Gece henüz tam anlamıyla sona ermemişti. Saat dört civarında, puslu ve soğuk havada, sığınağın içindeki loş ışık duvarlara titrek gölgeler düşürüyordu. Yüksek dağların arasında, izbe bir mağara, bir örgüt lideri için güvenli bir kaleydi. Yıllardır süren çatışmalar, onu sürekli tetikte olmaya zorlamıştı. Yatağından doğrulup oturduğunda, zihni anında planlar, şüpheler ve endişelerle doldu.Sabahın ilk ışıkları, mağaranın girişine ulaşırken içeride hareketlilik başladı. En yakın adamları, liderin karşısına dizildi. Silahlarla donanmış bu adamlar, ona hem sadakatle hem de korkuyla bakıyordu. Lider, gözlerini teker teker hepsinin üzerinde gezdirdi. Düşman saldırıları, yeni katılımlar, kayıplar ve iç ihanetler… Hepsi masaya yatırılmalıydı. Otoritesini korumak için en ufak bir zayıflık göstermemel

