bc

GÖLGEDEKİ SURET

book_age18+
412
TAKİP ET
3.5K
OKU
billionaire
dark
love-triangle
family
escape while being pregnant
fated
forced
opposites attract
second chance
dominant
badboy
mafia
heir/heiress
drama
tragedy
sweet
bxg
serious
kicking
lucky dog
campus
office/work place
childhood crush
enimies to lovers
secrets
musclebear
love at the first sight
addiction
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Arda, telefonumu elinde tutarken başparmağıyla ekranı hafifçe kaydırdı.

Yüzündeki o kendinden emin, umursamaz ifadeyi silip atmak istedim. Ama yapamazdım. O her zaman böyleydi. Her şeyi bilen, her şeyi gören biri gibi.

Ve en kötüsü, her zaman haklı çıkıyordu.

Telefonu bana uzattığında, gözlerim refleksle ekranına kaydı.

Boğazım düğümlendi.

Ekranda yıllardır değişmeyen bir fotoğraf vardı.

Mezuniyet sergimin son günü.

Sergi salonunun yüksek tavanlarından süzülen beyaz ışık, duvarlara asılan eserleri yumuşak gölgelerle sarıyordu. Ben o an farkında bile olmadan, birisi bizi çekmişti—Arda’nın heykele bakarken, benimde Arda'ya..

Heykelin tam önündeydim.

Ve yan profilde net bir şekilde görülen Arda Karahan.

Sert çenesi, belirgin elmacık kemikleri ve kaşlarının gölgelediği o çelik kadar sert bakışlarıyla, heykelin önünde dimdik duruyordu.

Kolları göğsünde bağlıydı, vücudu sert bir şekilde gerilmişti ama gözleri—işte orası farklıydı.

Derin, keskin, her ayrıntıyı analiz eden bakışlarıyla heykeli inceliyordu. Sanki yalnızca bir sanat eserine değil, daha fazlasına bakıyordu.

Bana, en derinlerime.

O an ne hissettiğimi hatırlıyordum.

Sanki her şey durmuştu.

Sanki Arda orada, yalnızca bir heykeli değil, beni çıplak gözlerle soyuyordu.

Onunla o zaman tanışmamıştım bile. İsmini bilmiyordum. Ama hissediyordum.

O adam tehlikeliydi.

Ve yıllar sonra bile, hâlâ tehlikeliydi.

“Demek hâlâ değiştirmedin.”

Sesindeki tını, koyu ve yumuşaktı ama aynı zamanda derinden gelen bir alay barındırıyordu.

Telefonu elinden kapar gibi alıp ekranı hemen kapattım, ama Arda’nın gülümsemesini hissettim.

“O fotoğrafı neden hâlâ saklıyorsun, Livia?”

Kaşlarımı çatarak, dudaklarımı sıktım.

Bu defa beni alt etmesine izin vermeyecektim.

“Seni ilgilendirir mi ki?” dedim, sesim kararlıydı ama içimde bir şeyler titriyordu.

Arda hafifçe başını yana eğdi, gri gözleri bir avcı gibi yüzümde gezindi.

“Birinin eski bir fotoğrafı saklaması için üç sebep vardır.”

Cebinden sigarasını çıkarıp yavaşça dudaklarına götürdü. Sonra, çakmağını çıkarıp tek hamlede yaktı.

Dudaklarının arasından çıkan duman, sıcak ama soğuk olan havaya karışırken bana baktı.

“Ya unutamamıştır…” dedi, sigaranın ucunu külle doldururken.

“Ya pişmandır…”

Ve sonra, çakmağı kapatıp bana doğru eğildi.

Yüzüme o kadar yakındı ki nefesini hissedebiliyordum.

Sesini alçaltarak sonuncuyu söyledi:

“Ya da… hâlâ istiyordur.”

Nefesimi tuttum.

Sanki yer ayağımın altından kaydı.

Kaçmam gerekiyordu.

Ama kıpırdayamadım.

Gözlerim, onun gözlerinden kaçamadı. Ellerim, iradem dışında kenetlenmişti.

Arda, bana daha fazla yaklaşmadı. Sadece baktı.

Sonra, sessizce bir kahkaha attı.

“Eğer hâlâ istiyorsan…” dedi, sesi dalga geçer gibi ama aynı zamanda içten bir karanlık barındırıyordu.

Parmaklarını çeneme dokundurdu, başımı hafifçe kaldırdı.

Ve dudaklarını alaycı bir şekilde kıpırdattı:

“…sadece söylemen yeterli, Prenses.”

O an, sıcak ve buz gibi bir şok dalgası vücuduma yayıldı.

Bir şey söylemek istedim. Ama kelimeler boğazımda düğümlendi.

Arda ise daha fazla beklemedi.

Sigarasının son dumanını üfleyerek arkasını döndü ve çatıdan çıkıp gitti.

Ben ise orada kaldım.

Ellerim hâlâ titriyordu.

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
1.Geri Dönüş
Gökyüzü sonsuz bir grilik içinde uzanıyordu. Uçağın penceresinden dışarı baktım; altta bulut kümeleri yavaşça kayıyor, gökyüzünün mavisi yerini donuk bir boşluğa bırakıyordu. İstanbul’a yaklaşıyorduk. İçimde belirsiz bir ağırlık vardı. Beni neyin beklediğini biliyordum. Annemin kaygılı bakışları, babamın yorgun sessizliği, çocukluğumun geçtiği ama artık bana ait olmayan o ev. Bu şehir… Yıllarca özlediğim, ama şimdi geri dönmenin boğucu ağırlığını hissettiğim yer. Yıllar önce buradan gidişimle, dönüşüm arasında ne kadar büyük bir fark vardı. O zamanlar hayallerim vardı. Harvard’da son yılımı tamamlıyor, dünyaya açılmaya hazırlanıyordum. Ve sonra… Onu tanıdım. Arda Karahan. İsmine bile fazlaca takılıyordum hâlâ. Sanki biri adını söylediğinde, içimde uyuyan bir şey aniden uyanacakmış gibi. Kendi kendime tekrar etmiştim, yüzlerce kez. Bitti. Bitti. Bitti. Ama gerçekten bitmiş miydi? Onun yanındayken nefes almak bile farklıydı. Bir adamın bakışlarının, bir insanın dokunuşunun bu kadar etkili olabileceğini daha önce hiç bilmiyordum. O, karşıma çıkan herhangi bir adam değildi. Arda’nın varlığı, etrafındaki her şeyi büküp kendi eksenine çeken bir fırtına gibiydi. Sessiz, ama yıkıcı. Ve ben, o fırtınanın tam ortasında kalmıştım. Yanağımı pencerenin soğuk camına yasladım. Telefonum elimdeydi. Parmaklarım istemsizce kilit ekranına dokundu. Son mesajım hâlâ oradaydı. “Beni gerçekten umursadıysan, sen de yazarsın.” İki ay geçti. Yazmadı. Bir insan nasıl böyle kaybolabilir? Nasıl hiçbir iz bırakmadan hayatımdan çekilip gidebilirdi? Biliyorum, gitmek zorundaydım. Beni bağlayan, ailem için geri dönmemi zorunlu kılan şeyler vardı. Ama en azından uğraşabilirdi. Bir kez olsun, geri dönmem için bir sebep verebilirdi. Vermedi. Ben de pes ettim. Kabin memurunun sesi anons sisteminde yankılandı: “Sayın yolcularımız, İstanbul Havalimanı’na iniş için alçalmaya başladık. Lütfen kemerlerinizi bağlayınız…” İç çekerek doğruldum. Pencereden baktığımda, bulutların arasından şehrin siluetini gördüm. İstanbul… Eskiden bana ait olan, ama artık tanımadığım bir şehir. Geri dönüyorum. Ama kim olarak? Ona âşık olan, ama unutulmaya mahkûm edilen kadın mı? Yoksa geçmişini geride bırakıp, kendine yeni bir hayat kuracak olan Livia mı? Bilmiyorum. Belki de ikisi de değil. Belki, bambaşka bir hikâye başlıyordur.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

CEHENNEM MAZGALI+18

read
8.5K
bc

Ayrılan YOLLAR +21

read
185.1K
bc

YIRTICI EVLİLİK |+18|

read
172.7K
bc

KÜÇÜK AĞA [HALEF +21][KUMA]

read
17.9K
bc

Kahpenin Kızı +18

read
6.0K
bc

Sahte Karım

read
384.6K
bc

Köle

read
72.9K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook