27.Bölüm(Sıkıntı)

2819 Kelimeler
Medya:Öykü ÇETİN KEYİFLİ OKUMALAR... Araba ani bir  fren yapıp durduğunda ne olduğunu anlamaya çalıştım ve korkuyla şoföre seslendim. "N-neden durduk?" "Korkmayın efendim. Sanırım motor arıza verdi." şoförün dediği sözle içim rahat bir şekilde kızlara baktım ve derin bir nefes verdim. Neden bu kadar korktuğumu anlamamıştım. Sonuçta beni koruyan onca adam vardı ve bana zarar verilmesine asla izin vermezlerdi. "Efendim sizi arkadaki araca alalım." içimde anlam veremediğim bir sıkıntı vardı. Başımı salladıktan sonra kızlarla arabadan indim. Gülşah ciddi bir şekilde Ülkü'ye söylenmeye başladı. "Kesin Ülkü senin nazarın değdi."  Ülkü ters ters baktıktan sonra cevap verdi. "Aşk olsun Gülşah bana fesat mı demek istiyorsun?" Ülkü' nün dediğine gülümsemeye çalıştım. Birden Ayşegül koluma dokununca korktum ve hızla kolumu çektim. Verdiğim tepkiye kızlar şaşkınlıkla baktı. Bende verdiğim tepkiye şaşırdım. Kızlara belli etmemeye çalışsamda zorlukla ayakta duruyordum. "Öykü iyi misin?" Ayşegül' ün sorduğu soruya olumsuzca başımı salladım sonra cevap verdim. "Kızlar içimde kötü bir his var ve ben kendimi hiç iyi hissetmiyorum." Ayşegül  saçlarımı geriye doğru itti. Dengemi kaybettiğim an yer ayağımın altından kaydı sanki. Elimle Ayşegül'ün kolundan destek aldım. Kızlar birden panikledi. "Öykü canım gel şöyle oturalım." kızların yardımı ile yolun kenarına oturdum. O an  korumalar da hemen başıma toplandı. O sırada araba ile ilgilenen şöför hızlı adımlarla yanıma geldi. "Efendim iyi misiniz? Uras Bey'e haber vermemi ister misiniz?" korku ve endişeyle yüzüme baktı. Cevap verecek gücü bile kendim de bulamıyordum. "Öyle duracağınıza su getirsenize ya" öylece başımda bekleyen adamlara Gülşah sert bir dil de söylendi. Sanki sesi beynimi tırmalamıştı. Başımı ellerim arasına aldım. Adamlardan biri getirdiği su şişesini Gülşah'a uzattı. "Hadi canım bir yudum al." Hızlıca kapağını açan Gülşah su şişesini dudaklarıma dayadı.Titreyen ellerimle şişeden bir yudum su içtim. Bir kaç dakika oturduğum yerden kalkmadım.Sanırım tansiyonum düşmüştü.Kızlara iyi olduğumu göstermek için gülümsedim. "Uras Bey'e haber verelim mi Öykü?" Ülkü'nün sorduğu soruya olumsuzca başımı salladım. "Hayır gerek yok. Sanırım tansiyonum düştü. Şimdi boşuna panik yapmasın Uras, zaten şuan daha iyiyim." başımı tekrar kaldırdım ve kızlara baktım. İyi olduğuma ikna olmak için birbirlerine baktılar sonra ayağa kalkmam için yardım ettiler.Ayağa kalktıktan sonra korumalardan biri hızla arkadaki arabanın kapısını açtı. Kızların yardımıyla arabaya doğru yürüdüm. Arabaya bindikten sonra başımı Gülşah'ın omzuna yaslandım. " Canım hastaneye gidelim mi?" Eliyle yüzümü okşadı. "Gerçekten iyiyim kızlar sanırım tansiyonum düştü korkmayın." kızlar iyi olduğuma inanmıyorlardı sanki. Ama ben gerçekten kendimi iyi hissediyordum. Zor da olsa onları ikna ettim. On dakikalık yolculuktan sonra evin önünde durduk.  Arabadan indikten sonra Emir ve Seçil'i bahçede görünce gülümsedim. Uras'ın beni kırmayacağını ve Emir'i göndereceğini biliyordum. Güldüğüm sırada Gülşah 'la Ülkü yanıma geldi. "Ay şu Seçil' in haline bak. Çocuğa nasıl bakıyor." Ülkü'ye susması için işaret verdim. Ayşegül yine herşeyden habersiz yüzümüze bakıyordu. Tam ağzını açacaktı ki ondan önce ben konuştum. "Söz anlatacağım ama önce eve girelim." "Öyle olsun bakalım." Seçil bizi sonunda farketti ve koşarak yanımıza geldi. Neşeli hali beni mutlu etmişti. Hepimize tek tek sarıldıktan sonra kulağıma eğildi. "Bunun hesabını sana soracağım Öykü'cüğüm" dudaklarımı birbirine bastırdım. Gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Ona Emir' in onu almaya geleceğini söylemediğim için kızmıştı. O sıra da Emir de yanımıza geldi. Başıyla selam verdikten sonra bana döndü. "Benden istediğiniz birşey var mı Öykü hanım?" "Hayır yok. Seçil'i getirdiğin için teşekkür ederim Emir." başını salladıktan sonra Seçil'e kaçamak bir bakış attı ve bahçedeki adamların yanına gitti. Kızlarla eve doğru ilerlediğimiz sırada Emir'in söylediği sözle olduğum yerde durdum. "Gözünüzü dört açın. Uras Bey'in kesin emrini unutmayın." Kızlar eve doğru ilerlemeye devam ettiler. O sırada Emir'e seslendim. Kızlar da oldukları yerde durdu. Onlara gitmelerini söyledikten sonra tekrar Emir'e döndüm. "Emir Uras'ın bugün ne işi var?" birkaç saniye düşündü. "Öykü hanım bunu Uras Bey'e sormalısınız. Ben buna cevap veremem." bu dediğine hiç şaşırmamıştım. Emir'in ağzından laf alamayacağımı bilerek sormuştum ve şansımı denemek istemiştim. "Peki sen bugün Uras'ın yanında mı olacaksın?" bir süre sustu sonra cevap verdi. "Evet Uras Bey'in yanında olacağım." anladım der gibi başımı salladım. En azından Emir yanında olacaktı. Sonra tekrar sordum. "Uras o adamın yanına gitmeyecek değil mi ?" Emir'in  gözlerini kaçırması hiç hoşuma gitmemişti. "Emir bana doğruyu söyle lütfen." yalvarırcasına yüzüne baktım. Bunu Emir'den başkası bilemezdi. Bunun cevabını öğrenmek için gerekirse yalvarabilirdim. Tam ağzımı açmıştım ki Emir benden önce davrandı. "Öykü hanım gerçekten bugün Uras bey kendi gece kulübünde olacak. Endişe edeceğiniz bir durum yok.Bu konu da bana güvenebilirsiniz! " Emir'in söyledikleri ile biraz da olsun rahatlamıştım. Umarım doğruyu söylüyordur. "Sana güvenmek istiyorum Emir." gülümsedi. "Güvenebilirsiniz Öykü Hanım." içim biraz da olsa rahatlamıştı. Başımı salladıktan sonra eve doğru yürümeye başladım. En azından bugün o adama gitmeyecekti. Yardımcı kapıyı açınca başımla selam verdim ve içeri girdim. "Hoşgeldiniz efendim." gülümsedim.İçeri girdiğimde kızların kanepede oturduğunu gördüm. Yardımcıya tekrar döndükten sonra üzerimdeki trençkotu çıkarıp ona uzattım. "Hoşbulduk. İsminiz ne?" O kadar çok çalışan vardı ki. İsimlerini bile bilmiyordum. "Selma efendim." gülümsedim. "Selma bize yiyecek birşeyler hazırlayabilir misin? Arkadaşlarım bugün yemekte bizimle olacak." "Haberimiz var efendim. Uras Bey haber vermişti. Herşey hazır ne zaman arzu ederseniz masayı hazırlamaya başlarım." Uras'ın bizi düşünmesi çok hoşuma gitmişti. Keyifli bir şekilde gülümsedikten sonra cevap verdim. "O zaman hazırlamaya başlayın olur mu?" başını olumlu anlamda salladıktan sonra selam verdi ve yanımdan ayrıldı. Mutfağa doğru giderken aklıma gelen düşünce ile arkasından seslendim. "Selma hanım" olduğu yerde hemen döndü ve yanıma tekrar geldi. "Buyrun efendim."  onu hiç bekletmeden cevap verdim. "Masaya bir tabak fazla koyar mısınız?" şaşkınca yüzüme baktı. "Tabi efendim nasıl isterseniz." elimle koluna dokundum. "Teşekkür ederim." mutlu bir şekilde mutfağa gitti. "Acıktınız mı kızlar?" kızların yanına doğru ilerlerken sorduğum soruya Ülkü hemen cevap verdi. "Valla ben çok acıktım." başımı salladım diğer kızlara baktığımda onlarda kafalarını salladılar. "Uras sizin geleceğinizi haber vermiş. Herşey hazırmış. Şimdi masayı hazırlamalarını söyledim." mutlulukla gülümsediler. Uras kesinlikle bir öpücüğü haketmişti. Aklımdan geçen bu düşünceyle gülümsedim. "Hayırdır Öykü hanım?" Seçil 'e döndüm. Omuz silktikten sonra cevap verdim. "Hiç, Uras'ın bizim için birşey hazırlatması hoşuma gitti. O yüzden gülümsedim."  gözlerini kıstı ve yüzüme baktı. "Sen gel bakalım Ayşegül ile benim yanıma"bakışlarında ki imayı anlamamıştım. Çekinerek kızlara baktım. Yavaşça  yanlarına gittim ve ikisinin ortasına oturdum. "Uzat bakalım elini" ne demek istediğini şimdi anlamıştım işte.Yüzük olan elimi uzattım. "Ama size ben söyleyecektim. Ne ara anlattılar ya."hemen Gülşah 'la Ülkü' ye baktım. Gülşah benim suçum yok der gibi ellerini havaya kaldırdı. "Valla ben söylemedim. Bütün suç Ülkü'nün gelir gelmez hemen anlattı. " gözlerimi kıstım ve Ülkü'ye baktım. Ülkü kanepede ki yastığı Gülşah' a attıktan sonra konuştu. "Ya sen nasıl arkadaşsın. Hemen sattın beni. Peki düğünün birkaç hafta içinde olacağını da mı ben söyledim?" ağzım açık yüzlerine baktım. İkiside benden önce herşeyi anlatmışlardı. "Bravo kızlar bana anlatacak birşey bırakmamışsınız. Ya beş dakika sizden ayrıldım. Ne ara anlattınız herşeyi?" bu söylediğime hep birlikte güldüler. "Valla o bu değilde senin adına çok sevindim Öykü. İnşallah çok mutlu olursun." Ayşegül'ün elini tuttum. "Teşekkür ederim canım. Uras'ın beni mutlu edeceğinden eminim." Seçil hemen araya girdi. "Tabi emin olursun. Emir'e sadece sana ulaşamadığımı söyledim. Adam hemen geldi. Üstelik siz küs olduğunuz halde. Uras Bey seni çok seviyor valla değerini bil adamın." gülümsedim. Beni çok sevdiğini zaten biliyordum ama başkasından duymakta çok güzeldi. Sonra Seçil'e döndüm. "Senin içinde iyi oldu Seçil." "Nedenmiş o? " sorgularcasına yüzüme baktı. "Emir'i aramak için bir bahanen oldu işte." bütün kızlar kahkaha atmaya başlayınca bende güldüm. Seçil gülmemize sinirlendi ve koluma vurdu. Acıyla bağırdım ve sitem ettim. "Of acıttın. Yalan mı? Ne vuruyorsun ya?" elimi koluma koydum. "Seni hiç böyle bilmezdim Öykü.Kızlara söyleniyorsun ama seninde onlardan bir farkın yok.  Yeminle üst katta ki Naime teyzeyi geçtin. İnsanın ağzında bakla ıslanmaz mı ya?" gözlerimi devirdim. "Ne var bunda Seçil ben söylemesem zaten sen söyleyecektin. Hem Emir'in seni alması için Uras'a yalvarırken öğrendiler. İnsan sitem edeceğine teşekkür eder." koluma birdaha vurdu. Hızla yanından kalktım. Ve Gülşah'ın yanına oturdum. "Bir de marifetmiş gibi söylüyorsun. Senin yüzünden adamı aşağıda ağaç ettim. İnsan önceden haber vermez mi? Emir'in aradığını görünce az daha kalpten gidecektim." büyük bir keyifle sırıttım. "Oh olsun sana. Sen misin Naime teyzeye yalanlar sıralayan." bu sefer  kahkaha atan Seçil oldu. "Nankör müsün kızım sen? Ben öyle dedikten sonra bak Uras Bey hemen yüzüğü parmağına taktı. Ben olmasam daha çok beklerdin." gülümsedim. Haklılık payı vardı. Tam ağzımı açmıştım ki Burcu'nun sesini duydum. "Öykü hanım bölüyorum ama masanız hazır." ayağa kalktım ve Burcu'nun koluna girdim. Önce şaşırdı sonra gülümsedi. "Gel Burcu seni arkadaşlarımla tanıştıracağım." kızlar hep birlikte ayağa kalktı. "Bu Seçil, bu Ayşegül, bu Gülşah, bu da Ülkü" "Kızlar bu da Burcu, bu evde benim en yakınım. Hem arkadaşım hem de yardımcım." kızlara başını salladı ve gülümsedi. "Memnun oldum." Seçil sözü devraldı. "Bizde memnun olduk Burcu değil mi kızlar." hepsi Seçil'i güleryüzle onayladılar. Hemen araya girdim. "O zaman tanışma faslı bitti ise hadi masaya geçelim kızlar." Tek tek masanın yanına gittik. Herkes yerine oturmuştu ki Burcu'ya baktım. "Burası senin Burcu hadi otur" şaşkınca yüzüme baktı. "A-ama efendim olu-" sözünü kestim. "Bal gibi olur. Hadi otur hem ben arkadaşlarımla yemek yemek istiyorum. Sen de benim arkadaşım olduğuna göre masa da oturman gerekiyor." servis tabağını Burcu için koydurmuştum. Yavaşça sandalyeyi çekti ve oturdu. Servisleri yapmak için başka birisi geldi ve Burcu'yu masada görünce şaşırdı.Kadının şaşkınlığına son vermesi için araya girdim. " Servise başlayabilirsiniz " hızlıca beni onayladı,sonra çorbaları servis etmeye başladı. Yardım etmek için Burcu ayağa kalkacaktı ki ona engel oldum. "Burcu otur lütfen ben hallederim."  ağzı açık bana baktı. "Olur mu öyle  şey Öykü Hanım lütfen." hızla yanıma geldi. Elimle yerine oturmasını işaret ettim. "Olur olur bal gibi olur. Şimdi yerine otur. Bugün siz  benim misafirimsiniz unutma." Burcu istemeye istemeye geri yerine oturdu. Herkese servis yaptıktan sonra yerime oturdum. Bütün akşam boyunca kızlar Burcu'ya sorular sordu. Kaynaşmaya başlamalarına çok sevindim.Benim için güzel bir akşam yemeği olmuştu. Ara sıra Ülkü'nün anlattıklarına güldük. Uzun süredir bu kadar çok güldüğümü hatırlamıyordum. Yemekten sonra Ülkü' nün zorlamasıyla bütün evi iki kez gezdik. Her girdiğimiz odaya kızlar hayranlıkla bakıyordu. Benim oda mı sorduklarında biraz utandım. Uras'la uyuduğumu söylediğimde küçük çaplı bir şok geçirdiler.Bir sürü soru sordular ama sorularını cevapsız bıraktım. Gülşah' ın da desteği ile konuyu bir şekilde kapattık. Salona geri döndüğümüz de Burcu kahve yapmak istedi ve yanımızdan ayrıldı. Kızlar onu çok sevmişti. Bunu yüzlerindeki ifadeden anlayabiliyordum. "Öykü saat geç oldu. Biz kahvelerimizi içtikten sonra kalkalım olur mu?" Ayşegül'e gülümsedim. "Tamam canım ben şimdi Uras'ı ararım. Sizi evlerinize bırakmaları için birini göndermesini isteyeceğim. Olur mu?" bu dediğimden sonra kızlar birbirlerine baktılar.Sonra Gülşah söze girdi. "Gerek yok canım. Biz taksiyle döneriz. Sen Uras Bey'i hiç rahatsız etme. " gözlerimi devirdim. "Saçmalamayın kızlar. Bu saatte taksi olmaz. Ben Uras'la konuşup geliyorum." Orta sehpanın üzerinde ki telefonumu elime aldım ve konuşmak için odaya çıktım. Hem Uras'ı çok özlemiştim ve sesini duymak istiyordum. Hemen numarasını tuşladım ve arama tuşuna bastım. Bir süre telefonu açmasını bekledim. Telefonu çalıyordu ama cevap vermiyordu. Tekrar aradım sonra tekrar tekrar aradım. Cevap vermiyordu. Aklıma o adama gidebileceği düşüncesi geldi. Hemen Emir'i aradım. "Aç şunu Emir" odanın içinde panikle tur atmaya başladım. Emir'de telefonunu açmıyordu. O an içime bir kurt düştü. Ya Uras'a birşey olduysa? "Allah'ım ne olur birşey olmasın." hızla odadan çıktım. Merdivenlerden hızla indiğimi gören kızlar  ayağa kalktı ve Seçil yanıma geldi. "Yüzün kireç gibi olmuş Öykü iyi misin?" kızlar cevap vermem için yüzüme bakıyordu. Panik ve korkuyla konuşmaya başladım. "Uras'a da Emir'e de ulaşamıyorum. Telefonları çalıyor ama cevap vermiyorlar." bunu söylerken bile ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. "Ya bunun için mi bu telaşın? Belki duymamışlardır ya da işleri vardır. Hemen telaş yapma" Ayşegül'ün söylediği sözle Seçil'e baktım. Benim aklımdan geçenleri Seçil tahmin edebiliyordu.Çünkü Mehmet Han'ı da kapıda ki adamı da en iyi o biliyordu. Sakince koluma dokunduktan sonra konuşmaya başladı. "Korkma Öykü umarım aklımızdan geçen şey olmamıştır." gözyaşlarımı daha fazla tutamadım. Seçil'e sarıldım ve ağlamaya başladım. "Seçil kesin o adama gitti.Yoksa neden açmasın telefonumu." Seçil sırtımı sıvazlamaya başladı. "Tamam o zaman eğer için rahat edecekse Uras'ın yanın  gidelim. Nerede olduklarını biliyor musun?" Emir'in dedikleri aklıma geldi. Sonra başımı salladım. "Emir gece kulübünde olacak bana güven demişti." Seçil hemen kızlara döndü. Birşey söylemeden öylece kızlara baktı. Gülşah hemen çantasını aldı. "Hadi kızlar gidiyoruz." Diğerleri de onayladıktan sonra hazırlanmaya başladılar. Yardımcıya seslendim ve üzerime birşey getirmesini istedim. Getirdikten sonra hızla evden çıktım. Kızlar arkamdaydı. Kapıda ki adamlardan biri hızla yanıma doğru koştu. "Efendim bir arzunuz mu var?" beni buradan çıkarmak istemeyeceklerine emindim. O yüzden aklıma Uras'ın dediği söz geldi. 'Eğer saygı görmek istiyorsan, iyi yüzünü kimseye göstermemen gerekiyor. " Önce kızlara baktım sonra karşımda ki adama baktım.Bunu yapabilirsşn Öykü dedikten sonra sesimi yüksek tuttum ve karşımda ki adama bağırdım. " Bana hemen iki araba ayarla. " sesimin yüksek çıkmasına benim kadar kızlarda şaşırmıştı. " Efendim Uras Bey'in kesin em-" lafını bitirmesine izin vermedim. " Kes sesini ve ben ne diyorsam onu yap! " bu söylediğimle içim cız etti. Karşımda ki adama bağırdığım için çok üzülüyordum  ama buna mecburdum. Yoksa burdan çıkmama izin vermezlerdi. Bahçede ki adamlara gözüm takıldı bize şaşkınlıkla  bakıyorlardı. "Ne bakıyorsunuz? Dönün önünüze." bu söylediğimle adamlar başlarını önüne eğdiler. Şuan ben bile ne yaptığımı bilmiyordum. Uras adamlarını nasıl korkuttuysa adamlar her sözümü dinliyorlardı. Kaşlarımı çattım ve karşımdaki adama tekrar baktım. "Emredersiniz efendim.Arabayı hemen getiriyorum. " başımı salladım. Adam hızla yanımızdan uzaklaşırken Seçil kolumdan tuttu ve beni kendine çevirdi. "Öykü sen nasıl öyl-" lafını kestim. Ve sessiz bir şekilde kızlara fısıldadım. "Buna mecburdum kızlar. Eğer öyle davranmasaydım, beni bu evden çıkartmazlardı. Duymadınız mı Uras'ın kesin emri var demeye çalıştı." söylediklerimden sonra kızlar beni onayladı. "Efendim arabalarınız hazır." ciddi ifademle adama baktım.Sonra karşımda dört araba görünce başımı iki yana sallayıp kızlara döndüm. "Ayşegül, Gülşah ve Ülkü siz öndeki arabaya binin bizde Seçil'le arkadaki arabaya binelim.Olur mu? " kafalarıyla beni onayladılar. Arabalarının yanına gittikten sonra şoför olduğunu tahmin ettiğim kişiye döndüm. "Sen mi kullanacaksın arabayı?" ellerini önünde birleştiren adam başını önüne eğdikten sonra cevap verdi. "Evet efendim." "O zaman Uras'ın gece kulübüne gidiyoruz." adam önce kafası kaldırdı sonra geri eğdi. "Buyrun efendim." Herkes arabalarına bindikten sonra gece kulübüne doğru yola çıktık. Yol boyunca Uras'ı tekrar tekrar aradım ama hala cevap vermiyordu. Kızlarla eve dönerken hissettiğim sıkıntı yeniden yüreğimin kapısını çalmıştı. İçimde sebepsiz bir korku, bir acı vardı ve bu bütün bedenimi ele geçirmiş gibiydi. Sanki aldığım her nefes ciğerlerime batıyor gibiydi. Gözlerim yaşını akıtmak için, gözlerimi kapatmamı bekliyordu. Bu durumdan nefret etmiştim. Uras'a ulaşamamak bile bu kadar kötüyken ona zarar geldiğini düşünmek... Aklıma gelen düşünceyle elimi kalbimin üzerine koydum. Ruhuma çökmüş sıkıntı hissi göğsümün sıkışmasına neden oluyordu. İçinden sadece 'Ne olur' dedim. Ve gözlerimi kapattım. Seçil' in elimi tutmasıyla gözlerimi açtım ve ona baktım. " Korkma Öykü. Bak birazdan iyi olduğunu kendi gözlerinle göreceksin." birşey demeden başımı omzuna koydum. Seçil'in dediği şeyi o kadar çok istiyordum ki.. Yirmi dakika sonra  gece kulübüne geldik. Arabadan ineceğim sırada telefonum çaldı.Ekrana baktığımda Emir'in aradığını gördüm. Hemen meşgule attım. Hızla arabadan indiğimde Emir'i kapının önünde gördüm. Şaşkınca yüzüme baktı. Beni burada görmeyi beklemiyordu tabi. Sonra koşarak yanıma geldi. "Öykü hanım sizin burda ne işiniz var?" dedikten sonra bizi getiren adamlara sert bir şekilde baktı. "Telefonlarıma cevap verseydiniz gelmezdim Emir" sonra devam ettim. "Uras nerede?" "Öykü hanım Uras Bey içeride biriyle toplantı yapıyor o yüzden aradığınızı duymamıştır. Merak etmeyin hadi şimdi sizi eve bırakayım." Emir'in boncuk boncuk terlediğini gördüğümde, tek kaşımı kaldırdım. Birşeyler dönüyordu ama ne? "İçerde ne dönüyor Emir? Neden beni eve götürmek istiyorsun? " hiç beklemeden cevap verdi. " Öykü hanım gerçekten kötü bir durum yok. Uras Bey sadece yoğun ve sizi burada görmek pek hoşuna gitmeyecektir.Lütfen sizi eve götürmeme müsaade edin." başımı olumsuzca salladım ve Emir'in yanından giriş kapısına doğru yürüdüm. Emir hızla yolumu kesti. Bana dokunmamaya çalışarak içeri girmemi engelledi. Onun böyle davranması daha çok şüphelenmeme sebep oldu. Arkamı döndüm ve arabanın yanında bekleyen kızlara baktım. Sonra tekrar Emir'e döndüm. İşaret parmağımı yüzüne doğru salladım. "Bana bak Emir! Uras'ı görmeden şuradan şuraya gitmem. Çekil önümden yoksa Uras'a benim canımı yaktığını söylerim." hayretler içinde suratıma baktı. Onu ikna etmek zorundaydım. "Öykü hanım siz neler söylüyorsunuz?" kararlı bir şekilde yüzüne baktım. "Beni buna zorlama Emir." başını olumsuzca salladı. "Ne olursa olsun içeri giremezsiniz Öykü Hanım" bu söylediği söz ile içeride görmemem gereken birşey olduğuna emin oldum. Birşeyler yapmam lazımdı. Emir içeri girmeme asla müsade etmeyecekti. Aklıma gelen fikirle korumalara döndüm. "Emir'i tutun!" sesim yüksek çıkınca bütün korumalar bana ve Emir'e baktı. "Öykü hanım lütfen"Emir'e susması için elimi kaldırdım. Korumaların tepkisiz kalması canımı sıkmıştı. "Ben Uras TÜRKOĞLU 'nun nişanlısıyım. Eğer dediğimi yapmazsanız hepinizin işine son verdiririm." bu söylediğim sözle korumalar birbirlerine baktı. Sonra tekrar bağırdım. "Çabuk dediğimi yapın!" bağırmamla birlikte iki kişi Emir' in önüne geçti. Emir tepkisiz bir şekilde olduğu yerde durdu. Kızlara son kez baktıktan sonra içeri girdim. İçkiyle karışık ter kokuları arasında Uras'ı aramaya başladım. Hiçbir yerde göremeyince Uras'ın adamı olduğunu tahmin ettiğim takım elbiseli adamın yanına gittim. Beni görür görmez başını önüne eğdi. Sanırım kim olduğumu biliyordu. "Uras nerede?" yüksek müzik sesi yüzünden bağırmıştım. Adam yüzüme bakmadan cevap verdi. "Lobi de efendim." orası neredeydi ki? Hemen adama beni oraya götürmesini söyledim. Hızla üst kata çıktık. Birkaç kapıyı geçtikten sonra eliyle Uras'ın olduğu lobiyi gösterdi. "Burası efendim." başımı salladıktan sonra gitmesi için elimle işaret verdim. Hızla kapının kulpunu tuttum ve aşağı indirdim. Kapı açıldıktan sonra gördüğüm görüntü ile  dünya durdu. Acı bedenimi sararken, kalbime saplanan ağrıyla elimi kalbimin üzerine koydum. Karşımda birbirlerine sarılmış bir şekilde oturan Uras'ı ve Gülçin'i gördüm. Bölüm sonu ☺️ Umarım beğenirsiniz Oylamayı unutmayalım ☺️
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE