4

1569 Kelimeler
"Nereden bulacağız bunları?" Çok az kişinin olduğu koridorda yürürken, Lila'nın sorularına mantıklı cevaplar vermeye çalışan Asel'e kaydı gözüm. Güzelliğine güzellik katmak istercesine makyaj yapmıştı. Bunu hangi ara yaptığına dair hiçbir fikrim yoktu çünkü Gökçen'e planı anlattıktan hemen sonra mekana karar kılmıştık. Spor salonuna uğrayanların dışında, pek kullanılmayan zemin katın tuvaletini seçmiştik. Şimdiyse; tuvalete, kızları kontrol etmeye gidiyorduk. Yürümeyi sürdürürken kolumun tutulmasıyla duraksadım. Lila kaşlarıyla ileriyi işaret etti. "Şu Yargı değil mi?" Koridorun en uç kısmında yere oturmuş telefon oynuyordu. Üstelik yalnızdı. Ayağımıza gelen bu fırsatı değerlendirmemiz gerektiğini düşünerek, yanına aldığı birkaç kızla bekleyen Gökçen'e sınıftan sıraları getirip getirmediklerini soran bir mesaj attım. "Malzemeler yanında mı?" Asel, arka cebinden çıkardığı malzemeleri uzattığında geri ona ittim. "Sende kalsın." Telefonum titrediğinde Gökçen'den mesaj geldiğini düşünerek açtım. Yanılmamıştım. Her şeyin hazır olduğunu bildirdiği mesaja planı devreye soktuğumuz ve mesaj attığımda bu koridorun uç noktasına kızları göndermesiyle ilgili bir cevap yazdım. Telefonumu cebime koyarken, bir yandan da kızlara ne yapacağımı söylüyordum. "Şimdi, ben onun yanına gideceğim ve bir şekilde onu oyalayacağım. Size verdiğim işaretle arkasından gizlice yaklaşıp, onu etkisiz hale getireceksiniz. Tamam mıdır?" Kızların onayını alır almaz onları geride bırakarak Yargı'nın yanına yaklaştım. Ayak ucuna gelip durana kadar kafasını kaldırıp bakma zahmetinde bile bulunmamıştı. Yüzümdeki tatlı olduğunu sandığım gülümsemeyle ona bakarken, karnına çektiği bir ayağını ileriye uzattı. "N'aber?" Yüzündeki boş ifade yerini şaşkınlığa bıraktı. Ona normal şekilde davranmamı beklemediği aşikardı. Gülümsemem iyice genişledi. Yerden kalkmak için hamle yaptığında elimi uzattım. Bakışları elime kaydığında, şaşkınlığı iyice arttı. Büyüyen gözleri elim ve yüzüm arasında gidip geldi. Sonunda elimi havada bırakarak ayaklandı. Sırtını duvara yaslayıp, kollarını göğsünde birleştirdiğinde "Ne istiyorsun?" diye sordu. "Bir şey mi istemem lazım?" dedim kaşlarımı çatıp dudaklarımı sarkıtarak. "Ne diye geldin o zaman yanıma?" Yüzüme takındığım gülümsemeyle bir adım yanına yaklaşarak aramızdaki mesafeyi azalttım. Elimi havalandırarak koluna yerleştiriğimde, en az onun kadar kendim de yaptığıma şaşırmıştım. Normalde yapmadığım hatta yapmayacağım hareketleri şimdi sergilemem tuhaftı. Bu cesaretin nereden geldiğini sorgulamam lazımdı. Fakat sorgulamaya üşeneceğimi bildiğimden umursamadım. "Seninle bir konu hakkında konuşmak istiyordum." dedim cilveli bir ses tonuyla. Bu yaptığım hareketleri mümkünse plandan sonra unutmak istiyordum. Elimi kolundan çekerek duvara yasladım. Şuan filmlerdeki gibi bedenim ve duvar arasında kalmıştı. Tek fark bunu yapanın erkek olması gerekirken, ben yapıyordum. Alayla gülme isteğimi bastırmak amaçlı, dudaklarımı ısırdım. Hayır, hayır... Çocuğun yüzüne doğru gülmemeliydim, şimdi olmazdı. "Ne konuda?" Kafasını ne kadar aşağı eğmiş olursa olsun, kafamı belli açıyla kaldırmak zorunda kalmıştım. Kıstığı gözleriyle beni süzüyordu. "Yasama Yürütme ben-" demiştim ki ne olduğunu anlayamadan kendimi duvar ve onun arasında kalmış vaziyette buldum. Kollarını iki yanıma yaslayarak, üzerime doğru eğildiğinde tek kaşını kaldırdı. İşte şimdi diziler, kitaplar ve filmlerdeki gibiydi. "Yasama Yürütme mi?" Yüzünü buruşturmuştu. Beynimin bir tarafı; sinirlendiğinden değil, bu pozisyonu az öncekine tercih ettiğinden yer değiştirdiğini söylüyordu. Şu karizma meselesi miydi acaba? Çünkü o karizma birazdan çizilmekten ziyade çökecekti. Kafamı yana yatırarak, kızları görebileceğim bir açı yakalamaya çalıştım. Fakat o da aynı şeyi yaptığı için bu ilk denememde mümkün olmadı. Gülerek diğer yana yatırdığımda, tekrar aynı şeyi yaptı. Bozulan sinirlerimle istemsizce güldüm. Ne yapmaya çalışıyordu acaba? Şansımı bir kez daha kullanmayı düşünsemde, tekrarlayacağını bakışlarında görmüş bundan vazgeçmiştim. Aklıma gelen en mantıklı şeyi yaparak, kolumu yavaşça beline sardım. Temasımla bedeni kaskatı kesilmişti ama bunu es geçerek omzunun üzerinden görebildiğim kadarıyla kızlara harekete geçmeleri işin işaret verdim. Sarılmayı uzatmanın manası olmadığını düşünüp geri çekildimde "Yargı," dedim sakince. "Evet?" dedi merakını belli eden ses tonuyla. Gözleri parlıyordu. Lila ve Asel'in arkasından yaklaştığını gördüğümde sırıttım. Eterli mendili koklatmalarından hemen öncede, el sallayıp mırıldandım. "Güle güle." O ne olduğunu anlamayarak kızların zorlu tutuşu eşliğinde yeri boylarken, Lila arka cebindeki katlanmış kese kağıdını alıp Yargı'nın suratına geçirdiğinde gülmemek imkansızdı. Gülme işini çok fazla uzatmayıp, kimseye yakalanmadan ve zorlanarak da olsa Yargı'yı lavaboya götürmeyi başarmıştık. Sınıftan getirdiğimiz sıralara bağlama işini Gökçen üstlenmişti. "Nasıl bayılttınız?" diye sordu kalın ipi iyice sıkarken. "Eterle." dedim çok normal bir şeymiş gibi. "Eteri nereden buldunuz kızım?" Lila beni işaret etti. "Annesi doktor, gece onun eşyalarını karıştırıp ordan yürüttük." "Siz çok fenasınız." Gözlerini kısarak bize kısa bir bakış attıktan sonra işine döndü. Omuz silkip az önce Yargı'nın cebinden düşen telefonun ekranını açtım. Şifre olmaması beni derinden hayretlere düşürürken ağzımı kocaman açtım. Bugün şans fazlaca bizden yanaydı. Vakit kaybetmeden son arananlara girip, isimlere baktım. Annem, babam, kız kardeşim, abim şeklinde giden listede Mükemmel Tuğra ismini görmemle kaşlarımı çattım fakat sorgulamamayı seçtim. Mesaj kısmına girerek Tuğra'ya nerede olduğunu merak ettiğimle ilgili bir mesaj attım. "Bakın burada ne varmış?" Asel, elindeki küçük çantayı sallayarak bağlı olan Yargı'nın yanına yürüdü. "Ne varmış?" "Tabii ki makyaj malzemesi." dedi. "Burada da mı makyaj düşünüyorsun?" diyerek sitem ettim. "Ya, kanka saçmalama. Onlara makyaj yapacağım." Lila gülerek bana baktı. "Bir onlar kalmıştı zaten makyaj yapmadığın." Tuvaleti gülüşlerimiz ve acıklı makyaj mağduru anılarımız inletirken, elimdeki telefonun titremesiyle mesaja baktım. Gönderen: Mükemmel Tuğra Yalın şerefsizini ikna edemedim, kendim kantine gidiyorum. Yalnız olması daha iyiydi. Gönderilen: Mükemmel Tuğra "Bırak şimdi kantini, zemin kattaki lavabonun oraya gel." Mesaj gecikmedi. Gönderen: Mükemmel Tuğra Bekle üç beş on dakikaya geliyorum. Göz devirip telefonu kapattım. "Makyajı birazdan yaparsınız, önce diğerlerini alalım." Telefon konuşmasını kızlara özet geçtim. Sonrasında Tuğra'yı beklemeye başladık. Bu sırada onu nasıl bayıltabileceğimizi düşündük ve duyduğumuz ayak sesleriyle hızla karar verip Asel'le lavabonun köşesindeki girintiye saklandık. Lila'ysa lavabodan yeni çıkmış süsü vererek, Yargı'yı arayan Tuğra'nın yanına doğru yürümeye başladı. Tuğra telefonla uğraşırken, cebimdeki telefonun titrediğini hissettim. Yüksek ihtimal Yargı'ya nerede olduğuna dair mesaj atmıştı. Kendi kendine "Nerede bu ya?" diye söylendiğinde Lila "Bir şey mi dedin?" diyerek atağa geçti. "Yargı'yı gördün mü?" Tuğra'nın, Lila'ya sanki normal arkadaşıymış ve okulun ilk gününden onu rezil etmemiş gibi davranması şaşırmama neden olmuştu. Umursamazca cevap verdi. "Lavaboya girdiğini gördüm." Tuğra kafa sallayıp, bizim olduğumuz yere yöneldiğinde kendimi geriye çektim. Dudaklarımı oynatarak Asel'i geldiğine dair bilgilendirmeyi ihmal etmemiştim. O, mendili hazırlamaya koyulduğunda adım sesleri iyice yaklaşmış, Tuğra yanımızdan geçerek erkekler tuvaletinin olduğu koridora dönmüştü. Çevik bir hareketle yerimizden ayrılıp, tam lavabonun kapısının önündeyken mendinli burnuna dayadık. "O neydi kız?" Garip bir şiveyle konuşan Tuğra, kendisini tutan olmadığı için küt diye yere düştü. "Etermiş ya la." Bayılıp kafasını yere çarpmadan önce söylediği son sözler bu oldu. Kendimi tutamayarak kahkaha attım. Eter kafası yaramamıştı. Tuğra'da uyguladığımız taktiğin aynısı Yalın'da da uygulamış, onu bayıltırken biraz zorlanmıştık. Sebebi ise, ne kadar eter dökersek dökelim sadece gözleri kaymış ve sersemlemişti. Bir türlü yere düşmediğinde üçümüz de çıldıracak raddeye gelmiştik. En sonunda, ben elime aldığım süpürgenin sapını kafasına geçirmiştim fakat ne kadar kalın kafalıysa artık bu bile etki etmemiş, Asel'in nerden bulduğunu bilmediğim masa tenisi raketini iki üç kez vurmasıyla nalları dikmişti. - "Bir-iki tane de şöyle çekeyim kanka." diyerek kafalarına makyaj için çıkartmak zorunda kaldığımız kese kağıdını tekrar geçirdi Lila. "Yargı'yım, yargısız eter yaparım." Yargı'nın kafasındaki kese kağıdında yazanı okuduğumda kahkaha attım. "Yalın Bulut'um, eteri çekince uçuyorum." Gülmekten karnım ağrıyacak duruma gelmişti. Çok alakasız ve saçmalardı ama bulunduğumuz anda gülme isteğimi bastıramıyordum. Dudaklarını ısırıp gülüşümü bastırmaya çalışırken, Tuğra'nın kese kağıdında yazanı okudum. "Selam canım ben Tuğra eterli Can'ım." Gökçen, "Bunlar ne ya çıldıracağım." diyerek soluksuz kahkahalar atıyor, Lila her açıdan fotoğraflarını çekiyor, Asel ise onların üzerinde başka ne deneyebilirim diye düşünüyordu. "Ay durun bu makyaj bunları açmadı. Biraz daha koyu ton yapayım." Asel oturduğu lavabo mermerinden kalkıp arkasını silkeledi. Yüzündeki şeytani gülüş ve elindeki makyaj malzemeleriyle geldiğinde geriye çekildim. Önce kese kağıdını çıkardı, sonra üçlünün pembe tonlarında boyanmış dudaklarının üzerine koyu kırmızı ruju sırayla sürdü. Az önce kıvrıştırdığı kirpiklerine siyah maskarayı, birden fazla kez sürdüğünde Yargı başta olmak üzere kıskanılacak kadar güzel olmuşlardı. Ne yalan söyleyeyim, benim kirpiklerimden havalı duruyorlardı. Yanaklarına sürdüğü allık, göz kapaklarına sürdüğü far, ve çektiği eyeliner ile kız gibi oğlan tabirine cuk diye oturmuşlardı. Cidden kız olasalar, peşlerinden koşan çok olurdu. "Yine mükemmelliğimi konuşturdum."diye böbürlenen Asel'in hakkını yememek lazımdı. Makyaj konusunda üstüne kimseyi tanımıyordum. Lila "Harikasın." diyerek güldü. "Bir daha söyle." "Harikasııın!" diye tekrar etti. "Egomu tatmin ediyorsun, lütfen bir kez daha." Topluca "Harikasın." diye bağırdığımızda kese kağıdını kafalarına geri geçirip hepimize öpücük attı. Birden Tuğra inleyerek "Işığı açın." dediğinde parmağımla işaret vererek herkesin susmasını sağladım. Demek uyanıyorlardı ha! "Nerdeyim ben?" "Yalın?" "Tuğra?" "Ne oluyor lan neredesiniz?" diyen Yargı elinin bağlı olduğunu fark ederek "Elimi niye bağladınız gerizekalılar!" diyerek adeta kükredi. "Asıl benim elimi niye bağladınız?" Sesin geldiği yöne dönen Tuğra'nın ses tonu öylesine komik çıkmıştı ki kendimi daha fazla tutamayarak kahkaha attım. Kızlar da bana eşlik ettiğinde, olayları yeni yeni idrak eden üçlünün küfülerini duyuyordum. "Açın!" Lila, kızlara işaret verdiğinde kafalarındaki kese kağıtlarını çıkarttılar. Asel, makyajın yanı sıra dediğini yapmış saçlarını da küçük lastik tokalarla tek tek bağlamıştı. Her ne kadar öncesinde görmüş olsam da ilk kez görüyormuşcasına güldüm. Tuğra sağındaki Yalın'ın halini gördüğünde sinir bozucu bir kahkahayı koyuverdi. Tuğra'nın çıkarttığı sesle irkilen Yalın, bize diktiği sinirli bakışlarını Tuğra'ya çevirdiğinde yüzündeki kızgın ifadenin yerini kocaman gülüşe bırakmıştı. "Bu durumda neye gülüyorsunuz?" Yargı, hepimizle tek tek göz teması kurmayı bıraktı. Kafasının omzunun üzerinden yana yatırarak, birbirlerine gülen arkadaşlarına baktı. Yüzü şaşkınlıkla tuhaf bir hâl alsa da kendini toparlayarak, gülmemek için dudağını ısırdı. Fakat bu sadece birkaç saniyelik çözüm olmuştu. Üçünün sinir bozucu kahkahaları, bizim kahkalarımızla karışırken kızlarla yumruk tokuşturduk. Kahkahaları da uzun sürmeyen Yargı olayı anladığında gözlerini fal taşı gibi açarak küfür etti. Sonrasında küfürlerine devam ederek durumu arkadaşlarına da bildirdi. Lila, fotoğraf çekimini sürdürürken "Hemen onları sil." Tarzı söylemlerini kulak ardı etmiştik. İşimiz artık bittiğinde, "Fotoğraflarınıza okulun internet sitesinden ulaşabilirsiniz." dedim sırıtarak. Alayla söylediğim sözlerden sonra Yargı kesik kesik nefes alarak "İyi plan olmuş." dedi ve ekledi. "Fakat âlâsını biz yaparız." Gülümsedim. Bu, daha fazlası var diyen bir gülümseyişti. "Gelin kızlar, çıkalım. İşimiz bitti." Ve arkamızdan ettikleri küfürleri, bağırışları duymadan; onları elleri kolları bağlı bir şekilde bırakıp dışarı çıktık.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE