Hayal kırıklığı..Ve tutkunun başlangıcı
Bugün biraz tuhaf hissediyorum .Erkek arkadaşımla birlikte olmaya hazırım. Yani olmasam'da o çok istiyor. İki yıla aşkın bi süredir birlikteyiz. Tabi bunun altı ayın'ı sadece arkadaş olarak geçirmiştik. Ben ilk defa bu kadar ilgiye kendimi bırakmıştım. Belkide hep dip dibe olmaktan kaynaklı.Yada ünlü olmasının da etkisiyle kızların ona ağzının suyu akarcasına bakışlarıydı belki beni etkileyen...
Arkadaş olduğumuz zamanlarda da bana olan ilgisini fark ediyordum. Ama ne bileyim işte bende bunu aşk zannedip zamanla ona çekildim. Her ne kadar ben kendimi öyle hissetmesem de etrafımda daki ilgi akalaka ve iltifatların sayesinde güzelliğimin farkındaydım etrafımda olan hemen hemen bütün erkekler ilgi gösteriyordu 25 yaşında 1/64 boyunda ne kilolu nede zayıf beyaza yakın ten rengim koyu kahve gözlerim uzun dalgalı doğal ve kumral saçlarımla ideallere yakın bir genç kızdım..
Çok şımarık olmamam marko'nun en hoşuna giden özelliklerimden biriydi.
O benim doğallığımı sevdi bende onun bana olan ilgisini. Ama artık dayanamadığının farkındaydım. Otuz yaşında sağlıklı bir erkek olarak bir buçuk yıldır kimseyle birlikte olmamak artık canına tak etmiştir..
Ben doğu kökenli bir ailede büyüdüm. Çok katı kurallı bir şehir, Mardin. Sanırım biraz içime işledi. Ben her ne kadar hazırım desemde daha bir kere bile öpüşmediğim adamın bir buçuk yıllık sabrının mukafatı diye bu gece ona istediğini verecektim.
Hazırlandım giyindim kuşandım evine gittim. Büyük bir parti veriyordu evinde. Bana uysal kedi dediğinden ben kılasik ama bi esprisi var diye kedi kostümü giydim. Göğüs dekoltesi kalçalarıma tam oturan alt kısmı ve gözümdeki maske sayesinde uysallığın esamesi bile okunmazdı. Açıkcası benım de istediğim tamda buydu. İçeri girer girmez bütün bakışların üstümde olduğuna adım kadar emindim..
O öz güvenle içeri girdim. Niyetim sadece makronun aklını başından almaktı. Diğerleri umrumda bile değildi.
İçeri girerken gözüm direk ikinci kata kaydı orda marko annesi ve eski karısı vardı.. Evet benden önce evlenmiş boşanmış. Çocuğu yoktu! Belkide arkasında onları bağlayacak hiçbir sebep olmamasıydı benim için önemli olan..
Gerçi olsada görüşmelerine kızacak kıskanacak biri değildim. Onun etrafında o kadar kadın vardı ki.. Kıskansam onları kıskanırdım. Sanırım bu güvendi yada benim peşimden koşan hep o olduğu için bu kadar rahattım... Yavaş adımlarla merdivenleri çıktım bağırış sesleri geliyordu yukarıdan..
"Marko yalan söyleme ben sana dönmem"
Diyordu annesi ise eski gelinine destek veriyordu. Sebebini bi türlü anlamasamda beni sevmedi istemedi. Bende onunla çok diyaloğa girmemeye karar verdim ve mesafemi hep korudum...
"Marko"
"Hadı ama bella saçmalama bunu neden yaptığını biliyorum. Hayatımda birinin olmasına katlanamıyorsun. Evliyken defalarca bunun için sana yalvardım. Ama sen beni hep erteledin ve şimdi kalkmış bana ne diyosun...
"Bella"
"Hayır, hayır gercekten yalan değil yarın istediğin yere gelip baktırabilirsin inan doğru söylüyorum. Ben hamileyim ve o senin bebeğin üç ay önce bana geldiğin geceden..
!!! Bi an düşündüm ne dedi o üç ay önce bana geldiğin geceden..
"Hamileyim"
Yoo yoo saçmalama mevsim bu kadın defalarca karşına çıktı. Sanki onları sen ayırmışsın gibi sana defalarca sataştı. Bu derece manyak bi kadın. Daha ne yalanlar atar demi ama kendine gel.. Tam yanlarına gidecekken marko' sesi geldi..
"Ben o geceyi hatırlamıyorum sana dokunmadım ben.
"Bana Mevsim, diye diye dokundun marko inan bana yalan değil dediğim gibi istediğin doktora gidip istediğin testi yapabilirim sana..
O an üç ay önce geldi aklıma. Marko bana artık dayanamadığını ve benimle birlikte olmak istediğini söylemiş yakınlaşmıştı. Tam beni öpecekken kendimi geri çekmem hiç hoşuna gitmemişti. Büyük bir kavga etmiştik. Gece boyunca aramalarıma mesajlarıma bile bakmamıştı. Bende kızıp iki gün onunla konuşmamıştım. İki günün sonunda..
"Bir daha böyle bir şey olmayacak seni zorlamayacağım demişti..Bütün gece içtim sızmışım barda dedi.
Bende inanmıştım aklımın ucundan bile geçmezdi ki beni aldatacağı. Gözlerimden yaşlar birikti bana bunu nasıl yapardı.. Yapacaktı madem ayrılsaydı tamamen ona gitseydi dedim.. Bi an düşecek gibi oldum arkamdan makronun arkadaşı..
"Luka.
"Mevsim iyimisin? " dedi ve aniden kolumdan tuttu düşmekten son anda kurtuldum
"İyi değilim"!! derken...
Markonun beni fark ettiğini gördüm bana bakıyordu gözlerimde ki hayal kırıklığını görmüştü Bana doğru bı adım atacakken.. Elimi kadırıdım ve dur işareti yaptım..
"Bitti!!!!
Dedim aniden onunda yıkıldığını gördüm.. Ama benım içim bi tuhaftı.. Kendimi hem ihanete uğradığım için yıkılmış, hemde bu ilişki bittiği için hafiflemiş hissettim.
Bir an önce bu evden çıkmalıyım dedim. Bi hışımla çıktım da arabama doğru giderken Markonun sesini duydum
"Dur!! Dur lütfen beni dinle yalan söylüyor neler yaptığını bilmiyormusun yine bunu yapıyor dedi.. Yavaşca döndüm ve..
"Bana o gece senınle çıplak resimlerini attı. Ama biri kavga ettiğimizi söyledi kesin oda eski evliyken olan resimlerinizi attı diye düşündüm. Çünkü sana o kadar güveniyordum ki. Ama değmezmişsin..
Dedim ve devamını getirmeden arabama bindim. Soluğu hava alanında aldım. Nasıl geldim bende bilmiyorum. Ama midem bulanıyordu. Ben az daha kendimi bu adama teslim edecektim. Biraz daha geç öğrenseydim ya yarın öğrenseydim...
"Aman allahım ben bu kadar nasıl kapatırdım kendimi?.. Diye.
Geçirdim içimden.
Çıkarken üstüme uzun bi hırka aldım. Yolda saçlarımı açtım; Maskemi tamamen unutmuştum. Hava limanına girdim ve hemen bilet almalıydım.. Biletimi înternetten aldım. Sıraya girmek istemedim. Üst kata çıktım arabada kıyafetlerim vardı. Tuvalete girip kıyafetlerimi değiştirecektim. Her ne kadar hırka alsamda bana tuhaf tuhaf bakan insanlardan yeterli olmadığını anlıyordum. Türkiyeye direk uçak yoktu italyadan gitmeyi böyle hayal etmesemde. Bi süre üzaklaşmak iyi gelecekti.. Önce Fransa'ya ordan İstanbula uçacaktım. Asansöre bindiğimde içerde sadece bi kişi vardı. Boyunun uzun olduğunu bakmasamda anlıyordum. Heybetli bir adamdı. Hiç istemesemde gözümden yaşlar akıyordu. O yüzden başımı aşağıya doğru eğdim bakmadım yanımdaki adama .. Tam o anda asansör durdu. Durmakla kalmadı öyle bi sallandı ki kendimi tutamadım. Bi o yana bi bu yana savruldu! Daha doğrusu ben savruldum. O heybetli adam iki eliyle kendini öyle sabitlenmişti ki.. Sanki yerinden kımıldamıyordu. Ne olduğunu anlamadan kendimi adamın kucağında buldum. Birden savrulmanın etkisiyle dudaklarım adamın boynuna değdi, ve orada kaldı.. Onun da benım gibi bi an bocaladığını gördüm. İkimizde aniden kaydık yere düştük yada o düştü çünkü ben onun kucağına düşmüştüm. Göz göze geldik kokusu aklımı başımdan alınca nereye düştüğümü bile anlamadım.. Başımı kaldırdım ve o kara gözlerine baktım o kadar derin bakıyordu, ki bi an kendimi kaybettim.. Sonra marko geldi aklıma intikam almak istedim.. Belkide bu bahaneye sığındım. Nasıl yaptım bende bilmiyorum ama. Aniden adamın dudaklarına yapıştım. Önce tepki vermedi. Ben kalbim çıkacak kadar atarken bile durmadım.. Alt dudağını ağzımın içine aldım. Öpüşmenin nasıl olduğunu bilmediğim için.. İçimden geldiği gibi öptüm. O anda gözleri sanki mümkün müş gibi daha çok karardı. Ve ben acımı da öpmek için kullandığım bahanemi de unuttum. Nasıl oldu bilmem ama kendimi kaybettim. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Ben ne yapıyorum dedim içimden.. Hiç bırakmak istemesem de adam tam karşılık verecekken geri çekildim.
"Ben ben özür dilerim!!
Demeye kalmadan dudaklarını dudaklarımın üstüne bastı. Ve beni öylesine delice öptü ki.. Ne kadar tecrübesiz olursam olayım bu öpücük gerçekten harikaydı. Beni deli edecek kadar kendimi kaybedecek kadar..
O anda asansörün kapısı açıldı hemen geri çekildim. Ayağa kalktım geri çekilmemi beklememiş ve oda öpücüğün etkisinden çıkamamış olacak ki ben giderken tek kelime etmedi. Öylece kaldı orda! Hızla uzaklaştım oradan. Bu adam benim aklımı başımdan almıştı....