Kurmay Yüzbaşı Yıldızhan, yıllarca sadakatle hizmet ettiği vatanı için artık düşman gözünde bir hain, kendi gözünde ise bir gölgeye dönüşmüştü. İçine sızdığı örgütün güvenini kazanmak için verdiği tavizler, yüreğinde ağır bir yük olmuştu. Ancak bu defa mesele sadece görevi değildi. Rehineler arasında kan kardeşi Teğmen Yavuz da vardı. Ve zaman daralıyordu. Yıldızhan, karanlık dehlizlerden geçerek örgütün saklandığı harabe binaya ulaştığında, içeriden gelen boğuk sesleri duydu. Birkaç adım attığında, çırpınan bedenlerin yankısı kulağına çalındı. Beton zemine oturtulmuş rehinelerin başında silahlı adamlar bekliyordu. Onların arasında tanıdığı bir siluet gördü. Yorgun ama dimdik durmaya çalışan o adam, Teğmen Yavuz’du. Kan kardeşi… Omzundaki kan lekesi, aldığı darbelerin izlerini açıkça göst

