MEDYA:ÖYKÜ ÇETİN
Bölüm şarkısı:Buray - Sevme beni
LAVİNYA....
Arkasına bakmaktan gitmişti. Yanımdayken deli gibi korkuyordum ondan. Ama gitmesini de istemiyordum. Araftaydım. Ne söyleyeceğimi nasıl davranacağımı bilmiyordum. Bir süre dizlerimin üstünde oturdum.Kokumu içine çektiğinde içimde bir umut yeşermişti.Ama canımı yaktığında yeşeren umudumu çekip koparmıştı. Her an duygularım değişiyordu. Onu görmeyi o kadar çok istemiştim ki. Ama beni ARAFTA bırakıp gideceğini nerden bilecektim ki. Ona ne hissediyordum ben? İçimdeki tarifi olmayan acı da neyin nesiydi? Ellerimi saçlarıma götürüp geriye doğru attım.Sızlayan alnıma elimi koydum. Canım çok yanıyordu. Zor da olsa ellerimden destek alarak ayağa kalktım. Kapıyı açıp koridora tekrar çıktım. Etrafıma baktım kimseler yoktu. Lavabo ya girdim. Aynada yüzüme baktım. Alnım kızarmıştı. Gözlerim kızarmıştı.iğrenç gözüküyordum. Soğuk suyu açıp yüzüme çarptım. O kadar iyi hissetirmişti ki su birdaha yüzümü yıkadım.Musluğu kapatıp peçete aldım. Yüzümü silip Seçillerin yanına doğru yürüdüm.
"Öykü nerdesin Allah aşkına her yerde seni aradık.Hiçbir yerde bulamadık. Ali hala seni arıyor!!" diyip boynuma sarıldı. Bende ellerimi beline doladım.
"Biraz hava almak istedim. Kusura bakmayın haber vermeyi düşünemedim." yine yalan söylemiştim. Ama şuan konuşacak durum da değildim. Tabi ki Şeçil'e anlatacaktım. Ama o gün bugün değil!! Aklıma Urasın dediği şey geldi.
"Yalan söyleyenleri sevmem LAVİNYA!!"
LAVİNYA.... Anlamını bilmediğim bu kelime içime işlemişti. Ama canımı yakması beni çok üzmüştü. Gözümden benden izinsiz çıkan gözyaşlarım içimdeki acıyı alıp gitmiyordu. Yüzümde hissediğim yumuşak eller gözyaşlarımı sildi. Seçil'in bana üzgün gözlerle bakması beni üzmüştü.
"Öykü ne oldu neden ağlıyorsun?" o sırada Ali abi geldi.
"ÖYKÜÜÜÜÜ!!!" koşup bana sarıldığında önce şaşırdım. Bir süre öyle kalınca bende kollarımı ona doladım.
"Nerdeydin sen!! " dudaklarını saçlarıma değdirip öptü. Kolları beni sararken yüzüme baktı.
"Neden ağlıyorsun Öykü? Ne oldu anlat bana?" gözlerimi gözlerinden çekip kafamı eğdim. Beni saran kollarını geri çekti. Onların gecelerini de mahvetmiştim. Eğlenmek istemiştik. Benim yüzünden gecelerinin mahvolacağından habersiz geldiğim yerden gitmek istiyordum.
"Eve gitmek istiyorum" ikiside kafasını salladı. Ali abi kolunun altına beni çekti. Seçil çantaları alırken çıkışa doğru ilerledik.
Uras TÜRKOĞLU
"BANA NE YAPIYORSUN LAVİNYA!!!"
"NE OLUR BENİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMA BUNA CAN DAYANMAZ LAVİNYA!!!"
Gözlerimi açtığımda arkadaşının Öykü ye birşeyler söylediğini gördüm. Birbirlerine sarılıp bir süre öylece durdular. Arkadaşı elini Öykü nün yüzüne götürünce gözlerimi kapattım. AĞLIYORDU!!! Bu görüntü içimi yakmıştı. O an gözünden akan yaşları elimle silmeyi çok istedim.Onun canını yakmıştım. Elimi cama vurup bağırdım. O an çenesini sıkan parmaklarımı kırmak istedim. Yanına gitmeliyim ayağa kaldığımda yanlarına giden birini gördüm. Az önce vurduğum cama alnımı dayadım. O çocukta kimdi? Yoksa sevgilisi mi? Bu düşünce beni delirtmişti. Peş peşe cama vurdum. Adam Öykü ye sarılınca Öykü'nün karşılık vermesini istemedim.
"BUNU BANA YAPMA LAVİNYA!! O ADAM SEVGİLİN OLMASIN NE OLUR SARILMA!!"
Olmuştu işte kollarını dolamıştı. Bitmişti.. Hiçbirşey başlamadan bitmişti. Sadece bende kalan 10 dakika önce söylediği ismi....
Nefes alamıyordum. Ne ara içime işlemişti o mavi gözler. Neden bu kadar üzülüyordum. Benim sadece kokladığım şaçlarına öpücük kondurmuştu.Ben kokusunu çekerken bile kıyamamıştım ona. Kokusunu bile zorla içime çektiğim kız karşımda sevgilisiyle sarmaş dolaş. Delirmiş gibiydim elime geçen herşeyi yerle bir ettim. Sonkez onlara bakıp oradan uzaklaştım. Odama çıktıktan sonra kapıyı sertçe kapattım.
"İLK DEFA OLUYOR LANNN İLK DEFA!!!"
İlk defa olan neydi? Kendim bile daha kabul etmemiştim. Neden kıskanmıştım? neden gözyaşı döktürdüğüm için kendime lanet etmiştim?Ben kendi canımı bile sevmiyorken canını yakmaktan kendime lanet ettiğim kızın canını mı sevecektim!!
Ben Uras TÜRKOĞLU!! Affetmek kitabında olmayan KARANLIK adam. Şimdi kendini affedebilecek miydi?Elime aldığım içki şişesini kafama diktim.
Herşey farklı olabilirdi. Ama madem sevgilisi var artık olmazdı. Söylerken bile acı çekiyordum!! Kaç gün daha sürecekti bu acı?? Ya hiç geçmezse? Buna dayanamazdım.. Elimdeki içki şişesini yere bıraktım.Sanki nefes alamıyordum gömleğinin düğmelerini açtım. Sık sık nefes almaya başladım. Oturduğum yerden kalkıp camı açtım. Soğuk hava yüzümü yalayıp geçerken içime soğuk havayı çektim. Gökyüzüne baktım. Benim gibi KARANLIKTI!! Ya gecenin gündüzü..? Öykü 'nün gözleri gibi MASMAVİ....
O GÜNDÜZDÜ.....
BEN İSE GECE....
GECENİN GÜNDÜZÜ LAVİNYA..
ÖYKÜ ÇETİN
O gecenin üzerinden 2 gün geçmişti. Hem ruhumda hemde bedenimde hasar bırakan Uras' ı birdaha görmek istemiyordum. O gün Seçil ve Ali abi çok soru sormamışlardı. Konuşmak istediğimde zaten onlara anlatacaktım. Bunu bildikleri için üzerime gelmemişlerdi. Hem ne anlatacaktım ki onlara. Ben bile anlam verememiştim o geceye. Gözlerindeki manasız bakışlarımı anlatacaktım? Yoksa benim canımı yaktığını mı?
Dün izinli olduğum için sahile gitmiştim. Masmavi denize bakıp aklımdakileri dalgalara anlattım belki içimdekileri alıp gider diye ama olmadı. İçimdeki ateşi söndüremedi Deniz!! Kokusuna hayran olduğum adam beni çok üzmüştü. Benim üzüldüğüm gibi o da üzülüyor muydu acaba? Canımı yaktığı zaman gözlerinde gördüğüm hüzünlü bakış aklımı çok karıştırıyordu!! Gerçekten benim için üzülmüş müydü?
Ali abi dün akşam Eskişehir'e dönmüştü. Aklının bende kaldığını isterse dönüş tarihini uzatabileceğini söylemişti. Ama ben iyi olduğumu söyleyip bir şekilde onu göndermiştim. Beni çok sevdiğinin farkındaydım. O benim hiç doğmamış Abimdi. Seçil gibi o da benim için çok değerliydi. O gece bardan çıktıktan sonra kardeşi gibi beni kanatlarının altına almıştı. Gözlerinde görmüştüm benim için endişelendiğini.Kafamı kaldırdığımda restoran a geldiğimi farkettim. Bütün düşüncelerimi arkamda bırakıp içeri girdim. Giyinme odasına inip üstümü giydim.Saçlarımı elimle düzelttikten sonra yukarı çıktım.
Sabah biraz yoğun geçmişti. Yemek yemeğe bile fırsat bulamamıştım. Mehmet Bey yine yardıma Ülkü'yü göndermişti. Sonra fırsat bulup yemeğe gönderdi bizi. Suan tabağımdaki yemekle oynuyordum. Canım hiçbirşey yemek istemiyordu.Ülkü' nün sorusuyla kafamı kaldırdım.
"Öykü alnına ne oldu" aklıma gelince suratımı astıktan sonra cevap verdim.
"Kapıya çarptım"
"Çok kötü gözüküyor canım yaa!! Daha dikkatli ol bundan sonra." gülümsedi. Zoraki gülümsemeyle bende gülümsedim. Yemeğimiz bittikten sonra Mehmet Bey Ülkü 'yü mutfağa gönderdi. Bende salona geçtim. Mehmet Bey yanıma geldi. Telaşlı gözüküyordu.
"Öykü buranın sahibi geliyormuş. 3 kişilik masa hazılamamızı istedi. Senden isteğim hiç bir sorun çıkmaması olur mu? Çünkü gelenlerdir biri Hale hanım"
"Merak etmeyin Mehmet Bey hiç bir sorun çıkmayacak içiniz rahat olsun" bu sözü kendimede vermem gerekiyordu. Ne derse desin ne yaparsa yapsın susacaktım. Mehmet Bey benim için herşeyi yapmıştı onu kırmayacaktım. O kıza sabredecektim. Bunu aklımın bir köşesine yazdıktan sonra masayı hazırlamaya başladım.
Servis tabaklarını masaya koyduktan sonra bir adım geri çekildim. Herşey kusursuz gözüküyordu. Mehmet Bey masaya gelip baktı.
"Harika gözüküyor Öykü aferin sana" kafamı sallayıp gülümsedim. Saatine bakıp 10 dakikaya burda olacaklarını söyledi. Biraz heyecanlanmıştım. Patronu merak ediyordum. Onlar gelmeden önce lavaboya gitmem gerektiğini anladım.
"Mehmet Bey misafirlerimiz gelmeden önce ben lavabo ya gidebilir miyim? Kafasını sallayıp onayladı. Hızla lavaboya doğru ilerledim. İşlerimi hallettikten sonra ellerimi yıkayıp aynaya baktım. Alnımdaki yara canımı sıkmıştı. Elimi alnıma koydum
" Herşey geçecek!!! "
O sırada Mehmet Bey'in sesini duydum. Kapıyı açıp dışarı çıktım.
"Hadi Öykü misafirlerimiz geldi hızlı ol salona geç. Sorun istemiyorum unutma.!! Kafamı salladım. Salonun kapısının önünde durup nefes alıp geri bıraktım. İçeri girdiğimde iki adam arkası dönük oturuyorlardı. Karşılarında da Hale vardı.Servis yapacağım içeceklerin tepsisini elime aldım. Hale benim geldiğimi görünce yüzüme iğrenir gibi baktı. Tepki vermeden masaya doğru ilerledim.Burnuma gelen kokuyla arkasında durduğum adama yaklaştım. Tam önünde durup yüzüne baktım. Uras TÜRKOĞLU!!!! Beni görünce şaşırıp ayağa kalktı.
"Senin ne işin var burada!!" Hiç birşey demeden kafama yere eğdim. Hale konuşmaya başladı.
"Benim sana dediğim kız bu Uras onu kovmanı istiyorum!! Ağzım açık Hale ye baktım. Ne yani buranın sahibi?? URAS TÜRKOĞLU MU? Gözlerine baktığımda öfkeli gözleri beni korkutmıştu.Elimde tuttuğum tepsiyi neredeyse düşürecektim. O sırasa Mehmet Bey yanımıza geldi.
"Bir sorun mu var Uras Bey" Mehmet Bey 'in gözleri beni bulunca kafamı sağa sola salladım.
"ÇIKIN DIŞARIIIII!!! Uras bağırınca herkes korktu. Kimse ne olduğunu anlamayınca herkes birbirine baktı. Hale ve karşısındaki adam ayağa kalktı.Kapıya doğru ilerlemeye başladılar. Ben olduğum yerde kalmıştım. Hareket bile edemiyordum. Mehmet Bey kapıyı işaret ettiğinde bir adım attım.
" SEN KALIYORSUN ÖYKÜ" odadan çıkmak üzere olan herkes bana döndü. Bende şaşkınlıkla Uras'a baktım. Sonra kafa mı çevirdim. Mehmet Bey sorarcasına yüzüme bakıyordu.
"HERKES DIŞARI DEDİMMM!! herkes dışarı çıkıp kapıyı kapattı. Tam önümde durup gözlerime baktı.
"Söyle bana KİMSİN SEN?"
Korkuyordum...
"B-Ben anlamıyorum" ağzımdan sadece bu kelime çıkabildi.
" Neden sürekli karşıma çıkıyosun?"
Sesi o kadar gür çıkmıştı ki olduğum yerde sıçradım. Bir adım geriye gittikten sonra kafamı kaldırıp karşımdaki adama baktım. Gözlerinde anlam veremediğim bakış beni daha da korkutuyordu.
"B-ben gerçekten anlamıyorum. Ne demek istediğinizi anlamıyorum" Gözlerine bakıp söylediğim bu kelime ile daha da sinirlendi. Elimdeki tepsiyi hızlıca kavradı ve duvara fırlattı.
"BANA YALAN SÖYLEMEEE!! SENİ DAHA KAÇ KEZ UYARACAĞIM..?
Bu söylediği sözle ağlamaya başladım. Ben ne yapmıştım o adama neden böyle davranıyordu.
" AĞLAMAYI KES!! "bağırdığında ağlamam daha da şiddetlendi.
" SANA AĞLAMAYI KES DEDİM!! "önümüzdeki masayı devirdi. Delirmiş gibiydi. Önüne gelen herşeyi devirmeye başladı. Olduğum yerde dizlerimin üstüne oturdum. Ellerimi kulaklarıma kapatıp kafamı eğdim. Ağlamam devam ederken yerde oturup kaldım. Neden böyle yapıyordu. Ben ne yapmıştım ona!!!
"Ne o gözyaşlarını silecek sevgilin yanında değil mi?? Kafamı kaldırıp yüzüne baktım. Ne sevgilisinden bahsediyordu bu adam!!
" BENİM SEVGİLİM YOK!! "ilk defa ona karşı sesim bu kadar yüksek çıkmıştı.Yaptıklarından bıkmıştım artık!! Birden kahkaha atmaya başladı.
" Ne o LAVİNYA!!Yoksa sevgilin de mi bu işin işinde??"Ne işi bu adam ne demek istiyordu?
" Neyden bahsediyorsun sen!! "sinirlenmeye başlamıştım.
" Çok açık değil mi? Benim gibi birini ayartıp sevgilinle benim paramı yiyeceksin!! Yanılıyor muyum?? "söyledikleriyle ağzım açık kaldı.
" SEN BENİ NE SANIYORSUN BE!! BEN SENİN OYUNCAK BEBEKLERİNE BENZEMEM TÜRKOĞLU!!! "Gözlerimin içine baktı. Yavaş adımlarla yanıma gelip ayağa kalmam için elini uzattı. Elini itip kendim ayağa kalktım. Elini ittiğimde sinirlendiğini fark ettim. Ellerini iki yanında yumruk yaptığını gördüm. Aramızdaki mesafeyi kapatıp karşımda durdu. Gözlerini kapatıp derin bir nefes alıp geri bıraktı. Sakinleşmeye mi çakışıyordu bu adam??Ilık nefesi yüzüme çarptığında içimde kelebekler uçmaya başlamıştı.
"Bar da sizi gördüm.Birbirize sarılıyordunuz!!sessiz söylemişti. Nasıl bir anda bağırıp çağırıp sonrada sakin oluyordu bu adam? Aklımı kaybedecektim en sonunda.
" Dedim ya benim sevgilim yok" yüzüme bakarken kahverengi gözleri parlıyordu. sanki bu dediğime mutlu olmuştu. Gözlerinin içi gülüyordu sanki. Neden bu kadar mutlu olmuştu ki? Sevgilimde olabilirdi ona neydi ki?
"SANA İNANIYORUM LAVİNYA!!!" gözleri kısıp gözlerime bakıyordu
Bu dediğine kahkaha attım.Tek kaşını yukarı kaldırıp suratıma anlamsızca baktı.
"UMRUMDA MI SANIYORSUN?" dediğim şeyle kaşlarını çattı. Onu umursamadan konuşmaya devam ettim.
"Sen ruh hastasısın!! 5 dakika önce herşeyi kırıp döküyordun şimdi ne oldu? Ne değişti? Şimdi karşıma geçmiş SANA İNANIYORUM" diyorsun!! Ne yapmaya çalışıyorsun TÜRKOĞLU?? "sadece yüzüme bakıyordu. Tepki vermemesi canımı çok sıkmıştı.
" Madem konuşmayacaksın TÜRKOĞLU ben devam edeyim.. İşten istifa ediyorum.. Seni de paranı da istemiyorum. Buranın sana ait olduğunu bilseydim asla işe başlamazdım. Hem o asalak sevgiline daha fazla katlanamayacağım. Benden uzak dur TÜRKOĞLU "işaret parmağımı salladım. Tam o sırada parmağımı tuttu. Canımı yakacağını düşünüp gözümü kapattım.Çok korkuyordum. Parmağımda sıcaklık hissedince gözlerimi açtım. Dudakları parmağımın üstündeydi. Elimi çektim ama bırakmadı. Elimi çevirip içini öptü.
" LAVİNYA'M BENDEN HERŞEYİ İSTE!! AMA PEŞİNİ BIRAKMAMI İSTEME!! ŞU SAATTEN SONRA ASLA BUNU YAPAMAM!! DUYDUN MU BENİ ASLAAA!!! Elimin içini tekrar öptü. Elimi çevirip üstünü de öptükten sonra kapıya doğru yürüdü. Arkasından öylece bakıp kaldım. Kapıya yaklaştığında arkası dönük konuşmaya devam etti.
"BENİMDE SEVGİLİM YOK LAVİNYA!! ÖLÜM ÇİÇEĞİMİ BEKLİYORUM!!"
Ne demek istemişti şimdi bu adam... Ne demek ÖLÜM ÇİÇEĞİMİ BEKLİYORUM...
Uras gittikten sonra Mehmet Bey yanıma geldi. Uras bey'in onunla konuştuğu ve işime devam etmemi istedi. Ama ben kabul etmedim. Uras'ı da parasınıda istemiyordum. Mehmet Bey beni ikna etmeye çalışsada olmayacağını anlattım. Sonunda Mehmet Bey de pes etmiş olacak ki tamam dedi.
"Öykü burada benim numaram yazıyor. Her zaman ne olursa olsun beni arayabilirsin!! Buraya da arada uğra olur mu? Kendini özletme!!"
"Saolun Mehmet Bey benim için çok şey yaptınız sizin iyiliklerinizi asla unutmayacağım. Herşey için teşekkür ederim Bu arada Ülkü ile de vedalaşmak isterdim ama erken çıkmış. Benim selamımı söyler misiniz? Onu tanıdığıma çok memnun olduğumuda" kafasını sallayıp elini uzattı. Bende elimi uzattım. Gülümsedik
"Kendine iyi bak Öykü"
"Sizde Mehmet Bey" oradan ayrıldıktan sonra eve doğru yürümeye başladım. Bugün çok yorucu olmuştu.
Kısa bir duştan sonra kendime tost yaptım. Telefonu mu kurcalamaya başladım. Aklıma Uras geldi. Onun ismini yazıp hakkındakileri okumaya başladım. Sırasıyla resimleri geldiğinde hepsini incelemeye başladım. Koyu kahve gözleri, yanık buğday teniyle çok yakışıklıydı. Her genç kızın rüyası gibiydi. Ama bana yaptıkları yakışıklılığın önüne geçmeye yetiyordu. O solonda o kadar çok korkmuştum ki!! Herşeyi kırıp dökmüştü ve nedeni belli değildi. Beni görünce önce deliriyor sonra benim kokumla sakinleşiyordu. Gerçekten çok tutarsız biriydi. Onun yüzünden işi de bırakmıştım. Mehmet Bey'in ısrarlarına bile hayır demiştim. Onun bir parçası olmak istemiyordum. Eğer devam etseydim eminim ki bu sorunlarda devam edecekti. Her karşılaşmamızda olanlar malum. Ne kendimi yıpratmaya ne de ondan korkmaya daha fazla niyetim yoktu. Yarın başka bir iş arayacaktım.Mehmet Bey çalıştığım günlerin parasını vermişti. Ama kaç gün yetecekti bu para bilmiyordum. Kira gününden önce gerekirse geceli gündüzlü çalışacaktım. Yorucu günlerin beni beklediğinin farkındaydım. Telefonumu koltuğa bırakıp ayağa kalktım.
Elimdeki tabağı tezgaha bıraktıktan sonra salona geri döndüm. Kanepeye uzandım. Sağ tarafıma yatıp elimi yanağıma koydum. Ayaklarımı da kendime çektikten sonra düşünmeye devam ettim. Evden taşınma işi günden güne sarkıyordu. Bu ay hem kira hem bakkala olan borcu ödemem gerekecekti. Restoran da ki maaşıma güvenerek vereceğimi söylemiştim. Ama şimdi gireceğim işte o kadar almazdım. Sırt üstü yatmak için döndüm. Ellerimle yüzümü sıvazladım. Geçinmek.,hayatta kalmaya çalışmak ne zordu ALAH'ım.... Canım BABAM'ım dedikleri alıma geldi.
"Güzeller güzeli kızım.. Geçinmek zor görüyorsun ben gecemi gündüzüme katıp çalışıyorum.Ne için ANNEN ve SENİN İÇİN.. Beni yanlış anlama kızım tabi ki size bakmak benim görevim. Sizden başka kimsem yok!! Üçümüzünde bizden başka kimsesi yok.Ben bu hayattan gittikten sonra gözümün arkada kalmasını istemiyorum. Oku kızım oku..!! Bir mesleğin olsun ki benden sonra zorlanmayın. Çok iyi yerlere gel kızım. Çok sev.. Çok sevil... Ama kimseye haksızlık yapma. Saygısızlık yapma... Ben seni pamuklara sarıp büyüttüm. Kalbinde pamuk oldu. Bu pamuk kalbindeki iyi niyetinin ve merhamettinin kalbinden çıkmasına izin verme DÜNYA GÜZELİ KIZIM!! "
Canımın içi BABAM.. Neden beni bıraktınız ki.. Şimdi senin dediklerini çok iyi anlıyorum BABA.. elimin tersiyle gözlerimi sildim. Telefonum çalınca doğruldum.
Ali ABİ..... arıyor
" Ali Abi"sesim boğuk çıkmıştı. Ağladığımı kesin anlamıştı.
"Ne o Öykü ağlıyor musun sen?" anlamıştı işte.
"Babam geldi de abi ondan merak etme sen ben iyiyim. Sen nasılsın" ağlamam durmuştu.
"Öykü..." sustu.
"Efendim abi..!!" derin bir nefes sesi geldi.
"İstersen gelirim"dediğine gülümsedim.
" Abi daha dün gittin. Seninde bir hayatın var. Her ağladığımda yanıma mı geleceksin? Sen beni merak etme ben çok iyiyim. " ikna etmeye çalışmıştım. Gel desem gelirdi bunu biliyordum.
" Sen beni hayatından çıkarmadığın sürece hep yanında olacağım.. Hem artık bana Abi demesen?" şaşırdım.
"N-nasıl yani? Neden Abi demeyeyim"
"İkimizde büyüdük Öykü artık Abi demene gerek yok." nefes sesini duydum.
"Ama Abimsin hemde hiç doğmamış Abim.. Ben sana Abi demeyi çok seviyorum." gülümsedim.
"Deme Öykü istemiyorum." Sesi biraz yüksek çıkınca telefonun ekranına baktım. Ağzım açık kalmıştı neden kızmıştı ki..
"Neden kızıyorsun ki. Hem ben alıştım Abi demeye sana 'ALİ' diyemem." bir süre sustu.
"Tamam Öykü sonra görüşürüz şimdi kapatmam lazım. İyi geceler kendine iyi bak"
"İyi geceler Abi.. "
Telefonu kapattıktan sonra neden sinirlendiğini anlamaya çalıştım. Kafam o kadar doluydu ki. Kafamı sağa sola salladım. En iyisi uyumak diyip odama gittim. Bir süre yatakta uyumak için çırpınmama son verip telefonu elime aldım. Saat 01:43 uyuyamıyordum. O an aklıma Uras'ın bana dediği kelime geldi. LAVİNYA...
Hemen telefonumdan anlamına bakmak için kelimeyi yazdım.
Ölüm çiçeği ve hayalimdeki muheşem sevgili anlamına geliyormuş.
ÖLÜM ÇİÇEĞİ...
ÖLÜM ÇİÇEĞİ... duymuştum bunu hem de Uras tan ne demişti o.
"BENİMDE SEVGİLİM YOK LAVİNYA!! ÖLÜM ÇİÇEĞİMİ BEKLİYORUM!!"
UMARIM BEĞENİRSİNİZ☺️
OYLAMAYI UNUTMAYALIM☺️