6.BÖLÜM: ''GÜNEŞ'İN İSYANI''

1197 Kelimeler
Bu çocuğun basketten başka amacı yoktu herhâlde diye düşünmüş sonra, bana neyse deyip yeniden derse odaklanmıştım. Bir ara hoca Yiğit’e tebeşir fırlatıp ilk günden de böyle olmaz ama diye fırçadan sonra bizimkini uyandırmıştı. Yiğit çantasını karıştırıp büyük ihtimalle defter kalem arıyorken bana dönüp sordu. ‘’Fazla kalemin var mı Güneş?’’ Ona bakıp okula mı geliyorsun pavyona mı diye çemkirecekken birden korkum gün yüzüne çıkmış yutkunmuştum. Şimdi yok desem kafayı bana takar mıydı acaba? Var desem de ee yok ki olmayan kalemi nasıl vericem, diye ikilime düşünce artık ne kadar süre geçtiyse ona gözümü kırpmadan bakıyordum. Elini kaldırıp gözlerimin önünde sallayan Yiğit, ‘’Hu, dünyadan Güneş’e, hayırdır kızım alt tarafı kalem istedik neye daldın bu kadar?’’ dedi. ‘’VAR,’’ dedim hızlıca. Sesim yüksek çıkmış olacak ki hoca dönüp bize baktı. ‘’Ne oluyor çocuklar?’’ ‘’Bende anlamadım hocam, Güneş arkadaşımız nedense bugün iletişim kurmakta güçlük çekiyor,’’ diye güzelce beni şikayet eder gibi açıklayan Yiğit gözlerini benden çekmemişti. ‘’Affedersiniz hocam,’’ deyip elimdeki kalemi hemen Yiğit’e verdim. Aynı anda hoca tahtaya soru yazmaya devam etti. Hemen kafamı Yarene çevirip kalem istedim ve bana kalemliğinden çıkarıp bir tane verince bende derse odaklandım tekrar. ‘’Kâğıtta lazım,’’ diyen sese gözlerimi kapayıp sabır diledim. Korku morku da bir yere kadardı yani. Ultra sakin kişiliğim arada yükseliyordu bende insandım sonuçta canım. Çok yükselme sen yine de Güneş, Yiğit kara delik olup yutmasın seni, diyen iç sesimi duymazdan gelmeyi çok isterdim ama maalesef yapamadım. ‘’Tabii,’’ dedim Yiğit’e, defterimden kâğıt koparıp ona dönmeden sıranın üstünden ittim. Yiğit’in gözlerini üstümde hissediyordum. Hemen kâğıda uzanıp derse odaklanmaya başladı, göz ucuyla ona baktığımda dudaklarında arsız bir sırıtma vardı. Gül sen gül Yiğit Efendi. Son gülen iyi gülermiş. Sonrası ders ve teneffüs şeklinde devam etti. Ara ara uyuyan Yiğit bazı hocaların gözünden kaçamayınca benden kâğıt istemeye devam etmişti. Neyse ki çok fazla göz kontağı kurmadan ve kısa cevaplarla günümü geçirmiştim. Çıkış zilini de duyar duymaz Yarenle bir hışım sınıftan çıkmış bazılarının ne işleri varsa artık diye hayret cümlelerini işitmiştik. Okulun ilk haftaları böyle süre gelirken artık sınavlarımız da başlamış yeniden yoğun tempoya girmiştik. Ben okulda olabildiğince uzunlardan kaçıyordum. Ama artık üçünün Yaren ve bana tuhaf bakışlar atması galiba bir şeylerden kıllandıklarının habercisiydi. Yine de bir şey anlayacaklarını sanmıyorduk. Tam gaz kaçmaya devam ediyor zaten kafamızı da pek testlerden kaldıramıyorduk. Hayat cidden hayatını belirleyecek olan lanet sınav yılında cinayete tanık olanlara çok zordu arkadaşlar. Gerçi cinayet mi cinayetse de bizim uzunlar mı işledi orası pek meçhuldü ama bu işe kafa yormak deveyi hendek atlatmaktan daha zordu diyerek uzak kalıyorduk. Ara ara aklımı kurcalasa ve uzunların bizi kaçırıp işkence eden kabuslar görsem de bir şekilde hayat devam ediyordu. Ta ki ben artık her şeyden yıldığım yoğunluktan başımı bile kaşıyamadığım zaman dilimlerin birinde sinir krizi geçirene kadar. Evet, ultra sakin kişiliğim buraya kadardı yani. ‘’Eh yeter be!’’ diyerek coşmuş, odamda oturduğum sandalyeden bir an da fırlamıştım. Yarenle ders çalışıyorduk. Ve zorbalık temalı bir paragraf sorusunda birden aydınlanma yaşayınca kendimi coşkuyla fırlarken bulmuştum. Yaren birden korkuyla, ‘’Ne oldu?’’ diye sordu baş parmağını damağına vuruyordu. ‘’Yetti bunların zorbalığı Yaren, elimizdeki kanıtları kullanıcaz,’’ dedim. ‘’Kızım ne zorbalığı ne kanıtı? Yine ne diyorsun, ne gördün bebeğim sen?’’ diyen Yaren bıkmış sesi ve bakışlarıyla bana bakıyordu. ‘’Ne demek ne zorbalığı yahu? Günlerdir onu ver Güneş, bunu unuttum Güneş, bu kitabını alıyorum Güneş, sınavda kopya versene Güneş… yani benim de sınırım var canım bu çocuğa he dediğim kadar kendime he dememişimdir hayatım boyunca. Korkudan her şeye he derken buluyorum kendimi yahu. Hayır sıraya camış bünyesi yüzünden sığamıyorum zaten. Sıradan taşıyor Yaren ya bense emanet gibi kaldım çok zor durumdayım ya.’’ İsyanım durmaz içimde coşarken, bana sadece gözlerini devirdi. Bir de yakın arkadaşım diyorum. Kankaların yüz karasısın Yaren. Kesin bilgi. Yayın. ‘’Kızım abartıyorsun resmen. Hayır yani sen de ezdirme kendini ya. Bak bana Yusuf’a yüz veriyor muyum? Hayır. O da camış ama emanet gibi oturan ben değilim, o. Sende korksan da belli etme ya, vur ensesine al ekmeğini.’’ ‘’Hee Yiğitte ne vur ensesine al ekmeğidir ya zaten,’’ dedim bir de sen çok biliyorsun bakışları atıyordum. ‘’Belli etme diyorum kızım basit kural. İçinde fırtınalar kopabilir ama dışın durgun bir su misali olmalıdır. Okay?’’ Bir de bana anladın mı bakışı atıp göz kırpıyor yahu. ‘’Ben bunları tehdit edicem.’’ ‘’Ne?’’ ‘’Tehdit edicem.’’ ‘’Ay sen iyice uçtun ha.’’ ‘’Hiçte bile Yaren, bundan sonra zorba benim. İzle gör bak.’’ Kararlı bakışlarla dimdik durunca Yaren de geri adım attı. ‘’Bak sakın beni karıştırma Güneş tamam mı kankacım, n’apıyorsan yap hiiiç bulaşamıcam valla,’’ derken bir elini kendisine doğru kaldırmış kafasını çeviriyordu. Sonra sandalyesini döndürüp testine gömüldü. Dedim değil mi kankaların yüz karası Yaren! Neyse verdiğim kararla daha bir mutlu oturdum sorularımın başına. Yarın ilk işim o Yiğit’in isteklerini ağzına tıkmak olacaktı. Üstelediği gibi de yapıştıracaktım tehdidimi. Başlasın Güneş’in intikamı diyerek gülümsedim. Ertesi gün okulda öğle arasına kadar hocalar bizi rahat bırakmıştı tabii test çözme koşuluyla. Başımızda hoca olduğu için zorunlu herkes soru çözüyordu. O yüzden pek Yiğit ve çetesiyle muhatap olmamıştım. Gerçi Yiğit bir ara yine mi bilinçaltıma koyan bu çorabı giydin diyerek sataşmıştı ve ben de ona çemkirmek isteyip, şimdi hoca varken bu konulara giremeyeceğim için çorabın ten rengi gibi göründüğünü ama aslında kalın bir kumaşı olduğunu söylemiştim. Çünkü bir çorap meselesidir gidiyordu bende ağız tadıyla bir ağzının payını veremiyordum en iyisi anlasın ve sussundu. Ama sustu mu? Susmadı. ‘’Kalınsa madem niye bu kadar sek-‘’ deyip durdu. Dişlerini sıkmıştı. ‘’Niye böyle gözüküyor bu çorap?’’ ‘’Yahu böyle üretmişler işte n’apacaksın boş ver,’’ desem de vermiyordu anasını satayım. Ultra sakin kişiliğimi bozduracaktı illa. ‘’Bakayim bir?’’ ‘’Ne?’’ ‘’Şşşş, konuşma kendi aranda,’’ diyen hocaya baktık hepimiz. ‘’Testini çöz haydi çocuğum,’’ dedi direkt bize bakan hoca. Hemen önümdeki test kitabına döndüm ama dişlerimin arasından tıslar gibi konuştum. ‘’Sapık mısın be nereye bakıyormuşsun sen?!’’ Yanımdan bir yutkunma sesi gelince göz ucuyla baktım ona. O da testine gömülmüş bana cevap vermemişti. Nihayet öğle arası gelince rahat bir nefes aldım ve Yarenle yemek kartlarımızı alıp yemekhaneye gittik. Yemeklerimizi yedikten sonra kahve içmek için kantine gidecekken, cüzdanımı almadığımı fark edince ‘’Sen git, geliyorum hemen,’’ dedim Yaren’e. ‘’Saçmalama kızım benden olsun niye boşuna gidiyorsun,’’ dese de ‘’Tuvalete de gidicem zaten gelirim hemen,’’ dedim. Sınıfa yaklaştığımda kapısı az biraz aralıktı ve yaklaşıkça sanki Yiğit’in sesini duymaya başlamıştım. İçimdeki merak duygusu beni beladan belaya sürüklemesine rağmen istemsizce durmuştu adımlarım. Kapıya yaklaştım ama duvar kısmında bekledim. ‘’Mesaj gelmiş yine,’’ diyen ses Yusuf’a aitti. Ne mesajı diye kaşlarımı çatıp mırıldandım kendi kendime. Galiba sınıfta sadece uzunlar vardı. Fırsat bu fırsat diye düşünüp tehditlerim için sınıfa dalacak gibi oldum fakat dün akşamki kararlılığım nereye uçtuysa bir türlü bulamadım. Ben dudağımı kemire dururken Yiğit’in sesi tekrar geldi kulaklarıma. ‘’Kamera işini hallettiğime eminim abi bu kimse taşak geçiyor bizimle.’’ Kamera mı? Aha bunlar o geceki olaydan konuşuyor olmalılar. Hadi kızım Güneş, sıra senindir. Ya şimdi yaparsın ya da ilelebet susarsın diye kendimi gazlayıp içeriye girdim. ‘’Lan üstümüze ka-‘’ Birden içeriye atlayıp kapıyı ardımdan kapatınca Mert konuşmasını yarıda kesti. Yiğit ve Yusuf bana dönmüş afallayan bakışlarla bakıyorlardı. Onlara doğru -havalı olduğumu da düşünerek- yavaşça yürüdüm ve kollarımı göğsümde bağlayıp sonunda yapmak istediğim şeyi yaptım. ‘’Ne yaptığınızı biliyorum.’’
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE