37

249 Kelimeler
  Diriliş Kolonisi    Eski kapı yerine daha göz alıcı bir kapı yapılmıştı Gene’in odasına. Kartı okuttuğumda kapının açılmasını bekledim. Hızla içeriye girdim. Yine karşıda oturmuş karanlığı ve yıldızları seyrediyordu. Önce bana doğru bir ışık süzmesi yaklaştı. Bu Kass’ti.   “Gel,” dedi Gene. “Gel yanıma otur.” Belimdeki kemere sıkıştırdığım silahı çıkartıp ona doğrulttum. Hiç korku ifadesi belirtmeden gülümsedi.   “Bir gün bunun yaşanacağını biliyordum,” dedi. Hiç aldırmadım söylediklerine. Yüzüme gülümseyerek konuşmasına devam ediyordu.   “Bunu senin gibi biri yapamaz,” duraksıyor “Sen bunu yapamazsın Crash. İnsanları yazdıklarında öldürürken bile tereddüt ediyorsun.”  Yazdıklarımı okuduğunu bilmiyordum. Yine hiçbir şey söylemiyorum.  “Sen annemi ve babamı öldürdün,” diyerek bağırıyorum. Elimdeki karta baktığını anlayabiliyorum.   Kapının ardından kartını çaldığım görevlinin sesini duyunca Gene beni hemen banyoya doğru götürüyor. “Sakın buradan  çıkma,” diyerek fısıldıyor. Gitmeden önce elimdeki kartı asılıyor.   “Kartım kayıp efendim, bilgisayarıma sinyal geldi. Birisi bütün kolonide dolaşıyor.”  “Dolaşan bendim,” diyerek kartı ona doğru uzatıyor. “Al, burada düşürmüşsün,” görevliyi odasından gönderdikten sonra bana fısıldıyor.   “Çıkabilirsin,” Elimdeki silahı yere bırakarak odadan çıkmak için kapıya doğru yürüyorum.   “Bu olmadan gidemezsin,” diyerek gülümsüyor. Bana kendi kartını uzatırken: “Bu işe bir daha kalkışma evlat.”  Odama doğru yürürken anneme verdiğim sözü tutamadığım için kendimden utanıyorum. Büyük umutlarla üzerinden kalktığım kahverengi koltuğa tekrardan oturuyorum. Ailemin resmini elime alarak annemin gözlerinin içine bakıyorum. “Bu gece onu öldüremedim anne,” diyerek fısıldıyorum. İçimdeki bütün intikam ateşi üzerine su dökülmüş gibi sönüp gidiyor.                                
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE