20

711 Kelimeler
~7. Bölüm~ "- Efendim! Büyük elçiliğin emrine göre sizi tutuklama kararı aldık. Lütfen bizi takip edin." demişti üzerinde siyah takım elbise olan şık giyimli bir adam. Papa Nico Astelo neler olduğunu anlamadan takip etti onları. Dışarıya çıkarıldığında , büyük bir kalabalık onları bekliyordu. Papa'nın elleri kelepçelendi ve pencereleri koyu siyah filmli bir arabaya bindirilip götürüldü. Papa'nın dışarıyı görmesini engellemek için camlar içeriden de filmlenmişti. Papa fazla dayanamayarak, kuzeyinde duran, siyah takım elbiseli, ellerinde ismini bilmediği bir silah tutan ve siyah gözlüklü görevliye seslendi. "- Neler oluyor? Lütfen bana anlatın." siyah takım elbiseli adam, önce ellerini kulaklarında takılı olan kulaklığa götürdü ve arkasını döndü; fısıldamaya başladı. Papa Nico onu duymuyordu sessiz konuştuğu için. Papa tekrarladı "-Neler oluyor? Birisi bana anlatabilir mi?" yine kimse bir şey dememişti. Papa sinirinden kıpkırmızı kesilmiş, büyük bir umutla birisinin konuşmasını bekliyordu. İçlerinden bir görevli gözlüğünü çıkararak, Papa'nın yanına oturdu. "- Bakın efendim! Size hiçbir bilgi veremeyiz bu yasak!" Papa'nın içinde yanan ufak bir umut ışığı, görevlinin sözleri ile sönmüştü. Arabanın içinde yaklaşık iki saatini geçirmişti Papa Nico Astelo. iki saatin sonunda araba duraksadı. Kapı dışarıdan açıldı ve Papa'nın dışarıya çıkması sağlandı. Papa kafasını dışarıya çıkardığında, geldiği yeri tanımıştı. Burası " Ahamelum" geçidiydi. Bu geçit " Ahamel'in ölüler diyarından girip çıkmasını sağlayan gizli bir yerdi." İki görevli Papa'yı kollarından tuttu ve onu geçide doğru götürdüler. Papa'nın yüz ifadesinde korku ve heyecan karışımı vardı. Gözleri korkudan sabit bir noktaya bakmıyor, adeta her yeri gözetliyordu. Uzun dar bir koridorda yanıp sönen beyaz loş ışıkları aldırmadan yola devam ediyorlardı. Sonunda bir kapının önüne geldiler. Papa'nın kollarını sımsıkı tutan görevliler birden bire ortadan kayboldu. Kapı Papa'ya açıldı. İçerideki manzara biraz ürkütücüydü. Yanan ateşler, çığlık atan insanlar arasında Papa kaybolmuştu. Tekrardan iki görevli Papa'nın yanına geldiğinde onu ateşlerin arasından bir odaya getirdiler. Kapının ardında tanıdık iki yüz vardı. Papa bu yüzleri görünce sevindi. Kapının ardındaki Hades ve Ahamel, Papa Nico Astelo'ya oturmasını söyledi. Papa büyük bir korku ile "- Şuan ben neredeyim?" diyerek sordu. Hades ve Ahamel büyük bir kahkaha atmışlardı umursamaz bir tavırla. "- Ölüler diyarında, yeraltı şehrindesin" diyerek sözünü bitirdi Hades. Ahamel çok geçmeden söze atıldı. "- Bak Nico seni buraya getirmemizin sebebi büyük efendimizdir. Kraliçemiz Kassandra'yı oradan kurtarmanın bir yolunu bulmalısın." Papa bir müddet düşündü. "- Hades'in, Kassandra tarafında olduğunu bilmiyordum" diyerek söylendi. Ahamel "- Konumuz o değil!" Bize o kızın kanı gerek" Papa birden fazla dil biliyordu, Hades de öyle. Tekrardan yineledi Papa, Hades'e dönerek. "Ostendam autem vobis quem timeatis, timeta eum qui, postquam occiderit, habet potestatem mittere in gehannam, ita dico vobis, hunc timeta: (Kimden korkmanız gerektiğini söyleyeyim size: Kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atan Tanrı'dan korkun. Evet, sizlere ondan korkmanız gerektiğini söylüyorum, O'ndan korkun. ( Luka İncili, 12: 2-9) Bu sözlerini söylemişti Papa Nico Astelo. Hades Papa'ya büyük bir öfkeyle bağırdı. "- Kimden korkacağımızı bize öğretme!" Ahamel, Papa'nın kollarından tutarak onu havaya kaldırıp, aşağıdaki cehennem çukuru gibi yanan ateşlere doğru eğdi. "- Sana son uyarımız, bize yardım edecek misin?" Papa çaresizce bunu kabul etti. "Papa Nico Astelo çok bilgili ve her şeyden haberi olan bir adamdı." Ahamel, Hades ve Papa karşılıklı oturdular. Olan biteni anlattılar Papa'ya. Ahamel tekrardan söze girdi. "- Seberum ile kıza (Kaily'e) yapmadığımız kötülük kalmadı. Kız çok güçlü. Ayrıca ona kırk gün boyunca yaklaşamayacağımız o cümleyi söyledi bize. Efendimiz Kassandra çok kızgın." Papa bir müddet düşündü ve "- Kıza sevdiği şeyler kılığında yaklaşın ya da rüyalar yoluyla arkadaşlarına bulaşın." Ahamel söyleneni yapmak isterdi fakat bu planları daha öncede uygulamışlardı, Papa'ya "- Haklı olabilirsin ama bu planı biz de uyguladık. Defalarca kıza babası gibi yaklaştık, arkadaşı gibi yaklaştık. Bize daha farklı planlar lazım, farklı planlar..." diyerek sözünü bitirdi. Papa tekrardan derin düşünceler arasında kayboldu ve "- O zaman kızı kaçırın!" diyerek yineledi. Ahamel ve Hades şok bir ifade takınarak Papa'ya baktılar. "- Kaçırmak olmaz, hem Hermes'in her şeyden haberi var. Hayır, hayır bu asla olmaz. Kızı daha buraya getirmeden Tanrıların laneti bizi de o sandığa katar." diyerek bu fikre katılmadığını bildirdi Hades. Papa Nico Astelo düşünmek için izin istedi ve ona ayrılan karanlık bir odaya gönderildi. Papa Nico karanlık odayı yaptığı bir düzenekle aydınlatmıştı. "- Bu haince planları nasıl yapabilirler?" diyerek kızgınlığını ifade etti Athena, Hermes'e... Hermes "- Bilmiyorum ama bunun çaresine bakmalıyız." diyerek Olimpos'a doğru gitmek için izin istedi... Athena ona "Kader seni nereye götürürse götürsün şunu unutma; herkes kendi kaderini kendi yazar..." ~Bölüm Sonu~
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE