30. BÖLÜM

1937 Kelimeler

Kütüphane sabahları en ağır halindeydi. Hava henüz tam ısınmamıştı; taş duvarlar gece boyunca biriktirdiği soğuğu yavaş yavaş salıyordu. İçerideki sıcaklık, dışarıdaki bahar serinliğinden birkaç derece yüksek olsa da, bu fark insanı üşütmekten çok dinginleştiriyordu. Toz zerreleri, doğu pencerelerinden süzülen soluk, gri-beyaz ışığın içinde asılı kalıyordu. Işık o kadar yumuşaktı ki, neredeyse elle tutulur gibiydi; her zerre, sanki kendi küçük yörüngesinde asırlık bir dansa devam ediyordu. Raflar ise gece boyunca daha da koyulaşmış gibi görünüyordu. Ahşap, karanlıkta kendi derinliğini topluyor, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte o derinliği dışarı vuruyordu: koyu ceviz tonları, meşe damarları, yer yer solmuş ceviz cilasının altında beliren gri-yeşil gölgeler. Zemin tahtaları, yılların ayak

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE