annene anlat? Biliyorum ki benim kızım bana yalan söylemez.
-Geçen gün ki buluşmayı biliyorsun zaten. Bugün Cerenlere gittiğimde o da oradaydı. Ama yemin ederim benim haberim yoktu. Ceren ' in de yokmuş. Ceren' in eşiyle yolda karşılaşmışlar adam da nezaketen çağırmış. Yemeği zar zor yiyerek hemen ayrıldım, çok oturmadım. Orda kaldığım süre boyunca mutfaktaydım. Ceren mutfağı toplarken diğerleri de balkondaydılar. Bunu fırsat bilip çıktım ordan ama evin yolundayken birden yolumu kesti. O gün buluştuğumuzda söyledikleri için özür diledi.
-Ağabeyin karşında biri var ve konuşuyorsunuz diye bu kadar sinirlenmez. Ne saklıyorsun küçük hanım benden? Dökül bakalım.
-A. Anne....
-Feride!
-E. Elimi tutmuştu. Ama yemin ederim ağabeyim gelmese bile kızacaktım. Benim bir suçum yoktu ki. Sende mi bana inanmıyorsun? Yemin ederim aramızda hiçbir şey yok.
-Ah be kızım. Aranızda bir şey yok biliyorum ama senin kalbinde var. Olmasını istiyorsun ama o konuşmadan sonra nasıl olacak bilmiyorsun.
-Anne çok ağır konuştu.
-Ama pişman. Annesi bugün bizzat kendisi geldi. Oğlum Feride 'yle görüşmek istiyor. Feride evdeyse ben konuşayım dedi.
-Olmaz. Gururumu hiçe sayamam.
-Gururun yüzünden hep mutsuz olmayı mı seçiyorsun?
-O gün yanımda olsaydın sevgi de bir yere kadar derdin.
-Ah şu gençlik... İş işten geçtikten sonra başını çok duvarlara vurursun kızım.
Sesimi çıkarmayıp önüme döndüğümde annem ayaklanmıştı.
-Oğlanın annesi yarın yine gelecek. Ne diyeyim?
-Yok de. Gönlü başkasında de.
-Akılsız kızım.
Annem odadan çıkınca ayaklanmış dolaptan pijama takımı çıkarmıştım. Tam başımı açacağım vakit dış kapının ardı ardını vurulmasıyla odadan çıkmıştım.
-Bu saatte kim böyle alacaklı gibi? Siz durun ben bakarım.
Babamın söylemiyle annemlerle üçümüz arkada kalmış babam kapıyı açmıştı. Babamın kapıyı açması ile görüş açıma Sarp, eniştesi ve Sercan girmişti.
-Hayrola çocuklar bu saatte?
-Hayr Cengiz amca hayr. Allah' ın emri peygamberimizim kavli ile kızın Feride ' yi kendime istiyorum.
🦋🦋🦋