18. Bölüm

1244 Kelimeler
Aralık ayının son günlerinde olduğumuz için hava erkenden kararıyor ve biz okuldan çıkana kadar epey karanlık oluyordu. Tiyatro işi cidden hiç iyi değildi. Berke üzerine ceketini geçirirken ben büyük atkımı boynuma ve başımın bir kısmına doladım. Kesinlikle donuyordum ve Berke'yi incecik ceketle görmem daha çok üşümeme neden oluyordu. Sessizce okuldan çıktık. Bu provada Lara'nın dediği gibi kimse yoktu ve ortam beklediğimden daha gerici olmuştu. Neden bu kadar takıldığımı bilmiyordum ama her yapamadığım sahne için avucumun içini tırnaklamıştım ve şu an bir sürü minik yara avucumun içindeydi. "Sence de çok garip değil miydi? Sadece ikimizin çalışması." "Pek umrumda olan bir şey değil." Berke cebinden sigara çıkarırken derin nefes alıp ilerlemeye devam ettim. Kafam epey doluydu. Konuşmak istiyordum ama kelimelerim aklımın içinde yapışıp kalmıştı sanki. Dilime ulaşamıyor, cümle kuramıyordum. Aklımda dönüp dolaşan yapışkan cümleler bir yandan da beynimi yiyen canavarlara dönüşüyordu sanki. Kendi kendime düşüncelerimle boğuşurken Berke konuşmaya başladı. "Lara hakkında bir şey biliyor musun? Nasıl biri sence?" Bakışlarım istemsizce ona döndü. Sesi ne kadar duygusuz çıktıysa yüzü de aynı şekildeydi. Soğuk havanın getirisi ile yüzü hafif pembeleşmişti ama hala sert ve keskin tavrını koruyordu. "Bana karşı her zaman iyiydi. Her zaman yardım etmeye kalktı. Bana destek oluyor." Yürümeyi kesip bana döndü ve karanlıktaki tek yeşil şey olan gözlerini gözlerime dikti. Ciddiyetinin mi yoksa soğuk havanın etkisi mi bilmiyorum ama titremeye başladım. "Onda iyi şeyler sezmiyorum, Dila. Ne olur ne olmaz hemen güvenme ona." Gözümü devirip ilerlemeye devam ettim. Saçmaydı ya. Neden kötü biri olabilirdi ki? "Saçmalama Berke. Ben evime geldim sen de hava iyice kararmadan git hadi." Ona el sallayarak cebimden anahtarımı çıkartarak evin kapısını açtım. Sorunları halının altına altına süpürerek onlardan bir süreliğine kurtulacağıma inanıyordum. Yani en azından biraz zaman kazanabilirdim herhalde? Yılbaşı için ailemden zorla izin almış, hep beraber bizimkiler ile oturmaya başlamıştık. Tabii şu anlık sadece Bartu, Alkın ve Berke vardı ama olsun. "İlk defa beraber yeni yıla giriyoruz." Alkın kulağıma konuşurken onu onayladım ve gülümseyerek döndüm. "Umarım son da olmaz." "Olmaz, olmaz." Telefonum titrerken kaşlarım çatık bir şekilde birazcık Alkın'dan uzaklaştım ve telefonumu açtım. Mesajlar Lara'ya verdiğim hattandı. Anonim: Dila yanıma gelmen gerek. Anonim: Tuvaletteyim. Siz: Aynı mekanda mıyız? Anonim: Evet, Berke beni davet etmişti. Kaşlarım çatık bir şekilde Berke'ye baktım. O da telefonuna bakıyor ve bir şeyler yazıyordu. Burada biri yalan söylüyordu ve o kişi Berke değildi. "Ben bizimkilere bakayım bir. Geleceğim şimdi." Alkın'ın yanağından öpüp ayaklandığımda Berke ile göz göze geldik. Ardından Bartu'nun kötü bakışlarıyla karşılaşsam da bir şey demeden hızlıca tuvaletin olduğu tarafa ilerledim. İçeride sadece Lara vardı ve elinde siyah bir peruk ve yüzünü kapatabilecek bir maske vardı. Tuvaletin kapısını sertçe kapatıp şaşkınca ona döndüm. "Bunlar ne? Ne yapacaksın bunları?" "Şşt sessiz ol. Senden bir şey rica edecektim." Elindeki maske ve peruğu bana verdi ardından ellerini kollarıma koyup biraz eğildi ve gülümsedi. "Benim birkaç dakikalığına gitmem gerek. Bunlara göz kulak olabilir misin?" "Tamam da bunlarla ne yapacaksın?" Gözünü devirdi ve aynaya bakıp gülümsedi. "Anonim dediğin gizlenir. Bu yüzden aldım onları." Bana el sallayıp tuvaletten çıkarken elimde peruk ve maske ile kalakaldım. Olayın saçmalığına mı takılmam gerekiyordu yoksa Berke ile buluşacaklarına mı bilemiyordum. İçimdeki kötü his beni kemirirken aynaya döndüm ve kendimi inceledim. Bu sıralar stresten kilo verdiğim için yüzüm çökmüştü sanki. Tuvalete biri girerken istemsizce gerildim ve perukla maskeyi arkama sakladım hemen. Adenle karşılaşınca istemsizce rahatlamıştım. "Selam! Neden o garip şeyleri taşıyorsun?" Gülerek arkamdan çıkardım ve ona gösterdim. "Im... kılık değiştireceğim. Eğlenceli olur diye düşündüm." Elimdeki peruğu alıp başına yerleştirdi ve aynadan kendisine bakarken konuştu. "Garip bir fantaziymiş ama kararlarına saygım var." Gülerek peruğu bana uzatırken aynaya baktı ve hafif yaptığı makyajına tam puan verdiğini belli eden bir ifadeyle gülümsedi. "Şimdiden iyi yıllar." "Sana da kuzum." Bana sıkıca sarıldıktan sonra tuvaletten çıkıp gitmişti. Daha ne kadar burada Lara'yı bekleyeceğimi düşünürken Lara geldi ve nefes nefese elimdeki peruğu alıp başına geçirdi. "Çok teşekkürler Dila. Ne kadar önemli bir şey yaptığını bilemezsin." Anlamsızca elimdeki maskeyi de ona uzattım ve omuzlarımı silktim. "Bir şey değil." Bana göz kırparken onu tuvalette yalnız bırakıp ilerlemeye başladım ama içimdeki bir his nedensizce buradan çıkmam gerektiğini söylüyordu. Birkaç dakika hava alırsam her şey düzelecek gibiydi. Binanın arka tarafına çıktım ve köşedeki duvara yaslanarak derin nefes aldım. Minik minik kar taneciklerinin yağdığını görebiliyordum ama o kadar az yağıyordu ki tutması imkansızdı. Belki de ihtiyacım olan tek şey kardı. Binanın diğer duvarının tarafından ses gelmeye başladığında kaşlarımı çatarak başımı uzattım. Lara, dediği gibi maske ve peruğu takmıştı. Pek farklı görünmüyordu ama kafasına büyük bir şal da örttüğü için farklı da sayılırdı. Berke ile onları yan yana görünce kaşlarım çatıldı. Cidden Berke mi teklif etmişti Lara'nın buraya gelmesini? O zaman neden bana iyi bir insan olduğundan pek emin olmadığını söylemişti? Sinirle arkamı dönerken başka bir ses duymamla yerimde kalmam bir oldu. Bartu'nun sesi değil miydi bu? Daha fazla yanlış anlaşılmamak için sessizce ön tarafa ilerledim ve o sırada Simge ve Deniz'le karşılaştım. "Sonunda geldiniz be! Yeni yıla beraber giremeyeceğiz sanmıştım." İkisine de sırayla sarıldım. Simge derin nefes alarak konuştu. "Öncelikle Deniz uyuyakalmış. Sonra saat geç oldu diye biz de taksi ile gelmeye karar verdik. Şansımıza tekerlek patladı ve yürüyerek gelmek zorunda kaldık. Çok yoruldum çok!" "Aaa ne olmuş yürüdüysek? Spor yapmış oluruz." Deniz olaylara iyi yönden bakmaya çalışırken Simge mırıldandı. "Spor yapmış olurmuşuz. Bu havada spor mu olur be?" "Tamam kızlar sorun yok. Hadi içeri girelim de ısınalım." İkisinin de ortasına girip kollarına girdim ve beraber yürümeye başladık. Tabii Deniz makyajım bozuldu mu acaba diye sorunca bizi zorla tuvalete götürmüştü ve neredeyse on dakika daha oyalanmıştık. Sonunda bizimkilerin yanına gittiğimizde Bartu dik bakışlarını bana fırlatıyordu ama onu pek önemsemedim ve önümüze koyulan içeceklere uzanıp bir yudum aldım. "Yeni yıla ikiyüzlü insanlarla girmek nasıl bir his?" Bartu ortaya soru atarken onu umursamayıp başımı Alkın'ın omzuna yasladım. "Bartu senin götüne ne batıyor acaba?" Deniz dik bakışlarını Bartu'ya atarken Alkın'ın eline uzanıp tek tek parmaklarına dokundum. Olayın büyümesini istemiyordum. "Her boku yiyen onlar suçlu benim." "Haddini fazla aşıyorsun, Bartu. Aşma." Ayaz'ın net sesi tüylerimin ürpermesine neden olurken Alkın'ın omzundan doğruldum ve gözlerimi kırpıştırdım. "Açıklayamayacağım şeyler yaşıyorum şu aralar ama yakında, hazır olduğum ilk anda anlatacağım ve sen de pişman olacaksın Bartu. Alkın'ı neden Berke ile aldattığımı sanıyorsun?" Kızlar şaşkınca bana bakarken Alkın sessizliğini koruyordu. "Ne? Aldatmak mı? Hem de Berke ile?" Simge şaşkınca bana ardından da Berke'ye baktı. Tamam, onlar saçma şeyler düşünmüşlerdi ama beni bununla suçlayamazlardı çünkü Alkın'ı aldatmıyordum. Hayatta yapmazdım. "Çünkü hep Berke ilesin. En son ne zaman Alkın hakkındaki gelişmeleri duydun? Duymadın çünkü aklın Berke'de." "Saçmalık. Alkın anlatmak isterse hemen yanına gideceğimi biliyor. Aklım Berke'de falan da değil." Berke ceketini alıp üzerine geçirirken sinirlendiğini biliyordum. Bir yanım sakinleşmesi için ona destek olmak isterken diğer yanım yerimde oturup karışmamamı söylüyordu. "Siktiğimin suçlamaları bittiyse daha önemli işlerimi halletmeye gidiyorum. Ve Bartu... ben sadece kızlarla yatarım ama gidip kardeşimin sevgilisiyle falan yatmam. Aşk bana göre değil. Bunu aklına sok." Berke giderken yerime iyice sinmiştim. Yeni yıla kötü girersek cidden kötü geçer miydi acaba? Çünkü kesinlikle bok gibi girecektim ve yapmadığım bir şey yüzünden suçlanıyordum. Hem de en sevdiğim insanlardan biri tarafından... Anonim: Hattı Dila'ya vereceğim. Ben bunu yapamıyorum. Onda olması daha iyi. Berke: Aman ne iyi tercih. Başımdan gidiyorsun demek. Çok sevindim. Anonim: Evet gidiyorum. Bu günleri özleyeceksin... Son görülme 21.43 Anonim: Keşke ilk sana aşık olsaymışım. Alkın'dan ayrılamıyorum... çünkü onun sevgisine de alıştım ●tek tik Anonim: Ama bu engel değil. Biz her zorluğun üstesinden gelebiliriz çünkü birbirimizi tamamlıyoruz... ●tek tik Anonim: Alkın birlikteliğimizi bilmeyecek merak etme ●tektik Anonim: Acilen tiyatroda birbirimizi öpmemizi bekliyorum ●tek tik Anonim: Seni seviyorum, Yeşil Ay. ●tek tik
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE