5.Bölüm(Restoran)

2137 Kelimeler
Medya:Öykü ÇETİN Bugün iş bulmak için dışarı çıkmaya karar verdim. Sabah erkenden kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra üstümü giyip dışarı çıktım. Evime yakın olan bütün cafeleri dolaşmaya başladım. Fakat iş bulamadım. Sahile doğru yürümeye karar verdim. Kafamı ellerimin arasına alıp düşünmeye başladım. Kafayı yemek üzereydim. . Saatlerdir iş arıyordum fakat hiçbirşey bulamadım. Yapabileceğim iş olanağı o kadar az dı ki!!! Keşke üniversiteyi bitirebilseydim en azından bir şirkette işe başlayabilirdim. Uluslar arası ilişkiler son sınıf öğrencisiydim. Ama kaydımı dondurmak zorunda kaldım. Önce çalışıp birikim yapacaktım. İlk önceliğim tabi ki yeni bir eve çıkmak!! Önümüzdeki sene de part time bir işe girip okuluma devam edecektim. Şimdi ne iş yapacağımı bulmam lazım.Evde yanlız kaldığım için mesai saatlerim çok geç olmasını istemiyordum. Erkenden evimde olmam lazımdı. Geç olursa eve gidene kadar korkabilirdim. "Of Of Of" Ayağa kalktım otobüs durağına doğru yürüdüm. Aslında eve 10 15 dakikalık yürüme mesafesindeydim ama sabahtan beri dolaştığım için ayaklarım ağrımıştı. Yürümeye gerçekten halim yoktu. Otobüs gelince bindim. Kısa yolculuktan sonra durakta indim. Evin olduğu sokağa doğru yürümeye başladım. Bana seslenildiğini duydum an arkamı döndüm. Karşımda ki kişiyi görünce çok şaşırdım bir o kadar da sevindim.Yüzümdeki kocaman gülümsemeyle.. "Ali abii!!! " koşarak boynuna sarıldım. Ali abi karşı binamızda oturuyordu. Benden 2 yaş büyüktü. Çocukluğumuz beraber geçmişti ve bana tam bir abi olmuştu. Lisede sınıfımda bana sarkıntılık yapan bütün çocukları döverdi. Eskişehir de üniversite okudu ve geri dönmedi. Orada işe girip kaldı.3 senedir İstanbul'a gelmiyordu. Ailesi hala karşı binamızda oturuyor demek ki ziyarete gelmişti. "Fıstığım naber?? kızım sen ne kadar büyümüşsün yaaa. " diyerek bana sarıldı. "Ee abi senelerdir yoksun bırakta büyüyelim bu arada ne zaman geldin" "Dün gece geldim. Belki duymuşsundur annem biraz rahatsız telefonda sesi iyi gelmiyordu. Bende akşam uçağıyla hemen geldim" "Geçmiş olsun abi inşallah tez zamanda iyileşir." "Saol öykü.. Bu arada başın saolsun duydum çok üzüdüm aslında aradım ama sana ulaşamadım. " "Dostlar saolsun" kafamı yere eğip ellerimle oynamaya başladım. "Zamanın varsa bişeyler içelim öykü hem biraz dertleşiriz tabi sende istersen." "Aslında konuşmaya çok ihtiyacım var ama çok yorgunum Abii!! sabahtan beri iş arıyorum çok yoruldum eve gidip dinlemek istiyorum. Ama söz sen gitmeden bişeyler içeriz." gülümseyerek yüzüne baktım. "Peki iş bulabildin mi??" "Nerdeeeee... Yakınlardaki bütün cafelere baktım ama malesef iş bulamadım." "Bak ne diyeceğim az önce arkadaşlarla birlikte aşağı mahallenin ordaki alışveriş merkezindeydik. Yanına büyük bir restoran açılmış camında ilan vardı. Hala şansın varsa koş kap işi." sevinçten yüzümde kocaman gülümseme oluştu. "Ciddi misin Abiiii?" "Evet küçük hanım biran önce git bence hadi koş" boynuna sarıldım "Çok teşekkür ederim abiiiii" kollarımı boynundan indirip bir adım geri çekildim. "Hadi koş" Koşar adımlarla mahalleden çıktım. Ali abinin dediği yere doğru yürümeye başladım o kadar heycanlıydım ki. Bu işi ne olursa olsun alacaktım.!! Restoranın önüne geldiğimde camdaki ilanın hala yerinde olması beni umutlandırmıştı.Tam içeriye doğru adım atacaktım ki kapıdan çıkan kişiyle ağzım açık kaldı.Adım bile atamadan olduğum yerde kaldım. Uras TÜRKOĞLU muuu??? burada ne işi vardı bunun... Karşısında beni görünce şaşırmış olcak ki gözlerini bana dikti. Uzun uzun baktıktan sonra bana doğru yürümeye başladı. Birden heyecanlanmıştım. Bu adam neden benim yanıma geliyordu ki. Yaklaştı... yaklaştı... yaklaştı... tam yanımda durdu. O yaklaştıkça kokusu burnuma geldi. Tarifi olmayan bir koku. Mükemmel erkeksi kokusu o kadar hoştu ki. "Çekilirsen arabama bineceğim." duyduğum şeyle hemen yanında durduğum arabaya baktım. "Tabi kusura bakmayın" Hiç birşey söylemeden arabaya bindi yanımdan uzaklaştı. Araba gözden kaybolana kadar arkasından baktım. Neydi şimdi bu!!! Şaşkınlığımı üstümden atıp restorana doğru yürüdüm. İçeriye girdiğimde beyaz rengin hakim olduğu devasal büyüklükteki restorana baktım. Burası harika görünüyor. Denize sıfır yerden tavana kadar olan camlarla o kadar aydınlık o kadar ferahtı ki.. Şaşkınlıkla etrafı incelerken yanıma gelen adamla şaşkınlığımı yüzümden sildim. "Merhaba nasıl yardımcı olabilirim." "Merhaba efendim ben camdaki ilanınız için gelmiştim." Karşımda ki takım elbiseli adam beni baştan aşağıya süzdü bu beni biraz rahatsız etsede tepki vermedim. "Kaç yaşındasın? " "21" "Daha küçük duruyorsunuz." hafif tebessüm ettim. "Sanırım teşekkür etmem lazım" diyip gülümsedim. Karşımda ki oldukça nazik olan adam kafasını salladı yüzünde ki gülümsemeyle bana baktı. Eminim suratımdan bu işi almayı çok istediğim belli oluyordu. "O zaman işe alıyorum sizi küçük hanım gelin ayrıntıları konuşalım." arkasını döndü.Şaşkınlıktan ağzım açık kaldı. Ne demişti o adam işe alıyorum mu? "Beni takip et" Heycandan açık unuttuğum ağzımı kapatıp arkasından yürümeye başladım. Usul usul ilerlerken bir taraftan da etrafı inceliyordum. gördüklerime hayranlıkla bakarken .Buranın ne kadar büyük olduğunun farkına vardım. Sahibini düşünemiyorum nasıl bir zenginliktir arkadaş.!! Kim bilir ne kadar para harcanmıştır buraya!!! Biz ay sonunu nasıl getireceğiz diye düşünürken adam saray dikmiş resmen. Arkasından gittiğim adam bir odaya girdi bende peşinden odaya girdim. Odayı incelemeye başladım. Yine açık tonlarda geniş ferah bir oda... "Küçük hanım eğer incelemeleriniz bittiyse oturup konuşmaya başlayalım." "Kusura bakmayın efendim buyrun dinliyorum" diyip karşısında ki krem tekli koltuğa oturdum. Karşımdaki adam gülümseyerek konuşmaya başladı. "Güzel restoran çalışanlarımızdan istediğimiz ilk şey nazik olmaları görüyorum ki o zaten var. Buradan sorumlu olan kişi benim ismim Mehmet." "Memnun oldum efendim bende Öykü" Kafasını salladı konuşmaya devam etti. "Öncelikle birşey içmek ister misin?" "Hayır efendim teşekkür ederim." kafasını sallayıp konuşmaya başladı. "Şimdi Öykü beni iyi dinlemeni istiyorum. Buranın sahibi Türkiye'nin önemli iş adamlarından biri burada çalışabilmen için işini ciddiyetle yapman gerekiyor. Çünkü buraya sıradan insanlar gelmez. Buranın açılmasının sebebi patronumuz özellikle yurdışından gelen misafirlerini ağırlaması için yapıldı. Toplantılar, kokteyller burada olacak. O yüzden senden istediğim şey ne olursa olsun hiçbir müşterimize saygısızlık yapmaman.Ne olursa olsun saygısızlık yapmayacaksın!! . Anlıyorsun dimi beni. " " Anladım efendim hiç merak etmeyin asla saygısızlık yapmayacağım. " " Giriş ve çıkış saatlerine çok dikkat etmeni istiyorum. Burada vardiyalı çalışacaksınız! Sabah 7 akşamüstü 5 mi? Yoksa akşamüstü 5 sabah 7 di mi? Bunu sen seçebilirsin. " " Efendim benim ailem yok 2 ay önce vefat ettiler ben tek yaşıyorum sizin için bir sakıncası yoksa gündüz çalışmak istiyorum. " " Başın saolsun Öykü senin adına çok üzüldüm. Kabul edilmiştir gündüz programında olacaksın. Sakın geç kalma olur mu? İş disiplini benim için çok önemli.Seninle kötü olmak istemem. Bu arada bir sorun yaşadığında hemen beni bulacaksın!! Anlaştık mı? " " Siz hiç merak etmeyin efendim asla sorun teşkil etmeyeceğim söz veriyorum. " " Anlaştık o zaman ha bu arada maaşı konuşmadık sende diğer çalışanlarla aynı ücreti alacaksın 3500 lira. " Ağzım açık kaldı. 3500 lira mı dedi? "Ne oldu öykü.? Bir sıkıntı mı var? " "H-hayır efendim kusura bakmayın maaşın bu kadar iyi olacağını düşünmemiştim. O yüzden biraz şaşırdım." Mehmet bey parmaklarını birbirine geçirip gülümsedi. "Dedim ya Öykü buraya sıradan insanlar gelmiyor. O yüzden işiniz zor emin ol bu maaş bile az." gülümsedim. "Peki efendim ben ne zaman başlayacağım." "Yarın 7 de burda ol olur mu? " "Çok teşekkür ederim o zaman yarın görüşürüz efendim." "Görüşürüz Öykü." Gülüseyerek odadan çıktım. Sonunda şans banada gülmüştü. Artık bir işim vardı ve maaşım çok iyiydi. Heyecanla evin yolunu tuttum. Ali abiye büyük bir teşekkür etmem lazım diye düşündüm. Eğer o bana söylemeseydi hala işsizdim. Televizyonun karşında tostumu yiyordum. Yarın için o kadar heycanlıydım ki sonunda hayatım düzene girecekti bir kaç ay daha bu evde idare edip sonra ev bulup çıkacaktım bunu aklımın bir köşesine yazdım. Saate baktığımda 20:38 olduğunu gördüm. Sabah erken kalkacağım için televizyonu kapattım. Kısa bir duş almaya karar verdim. Üstüme giyeceğim kıyafetlerimi hazırlayıp banyoya girdim. Kısa bir duştan sonra banyodan çıktım.Pijamalarımı üstüme giyip saçlarımı taradım. Saç kurutma makinasını elime aldım saçlarımı kurutmaya başladım. İşlerimi hallettikten sonra yatağıma oturdum. Saatimi 06:00 ya ayarladıktan sonra lacivert yatak örtüsünü kenara çekip yatağımın içine girdim. Kendimi inanılmaz yorgun hissediyordum.Erken uyumak bana iyi gelecekti. Yavaşça gözlerimi kapattım. Kendimi uykuya bıraktım. Uras TÜRKOĞLU Sabah erkenden şirkete geldim. Öğleden sonra önemli bir toplantım vardı. Güzel geçen toplantıdan sonra odama gelmiş keyif kahvesi içiyordum. Odadaki sessizliği bozan telefonu elime aldım. "Uras Bey müsaitseniz imzalamız gereken birkaç dosya var." "GETİR" sert sesimle telefonu kapattım. Kapıdan içeri giren Pınar hanıma baktım. Yine giymiş orasını burasını gösteren elbiselerinden bir tanesini bu kadın kesinlikle başka bir yerde çalışması lazım şirkette değil. "Buyrun Uras Beyyyyy." ağzını yayarak konuşan kız masaya doğru eğilmiş seksi gözükmeye çalışıyordu. Bir kadının sesi bu kadar itici olabilir miydi? Bu kadının sesi de kendisi de inanılmaz iticiydi. "Seni daha önce uyarmadım mı!!!!!" sesim yüksek çıkmıştı. "Seni son kez uyarıyorum Pınar. Şu hareketlerine bak üstüne başına bak kızım sen nesin Sürtük müsün? Birdaha şirketimde seni bu kılıkta görmek istemiyorum. Üstüne başına ve konuşmana dikkat edeceksin. Bir daha uyarmayacağım seni son şansın!! Şimdi DEFOLLLL!!!" işaret parmağımla kapıyı gösterdim. Keyfimin içine etti. Masaya bıraktığı dosyaları elime aldım biraz inceledikten sonra imzalayıp odadan çıktım. Pınar yerinde oturmuş ağlıyordu. Beni gördüğünde kafasını eğdi. Sert bir bakış atıp asansöre doğru yürüdüm. Hak etmişti. Kendini toparlaması lazımdı. Şirketten çıktığımda yeni açılan restoran a gitmeye karar verdim. Mehmet le şu eleman işini konuşmam lazımdı hem de yemek yerim diye düşündüm. Restoran ın önünde durdum arabadan inip restorana girdim. Mehmet koşarak yanıma geldi. "Hoşgeldiniz efendim." "Hoşbulduk Mehmet bişeyler hazırlat bana" Masaya geçip oturdum. Yemekler tek tek gelmeye başladı. Masa hemen hazılanırken Mehmet 'e döndüm. "Servis al geç karşıma" "Peki efendim" karşımdaki sandalyeye geçip oturdu. Bir yandan yemek yiyip bir yandan konuşmaya başladım. "Ne yaptınız eleman işini" "Efendim çok talep alıyoruz. Ama gelenler genellikle üniversite öğrencisi sorun yaşarız diye çok seçici davranıyorum. Sizi ve misafirlerinizi mahçup etmek istemem." dedi. Kafa mı sallayarak onayladım. "İşe aldıklarınla konuşmanı istiyorum asla sorun istemiyorum beni utandıracak bir hareket yaparlarsa ben seni utandırım Mehmet bunu unutma. " " Efendim siz hiç merak etmeyin. "kafamı sallayarak elimi kaldırdım. Anlamış olcak ki masadan kalktı. Yemeğimi yedikten sonra kahvemi içip masadan kalktım. Ayaküstü Mehmet'e bişeyler söyledikten sonra kapıya doğru ilerledim.Karşımda gördüğüm kişiyle şaşırdım. Garson kız!! Uzun uzun yüzüne baktım. Beni mi takip ediyordu? Yok canım yemek yemeğe gelmiştir dicem ama burda yemek yiyebilecek bir insan garson olamaz. Zengin desem neden garsonluk yapıyordu ki? Bu kız akla zarar denecek kadar güzeldi. Beni gördüğünde şaşırmış bir hali vardı!! Arabamın yanında neden bekliyordu ki? Arabaya doğru yürüdüm. Tam yanına durduğumda yine aynı şeyi yaptı!!! Derin bir nefes aldı. Bu kız ne yapmaya çalışıyordu böyle!!! "Çekilirsen arabama bineceğim. " dedim. Arabaya dönüp baktı. Şaşkın ifadesiyle "Tabi kusura bakmayın" dedi. Bir kaç adım geri adım attı. Birşey demeden arabaya bindim. Arabayı çalıştırdım. Dikiz aynasından arkamda kalan kıza baktım. Arabanın arkasından bakıyordu. Bu kız da çözemediğim birşey vardı. Bara gitmeye karar verdim. Arabayı bara doğru sürmeye başladım. Kısa bir süre sonra bar a vardım. Araban inip odama gitmeye karar verdim. Saat erken olduğu için tam dolu olmayan bar sakindi. Adamlardan birine odama viski getirmesini istedim ve yukarı çıktım. Odama girip deri siyah koltuğa oturdum. Gelen içkimi içmeye başladım. Aklımdan çıkaramadığım garson kızı düşünmeye başladım. Zengin koca avcısı olarak düşündüğüm kız neden beni görünce şaşırmıştı. Yoksa yanılmış mıydım? Bu düşünceyle kendime lanet ettim. Güzelliğini kullanıyor Uras diye kendi kendime konuşmaya başladım. Kızın aklımı karıştırmasına çok sinirlendim elimdeki kristal bardağı karşımdaki boy aynasına attım. "ALLAH KAHRETSİNNNNNN!!!!!!" Ellerimi saçlarımın arasından geçirdim. Bu düşünlerle boğuşacağıma cebimde ki telefonu çıkardım. Emir'i aradım. "Emir bana bir tane kız ayarla odama gönder." telefonu suratına kapattım. İçmeye devam ettim. Yarım saat sonra kapıya vuruldu. "GİR!!!" kapı açıldığında içeriye giren kadına baktım. Esmer yeşil gözlü oldukça güzel bir kız girdi. "Beni eğlendirmeni istiyorum. Eğer beceremem diyorsan defol." kız birkaç adımda yanıma geldi pamaklarıyla çeneme dokundu. "O zaman eğlenmeye hazır ol yakışıklı." dudaklarıma yapıştı. Sert bir şekilde öpüşüne karşılık verdim. O sırada bir kaç adım geriledi. Ne yapmaya çalıştığını anlamadan kaşlarımı çattım. Tam sinirden bağracağım zaman konuşmaya başladı. "Senin karşında dans edip kendim soyunmak istiyorum." dediği şeyle dudağım yukarı kıvrıldı. Arkama yaslandım içkimi yudumlarken karşımdaki kadını izlemeye başladım.Hem dans ediyor hemde üstündekileri yavaş yavaş çıkarıyordu bu çok hoşuma gitmişti. 1 saat sonra kadını gönderdim. Duşa girmek için yatağımdan kalkıp banyoya girdim. Su gevşeyen vücuduma çok iyi gelmişti. Saçlarıma şampuan döküp köpürttüm. Durulandıktan sonra havlumu belime sardım. Banyodan çıktıktan sonra giyinme odasına girdim. Kot pantolon ve kot gömlek alıp üstüme geçirdim. Saatimi takıp odadan çıktım. "Emir odayı temizlet." kısa konuşmadan sonra telefonu kapatıp arabama yöneldim. Bir an önce evime gitmek istiyordum. Eve gelince hızla kapım açıldı. Büyük adımlarla eve doğru ilerledim. Açılan kapıyla içeri girdim. "Bana kahve getir çalışma odasında olacağım" merdivenlerden çıkıp çalışma odasına girdim. Camdan dışarı bakarken kapı çaldı.Kahvemin geldiğini anladım. "Gir" içeri giren yardımcı kadın masanın üstüne kahvemi ve yanına ki suyu bırakıp "Başka bir isteğiniz var mı efendim?." "Hayır çık!!." masaya geçip kahveyi içmeye başladım. Başımın ağrıdığını farkedip elimi anlıma götürüp biraz ovmaya başladım. Çalışma masasının üstündeki telefonu alıp mutfağı aradım. "Bana ağrı kesici getir." telefonu kapatıp ilaçı bekledim. İlaçı içip yatağıma uzandım. Gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım. Kulağıma gelen sesle gözlerimi açtım. Karşımda garson kız!! Benim odam da bu kızın ne işi vardı. "Senin ne işin var burda? nasıl girdin içeri? kim aldı seni?" yataktan doğruldum ve cevap vermesini bekledim. "Uras beni bırakma nolur" sesi ağlamaklı çıkmıştı. "Ne diyorsun kızım ne bırakmaması sen kimsin?Neden sürekli karşıma çıkıyorsun." "Zamanı var bekle....." arkasına döndü tam kapıdan çıkarken bağırdım. "Söyleeeeee!!!!" Gözlerimi açınca yatağımda olduğumu gördüm. Yataktan hızlıca kalktım. Odada benden başka kimse yoktu. Neydi şimdi bu? Nasıl bir rüyaydı bu? Kafayı yiyordum sanırım bu kız benden ne istiyordu? Neden aklıma, rüyalarıma giriyordu ki..... " UMARIM BEĞENİRSİNİZ."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE